Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Cemaatsel Çalışmak 4

12.07.2017

15 Temmuz destanının yıl dönümü yaklaşırken, birlik beraberliğin önemini anlatmak daha bir önem arz ediyor. Küresel bir komplo devasa bir kalkışma olan 15 Temmuz darbesini, kardeşlik ruhu ve birlik beraberlikle def ettik. Bu, alışılagelmiş, memleket yönetimini hedefleyen bir darbeden ziyade, özelde Türkiye, genelde tüm İslam diyarını kuşatıp işgal etme ve dolaylı olarak ele geçirme planıydı. İslam diyarının şu an işgal altındaki bölümlerinde devam eden direnişler, aynı ruh sayesindedir. Cemaat olmak fitnedir yaygarası koparanlar, bizi kelle başı bölmek istemektedir. Bu yaygarayı koparanlar içinde iyi niyetli kimselerin olması, bu gerçeği değiştirmiyor.

Bir asırdır Filistin’de destan yazan “Hamas” İslam ülkelerinin birçoklarında İslami davet, tebliğ ve irşat faaliyetleri, yine kolektif çalışma yani cemaatlerle olmaktadır. Hani İslam devleti kaim olup, bir kısmını saydığımız ve saymadığımız nice İslami faaliyetleri, yerine getiren İslami bir devlet olsa neyse. Ama İslam devleti adına taş üstünde taş kalmamışken, cemaat olup bu görevlerin üstesinden gelmeye çalışmayı sabote etmek, eğer ihanet değilse, büyük bir gaflettir.

Günde 40 defa tekrarlanan mesaj “cemaat olmak”

Freelyshout

Hemen her gün an az günde kırk defa okuduğumuz Fatiha suresinin 5. Ayetinde buna işaret edilir. “Ancak Sana kulluk eder ve yalnız Senden yardım dileriz.” Burada kişi namazını cemaatle de kılsa, tek başına da kılsa, “mütekellim vahde” değil, “meal ğayr” siğasını kullanır. Yani “ben” değil “biz”…

Böylece Allah (cc) kendisine kulluğun hakkının, yalnız verilemeyeceğini, cemaat olmanın gereğini vurgulamış olmaktadır. Ne ki, Allah (cc) insanı sosyal bir varlık olarak yaratmıştır. İbni Haldun’un dediği gibi: “İnsan tabiatıyla/yaratılıştan sosyal bir varlıktır.” İşte sosyal olan insana, sosyal bir din gönderilmiştir. Bu din tek başına yaşanamaz, tek başına sorumluluğunun altından kalkılamaz.

Bu ayetten konumuzla ilgili anlaşılabilecek derslere bakalım…

  1. İnsanoğlu Allah (cc) a kulluk için yaratılmıştır. Kulluğun en mükemmel tezahürlerinden biri de ona ibadet etmektir. Madem ki; “Hamd-u sena (övme ve övülme), âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. O, Rahmandır ve Rahîmdir. Ceza gününün mâlikidir. O halde ibadet edilmeye yegane müstahak olan da odur.
  2. Kulluk taat ve ibadet halisane ve sadece Allah (cc) için ve Allah (cc) a olmalıdır. Arap edebiyatı kurallarına göre, mef’ulün öne alınması, hasr ifade eder. Burada da bu kural iki defa tekrar etmiş bulunmaktadır. Yani sadece ve sadece sana ibadet ederiz, başkasına veya başka bir şeye değil. Ve yine sadece ve sadece senden yardım dileriz, başkasından değil… ibadetimiz, teslimiyetimiz, kulluğumuz sadece sendendir. Ümidimiz, amacımız, sığınağımız sadece sensin ey Rabbimiz!
  3. Cemaat olmanın önemi. Kulluk ve ibadetin hakkı ancak birlik beraberlikle verilebilir. Bu da bir araya gelip cemaat olmayı gerektirir. Ayette geçen çoğul kipleri, buna net işarettir. Cuma, bayram namazları, haccın kimi nusüklerinin, cemaat olmayı gerektirdiği malum. Kaldı ki cihad ibadeti cemaat gücü olmadan asla gerçekleşemez. Esasen şer’i şerifin temel esasları olan; canı, malı, aklı, nesil ve namusu ve dini korumak, ferdi olarak mümkün olmayan bir şeydir. Bu beş vacibin varlığı da korunması da devlet olmayı gerektirmektedir. Cemaat olup kolektif akılla hareket etmek olmadan da devlet olmaz.
  4. Allah (cc) ın yardımını hak etmek için, cemaat olup birlik beraberlik içinde ona ibadetle kulluğun hakkını vermek gerekir. “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (Allah’ın dinine) yardım ederseniz O da size yardım eder, ayaklarınızı kaydırmaz.” (Muhammed 47/7) müminlerin birliktelikleri güçlendik çe Allah (cc) ın onlara olan rahmet ve nusreti de artar. Aksi halde, ilahi yardımı kaybederiz. “Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar.” (Ali İmran 3/160)

Dualarımızın muallak kalmasının bir sebebi de toplu halde ibadetin hakkını vermeyişimizdir. Bu ayetleri her okuyuşumda, aklıma şöyle bir temsil gelir. Bazen telefon ettiğimizde, telesekreter devreye girer: “Sayın abonemiz eksik rakam çevirdiniz. Lütfen numaranızı kontrol edip tekrar arayınız.” İşte iki asra yakındır, darmadağın, işgal, soykırım, sömürü ve talan hali yaşayan ümmet olarak, dualar edip duruyoruz. Kabul olan dualar ve duaları makbul olan kullar müstesna… ancak büyük bir çoğunluğumuza her devasında adeta melekler söyle cevap veriyorlar. “Ey Allah (cc) ın kulu, eksik yaptın. Önce birlik beraberlik içinde cemaat olup kulluğun hakkını ver sonra yardım dile.” Ama biz ısrarla eksik numara çevirmeye devam eden insan misali, duanın şartını eksik yapmaya devam ediyoruz. Allah (cc) feraset ve basiret ihsan eylesin. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç