Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Büyük Buluşma

26.12.2013

Bir zamanlar samanyolu TV de, “büyük buluşma” diye bir dizi vardı. İçeriği berbat olsa da çok mükemmel bir buluştu. Onun içeriği “ılımlı İslam” “ Anadolu İslam’ı” veya “ABD İslam’ı” değil de “tevhidi İslam” veya “vahiy İslam’ı” na göre düzeltilerek yeniden yayınlanırsa, büyük bir beğeni toplayacağı kanaatindeyim. Reytingcileri bilmem ama bu yeni format, Allah (cc) ın yanında çok makbul olacaktır.

Şimdi sevabına gülen grubu medyasına birkaç senaryo teklifinde bulunuyorum. Karşılığında da dolar Euro değil, sadece dua istiyorum. (beddua değil tabi) büyük buluşma bu yeni formatıyla seyirciyle buluştuğunda hem grubun yeniden barışını sağlayacak, hem de “ılımlı İslam” yaftasından kurtulmuş olacaktır.

Teklif edeceğim senaryo örneklerinden önce, büyük buluşmanın eski formatını biraz hatırlayalım. Sıradan çağdaş bir bayan; taat ibadeti yok, başı baldırı açık, makyajı süsü yerinde, dekolte giyimli, flörtü fingirdeşmesi de var. Ancak kedi ve köpeklere karşı merhametlidir. Bazı kereler sahipsiz bazı sokak kedilerini kışın soğuğunda evine alıp donmaktan kurtarıyor falan. İş bu çağdaş ılımlı Müslüman kadın “büyük buluşma” da yani mahşer yerinde sorguya çekilerken, görevli melek, onun gırtlağına kadar bulaştığı günahları pek de önemsemeden, sokak kedi ve köpeklerine iyiliğinden dolayı mutluluktan uçarcasına cennete giriyor.

Freelyshout

Diğer bir bölüm, aynı çağdaşlıktaki bir kadın, komşusuna karşı haşin davranıyor, onu küçük düşürüyor, rencide ediyor veya komşusunun bir eşyasını çalıyor. Yine bu kadın büyük buluşmada sorgulanırken, ona cennet ve cehennem gösteriliyor, taat ibadet etmeyişi veya bulaştığı birçok günahları konusunda uyarılmıyor da diğer basit hataları veya belli bir günahı hatırlatılıyor. Ondan vazgeçtiği takdirde cennetlik olacağı müjdeleniyor. Tabi kadın uyandığında böylesi ucuz ve kolay cennet için gerekenleri yapıyor ve cennete giriyor. Yani “ılımlı İslam” da cennet çok kolay. Hele bir öğrenci yurdu için arsa bağışlamışsanız veya öğrenci evlerindeki öğrencilere birkaç defa zeytinyağlı dolma yapıp götürmüşseniz cennetin köşklerine kuruluveriyorsunuz.

Hatta ılımlı İslam’a göre Yahudiler Hristiyanlar, Budistler hatta Mecusilerin dahi cennetlik olmaları kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla onlara rahmet ve merhamet nazarıyla bakılmalıdır. (Tayyip ve avanesi hariç tabi!) Netekim ılımlı İslam’ın müceddidi Nuriye akmanla bir röportajında cuşu huruşa gelerek şöyle demişti:

Gelelim fakirin teklifine. “Büyük buluşma” nın yeni versiyonunda ılımlı İslam’ın müceddidi mahşer yerinde sorguya alınıyor. Sorgu meleğinin karşısında mahzun, mahcup ve perişan… Melek soruları sıralıyor.

  • Neden Kur’an ve sünnete aykırı davrandın. Kâfirlere karşı “hoşgörü” diyerek alabildiğine zelil, mü’minlere karşı haşin davrandın. Papaya mektup sunarken, iftar sofralarında haham ve papazlara gösterdiğin munis hali neden Müslümanlara çok gördün?
  • Haçlı ve Siyonist sürüleri, İslam coğrafyasını katliam, işgal ve sömürüyle kana belerken, onlara karşı bir tavır koymak bir yana bir beddua dahi yapmadın. Hilafı hakikat konuşarak Resulullah (sav) ın hiç kimseye hiçbir zaman beddua etmediğini söyledin ve milyonlarca insanı yanılttın. Hâlbuki Kur’an ve sünnette kâfirlere nice tel’in ve beddualar vardır. (mü’mine değil tabi) neden Müslümana beddua ederek kendinle çeliştin?
  • Neden en kritik anlarda başörtüsü hakkında “furuattır” “İslam’ın temel meselelerinden değildir.” Dedin?
  • Neden şefaat hakkını örtü mazlumu Mervelere, Sümeyyelere değil de örtü düşmanı Ecevit’e hasrettin?
  • Hiçbir; zalim, münafık veya kâfire karşı pek söz ve davranışın yokken, neden “hayatta en nefret ettiğim kişi, “Bin Laden”dir dedin?
  • Sağcı solcu, topçu popçu, her renkten siyasetçiyle severek ve isteyerek görüştün… Neden alnı secdeli bir Müslüman olan Erbakan’la görüşmedin, davetine dahi icabet etmedin?
  • Neden Bediu-z zaman’ın, uğruna hayatını feda ettiği risale-i nurlara aykırı davrandın. O, yiğit ve mert davrandı zalim sulatanlara karşı hep dahi dik durdu. Hizmet falan bahanesiyle İslami değerleri paspas yapmadı… Ya sen?
  • Neden Saddam’ın füzeleri sebebiyle Yahudi çocukları için gözyaşı döktün de Halepçe’de Suriye’de vd. İslam diyarında; kimyasallar, misket ve varil bombalarıyla donakalan, parçalanan, saatlerce hatta günlerce kıvranarak işkencelerle şehit olan mazlum; çocuklar, kadınlar, genç ve yaşlı erkeklere bir gözyaşı veya savunmayı çok gördün?
  • Neden defalarca mazlumların değil de zalimlerin yanında durmayı tercih ettin. Zalimleri takviye ederek, mazlumları hayal kırıklığına uğrattın?
  • Neden?… Neden?… Neden?… Sorular böyle uzayıp giderken, müceddit! Kızarıyor, morarıyor, sararıyor gözyaşları içinde, “leyte ümmi lem telidni. Leyte ümmi lem telidni.” “yani Aaah! Keşke anam beni doğurmasaydı” diye feryatlar ediyor.

Melek ona son bir şans veriyor. Tüm bu günahlarından tövbe edip yanlış tavırlarından dönerse cehennemden kurtularak cennetlik olabileceği ihtarını yapıyor. Derken kan ter içinde kâbustan fırlıyor ve “büyük buluşma” bir sonraki bölümde devam etmek üzere bitiyor. Seyirci merak ve dehşet içinde müceddit tövbe edecek mi etmeyecek mi? zalimlerin yanında olmaya mı devam edecek, tüm İslami kamuoyundan özür dileyerek mazlumların safına mı geçecek?

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç