Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Arakan Aaah Arakan

03.09.2017

İslam diyarının hemen hepsi savaş alanına çevrilmiş durumda. Ülkeler yer yer ölüm tarlalarına çevrilmiş durumdadır. Uluslararası hukuk, karar, yönetmelikler burada geçerli değil. Savaş ahlakı ve hukuku diye bir şey yok. Ölen Müslüman, coğrafya İslam coğrafyası olunca tüm kanun, nizam, karar ve yönetmelikler rafa kalkıyor. İslam diyarında katliam var. İşgal, sömürü ve talan var. Ama dünya tüm bunlara 3 maymun… Görmüyor, duymuyor, konuşmuyor.

Mazlumların derdini dert edinen birkaç ülke ve lider de tek başına bir şey ifade etmiyor. Dünya beşten büyük ama o despot, zalim, vahşi beşler, kurdukları zulüm çarkının bozulmaması için zulümlerine zulüm katmaya devam etmektedirler.

Ancak bu böyle gütmez. Çağdaş firavunlar, zulümde kadim firavunların topuğuna dahi ulaşamazlar. Kazansa asıl firavunlar nemrutlar, Şeddatlar, ebu Lelhebler kazanırdı. Asıl zalimler kaybettiyse, fotokopi, çakma zalimler elbette kaybedeceklerdir. Rabbim onların kaybedecekleri, mazlumların intikamının alınacağı günleri çabuklaştırsın inşallah…

Freelyshout

Zulmün biri bitmeden ikisi üçü başlıyor. Ve bu zulümleri göre göre o kadar kanıksadık ki, normal duygulara sahip değiliz adeta… Günübirlik ameliyatlara girip kanla, insan bedenlerinin parçalanmasıyla haşır neşir olan operatör doktorlar misali, hislerimiz köreldi. Paramparça bedenleri televizyon ekranlarında o kadar çok görüyoruz ki, eski doğal halimiz gibi acı hissetmiyoruz. Hele son yılların en büyük yürek yarası Arakan, ne anlatılabilir, ne de anlaşılabilir gibi…

Öyle bir ülke düşünün ki,

  • Yüzlerce yıldır yaşadığınız vatanınızda paryasınız. Doğal bir vatandaşlık hakkınız ve kimliğiniz, serbest dolaşım ve mülkiyet hakkınız yok.
  • Bir grup asker gelip, evinizden alıp “zorunlu işçi” olarak bir yerlere götürüyorlar. İtiraz etmeye kalkarsanız hapis ve işkenceye maruz kalıyorsunuz. Yani köle muamelesine tabisiniz.
  • Beton ev yapmanız yasak. Eviniz ahşap olmak zorunda, o da devletin malı. Eğer evinizde yangın çıkarsa “devlete ait malı yakmak” suçundan 6 yıl hapis cezası alıyorsunuz.
  • Tek başınıza iş yeri açmanız yasak. Budist bir ortağınız olmak zorunda. O ortağınız adeta size rehin muamelesi yapmaktadır. Her hangi bir anlaşmazlık durumunda, doğal olarak suçlu sizsiniz. Siz haksız, ortağınız haklıdır.
  • En fazla ilkokula kadar okuyabiliyorsunuz. Üniversite okumanız yasak. Her hangi bir idari kadro hakkınız falan zaten yok.
  • Kendinize ait herhangi bir hayvan beslemeyeceksiniz ve hayvancılık yapmayacaksınız. Sahip olduğun hayvanlar için devlete her yıl çok ağır vergiler ödemek zorundasınız.
  • Devlet dairelerinde çalışmanız yasak.
  • Sabit veya cep telefonu, bilgisayar, motorlu taşıt vs. teknolojik cihazlara sahibi olmaya hakkınız yok, bunları almak satmak size yasak.
  • Evlenmek istediğinizde, 50.000-300.000 kyat (hem kız hem erkek ayrı ayrı) vergi ödemek zorundasınız. Vergi ödendikten sonra 2-3 yıl bekliyorsunuz. Şayet evlenmenize izin verilirse evleniyorsunuz. Ama 3 yıl sonra ret cevabı gelirse evlenemiyorsunuz.
  • Her yıl tüm aile bireylerinin yer aldığı fotoğrafı devlet görevlilerine teslim etmek zorundasınız. Çünkü doğan ve ölen herkes için devlete vergi ödüyorsunuz.
  • Yaşadığınız ilin dışına “seyahat kartı” olmadan çıkmanız yasak. Onu da türlü sebepler bahane gösterilerek alamıyorsunuz.
  • Cemaatle namaz kılmak ve kurban kesmek gibi ibadetleri yerine getirmeniz yasak.
  • Eğer bir camide cemaatle namaz kılınırsa cami yıkılıp yerine Budist tapınağı yapılıyor.
  • Çocuğuna “Muhammed, Ahmet, Ömer, Osman, Hasan, Hüseyin” gibi isimler koymak yasak.

Bu şekilde devam eden daha birçok insanlık dışı uygulama içinde hayatını devam ettirmek zorunda kalan Arakan’lı Müslümanlar bunca dert yetmezmiş gibi, baskı ve asimilasyonla yetinmeyen Budistlerin silahlı, bıçaklı, şişli, baltalı saldırılarına maruz kalıyorlar. Hatta devlet yetkilileri kontrolünde Budist topluluk köyleri içindeki insanlarla beraber yakıyorlar.

Bütün bunlara katlamayan Arakan’lı Müslümanlar için tek yol hicret. Myanmar’ın Bangladeş ile sınırı olan Naf nehrinde sallara atlayıp Bangladeş’e hicret ediyorlar. Bangladeş, Türkiye’nin %25’i büyüklüğünde ve 150 milyon nüfuslu bir ülke olduğundan daha fazla muhaciri kabul etmemekte. Muhacirler için ise üç seçenek var; Geri dönüp idam edilmek, Naf nehrinde boğularak ölmek veya Bengal ormanlarına kendini atıp hayatta kalabilme yüzdesini arttırmak.

BM’nin raporlarında dahi “Dünya’nın en mazlum halkı” olarak geçen Arakan’lı Müslümanların maalesef Allah’tan ve iman etmiş birkaç STK’dan gayrı kimseleri yok. BM en mazlum olduğunu çok iyi biliyor ama mazlum Müslüman olunca bir iki kınama vb. beyanattan öteye gitmiyor. Çare İslam kardeşliği, birlik, beraberlik ve ümmet ruhunu ihya edip ayağa kalkmaktır. Ta ki dünyanın mazlumlarını da ayağa kaldırabilelim. Selam… Dua…Not: DKV medreselerimizin Gaziantep bölgesi şubelerinden mezun olan 30 talebemizin, İslami ilimler İCAZET merasimine, özelde bölgedeki, genelde sesimizin ulaştığı tüm kardeşlerimiz davetlidirler. Selahaddin Eyyubi Camii Gazikent / Gaziantep

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç