Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Cunta Şakşakçıları! Siz Kimden Yanasınız?

04.07.2013

Ümmet baharının lokomotifinin önü, sonunda kesildi. Asrın kıyamına şaşı bakanlar, kına yakasınlar gari. ABD, Avrupa, Rusya, Çin, Şii yönetimler ve ümmetin irili ufaklı parçalarına bir asırdır çöreklenen melik ve krallar, kısaca tüm ümmet düşmanı emperyalistler ve müstekbirlerin ümmetin baharına karşı olmalarına şaşmamıştım doğrusu. Ancak bizim mahalleden görünüp, ümmetin kıyamına karşı çıkan birtakım özel ve tüzel kişilikleri hala anlayabilmiş değilim.

Bu çevrelerin ümmetin baharına karşı çıkmalarının temel nedenlerinden biri, ümmet baharını ABD, İsrail vb odakların planı olarak görmeleriydi. Bu iddialarla ümmet baharını kendilerince lekelemeye çalışıp durdular. Bu iddialarını ispat için akla hayale gelmedik senaryolar ürettiler. Peki, şimdi ne oldu. ABD kendi planı! olan mısır kıyamını, yine kendi desteklediği askeri cuntayla bertaraf mı etti? Yoksa ümmet baharının halis muhlis bir ümmet kıyamı olduğunu mu tescilledi?

Aklıselim her kes, ikinci şıkkın doğru olduğunu elbette bilmektedir. Ancak büyük kitlelerin zihinlerini bulandıran bir takım küçük insanlar, yine ipe sapa gelmez komplo teorileriyle ümmet kıyamını mahkûm edeceklerdir. Özellikle şia dolmuşuna binenler olmak üzere bu çevreler, şimdi kamuoyundan özür dileyip doğru olan tarafta, mazlumun yanında ve zalimlerin karşısında duracaklar? Yoksa ümmete hıyanet pozisyonlarına devam mı edecekler? Bunu bekleyip göreceğiz.

Freelyshout

Tek millet olan küfür, ilk anda bu kıyamın sıradan halk kalabalıkları tarafından gerçekleştiğini veya ağırlığın böyle olduğunu düşünüyorlardı. Tabi bu durumda onlarla irtibata geçmek ve eski sömürü çarklarını devam ettirmek zor değildi. Nede olsa onların asırlardır orada yerleşmiş; gizli, aşikâr, derin, sığ güçleri vardı. İçerden de istedikleri zaman, istedikleri kadar devşirme bulabiliyorlardı.

Ancak ne zaman ki asrın kıyamının motor gücünün İslam ümmetinin evlatları ve özellikle de ihvanı müslimîn’in yiğit erlerinin olduklarını gördüklerinde işin rengi değişti. Bunu öğrenir öğrenmez içeride ve dışarıda ne kadar güçleri varsa hepsini harekete geçirdiler. Emperyalistlerin satılmışları olan despot bakiyeleri de zaten efendilerinden işaret bekliyorlardı. İşaret gelir gelmez de harekete geçtiler. Yıllardır batıyla işbirliği içinde ümmetin servetlerinden sömürerek çalarak talan ettikleri milyar dolarlarını, ton ton altınlarını, bilmem ne bankalarındaki gizli hesaplarını korumak ve eski saltanatlarını devam ettirmek için bir ümit yine batılı efendilerinin emirlerine ram oldular. Zaten başka da şansları veya çıkış yolları yoktu!

Daha önce bahsettiğimiz gibi, ümmetin kıyamına karşı çırpınışlar şimdi daha net anlaşılmıştır. Çünkü bu, onlar için bir nevi ölüm kalım savaşı gibi bir şey… Bunlar; doğulusu batılısıyla tek millet olan küfür cephesi… Batının valileri gibi çalışan diktatör düzenler… Başta İran, Irak, Suriye ve Lübnan Hizbullah’ı olmak üzere, tüm Şii fırkalardır. Ancak bizim mahalleden olup, yıllardır; “İslami bir kıyam” özleminden bahsedenlerin, “ümmet kıyamı” yerine, karşı cephede saf tutmaları anlaşılır değil…

Şia zaten yıllardır genç nesle; “Sünni geleneğin hantal teslimiyetçi olduğunu ve dolayısıyla inkılap yapamayacağı, şii geleneğin ise inkılapçı olduğunu, o halde İslam ümmeti yıllardır mustarip olduğu zulüm, işgal ve sömürülerden kurtulmak için Şii olmalı demektedirler.

Hâlbuki dört mezhebin fıkıh kitaplarına bakarsanız, “Kitabul Cihad” diye müstakil bir bahis görürsünüz. Burada cihadın fazileti ve fıkhi detaylarını açık ve net olarak görürsünüz. Mutlak manada cihadın farzul kifaye olduğunu… Herhangi bir İslam toprağının işgali durumunda cihadın farzul ayn olduğunu… Bu durumda evladın anne babasından, kadının kocasından, talebenin hocasından izin almadan cihada çıkması gerektiği vb nice hükümler… Kim demiş ki Sünni fıkıh inkilapçı değil!.. inkılabı, fıkıh kitapları değil, yumuşak koltuklarından ahkam kesenler de değil, o kitaplarla amel edenler yaparlar. Bu da bu gün olmasa da yarın elbet olacaktır. Şimdi ümmetin baharı konusunda kafalarda soru işaretleri oluşturmaya çalışanları yeniden uyarıyoruz. Ayıptır… Yazıktır… Bir asra yakındır ümmet baharının güllerini, çınarlarını; kanları, gözyaşları ve alın terleriyle sulayan ümmetin yiğit evlatlarına hakaret ediyorsunuz. Sayısını ancak Allah (cc) ın bilebileceği yüz binlerce şühedanın aziz ruhlarına azap ediyorsunuz. İhsanınız yok, bari gölge etmeyin. Burada sıcak yataklarımızda, yumuşak koltuklarımızda ahkâm kesmek yakışmıyor. Asıl bu mübarek kıyamı karaladıkça siz ABD ve batı planlarının değirmenine su taşıyorsunuz. Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç