Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Derin Sorular

27.11.2013

Kanaatimce çoktandır kabak tadı veren dershaneler tartışması, aklıselim her Müslümanın ruhunu sıkıyor. Dolayısıyla ben de bu konuya pek girmek istemezdim. Ancak iktidar tarafı bu yangına döktüğü suya mukabil, karşı taraf beş on misli belki yüz misli benzin dökmeye devam ediyor. Bu arada tüm medya organlarıyla hazır beklediklerini, işaret verildiği an iktidara karşı atağa kalkacaklarını da ifade ediyorlar. Nedeyse bir aydır yapılan saldırılar atak değil de nedir?

Dershaneler üzerinden bir kaşık suda koparılan şu fırtınalara bakınız. Tam da “Biz bu filmi daha önce görmüştük.” vaziyetleri. Hem de defalarca… Laikçi-ulasalcı zorbalar devrinde “başörtüsü” “kökten dincilik” “radikal İslam” siyasal İslam” ama özellikle de “İRTİCA” nice oyun plan ve hinliklerin üzerini ötüyordu. Laikci-ulasalcı cephenin zeminini kaybetmesinden sonra derinleri devralacak olan “ılımlı İslam” cephesi, benzeri oyun ve planlarını benzeri formüllerle örtmeye çalışıyorlar. İşte dershaneler vb Küçük konular, aslında bu kabilden perdelerdir. Ama perdenin arkasında kim bilir nice yerel ve küresel Ali (ra) cambaz oyunları vardır. Aslında ılımlı projelerle İslam âleminin dizaynı ve kontrol altında tutulması ve dolayısıyla sömürülmesinin zora düşmesi gibi büyük büyük planlar var.

Hoca efendi, sağcı solcu, futbolcu, dinli dinsiz, sofi berduş, haham rahip, ayırımı yapmadan her insanla görüştü de özel davetine rağmen rahmetli Erbakan’la neden görüşmedi. Medyanın, “neden herkesle görüşmenize rağmen neden Erbakan’la görüşmediniz” sorusuna, galiba “Kalu Bela”da ruhlarımız uzlaşmamış” diye cevap verdi. Peki, hazretin ruhu kalu belada bir kısmını saydığımız here renkten insanın ruhlarıyla uzlaşmış da ümmet birliği için can atan bir Müslümanın ruhuyla mı uzlaşmamış? Burada bir terslik yok mu? Sakın hazretin ruhunda bir sorun olmasın?

Freelyshout

Yahudi Hristiyan, Evangelist, Budist, Mecusi, ateist, Hindu, kısaca herkese hoş görü gösteriyor da, neden işgal edilen İslam diyarını savunmak için canıyla malıyla cihad eden Müslümanlara hoşgörü göstermiyor. Müslüman kardeşlerinin en küçük bir eleştirisine tahammül etmeyip, medya kışlasından tüm ordularını hücuma kaldırıyor.

Neden herhangi bir futbolcu şarkıcı için bile başsağlığı mesajı yayınlıyor da Mısır’ın meydanlarında, Filistin’de, Suriye’de vatan, namus, din ve hürriyetleri uğruna şehit olan milyonlar için bir mesaj yayınlamıyor?

Neden Telaviv’e her bir füze düştüğünde oradaki masum yavruların çığlıklarını duyuyorum” diyerek hıçkırıklarla ağlıyor da, Halepçe, Şam, Bağdat, Felluce ve daha birçok yerde enva-ı çeşit silahlarla vahşice katledilen mazlumlar için küçük bir açıklama dahi yapmıyor?

Neden “ dünyada en nefret ettiği adam” Usame bin Ladendir de Ariel Şaron, Buş, Beşşar, Hüsni, Sisi ve benzerleri değildir? Tamam, onlar hakkında ille de bir nefret açılaması yapmasın. Ancak aynı nezaketi hatalı da olsa bir Müslüman için de göstersin.”

Neden ABD de netameli bir bölgede, netameli kimselerin himayesinde, netameli bir şekilde ikamete hala devam ediyor? Şişeler içinde vatan topraklarıyla hasret gidermek zorunda mıdır? Başbakanın davetine rağmen neden vatana dönmemektedir?

Neden ABD, Avrupa vs. diyarlarda Yahudi, Hristiyan vs. İslam düşmanı kişi ve kuruluşlar tarafından yüceltilmekte, övülmektedir? Hâlbuki aynı kişi ve kuruluşlar çoğu kere İslam’a ve Müslümana olmaz hakaretlerde bulunuyorlar. Ümmet aleyhinde akla hayale gelmedik, hile, dolap ve entrikalarına devam ediyorlar. Bu işte bir bit yeniği yokmu?

Neden son iki seçim hariç hiçbir İslami düşüncedeki partiye oy vermediler? “İslam köyde bir nur doğacak ismi Süleyman olacak” diyerek, yıllarca İslam ve Müslümanların aleyhinde hummalıca çalışan bir münafığın desteklenmesini teşvik ettiler?

Neden 28 Şubatçılara tüm okullarını teklif etti de, dershaneleri sadece okula dönüştürmek düşüncesinde olanlara günlerdir bel altı salvolar yapıyor, yaptırıyor? Firavun, Karun olmakla suçluyor, “ellerinden gelse cennetin kapılarını bile bize kapatırlar” gibi açıklamalar yapıyor…

Neden İsrail’i meşru otorite olarak kabul ediyor da, kendi ülkesinin hükümetini meşru otorite görmeyip, ajitasyon ve duygu sömürüsünün en katmerlisiyle hedef alıyor, aldırıyor?

Neden İslam aleyhinde her tür hile entrika ve kalleşliği reva gören kişi, kuruluş ve devletlere karşı olabildiğince munis… Değişik meşrepten kendi Müslüman kardeşlerine karşı aslan misali kükreyen yüzlüdür. Bu durum konuyla ilgili ayet ve hadislere teres düşmüyor mu?

Muhammed Allah (cc) ın Resulüdür, onun beraberindekiler ise kafirlere karşı çok çetin, kendi aralarında gayet merhametlidirler.” (Fetih 48/29)

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin. Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.” (Hucurat 49/10)

“Hep birlikte Allah’ın ipine (Kur’an’a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O’nun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de O sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.” (Ali İmran 3/103)          

İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız. (Müslim, Îmân, 93; Tirmizî, Sıfâtu’l-Kıyâme, 56)Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim Müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter. (Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58)

Muhammed Özkılınç

YouTube
ETİKETLER: , ,
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç