Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Dünyanın Merkezinden Selam

22.10.2014

Okuyucu kardeşlerime bu yıl hacda olacağımı not etmiştim. Olur ya okuyucu kardeşlerimden de buralarda olan olursa görüşürüz diye… Çünkü buralarda her şey gibi arkadaşlıklar ve beraberlikler de farklı. Buralarda ve özellikle haremeyn’de kıyam farklı, rüku farklı, secde farklı, dua farklı, niyaz farklı, kardeşlik farklı, kıraat farklı, kısaca burada her şey farklı. Bir de başka hiçbir yerde olmayan hac ve umre amelleri (nüsukları) var ki, anlatılmaz yaşanır. Aslında buradaki birçok emeller anlatılmaz yaşanır.

Daha önceki yazılarımda “Hac turistik bir gezi değildir.” “Haclarımız hac, hacılarımız hacı ola.” “Hac ve umreden dersler ibretler.” Başlıklı yazılarımda haccın ruh ve şuurunu vurgulamaya çalışmış, hac ve umrede dikkat etmemiz gereken bazı konulara dikkatinizi çekmiştim. Hac ve umre gibi önemli ibadetlerin ruhsuz ve şuursuz olması çok büyük bir kayıptır. Hem zaman kaybı, hem mal hem de emek kaybı.

Resulullah (sav) şu hadislerini hatırlayalım: “Nice oruç tutanlar var ki, aç kalmaktan başka bir kazançları yoktur. Ve yine nice namaz kılanlar var ki, yorgunluktan başka namazından elde ettiği bir şey yoktur.”(İbn Mace, Sıyam,21) Efendimiz (sav) in başka bir hadisi çok ağır ikazlar içerir: “mahşer günü nice insanların amelleri eskimiş paçavra gibi suratlarına fırlatılır.”

Freelyshout

Hakkı verilerek yapıldığı takdirde kişiyi annesinden doğduğu gün gibi temizleyecek olan bir ibadetin heba olması ne demek!.. Bazı kayıplar var ki telafisi mümkün değildir. İşte böylesi değerli bir ibadetin kaybı da neredeyse imkânsız gibi…

Hac ve umrenin hakkını vermek için:

Birincisi: her ibadette olduğu gibi, hac ve umrenin de şart ve erkânını bileceğiz. Hac ve umre namaz gibi günübirlik birer ibadet olmadıklarından, fıkhi konuları akılda kalmamaktadır. Bir de ilim ehli olmayan avam kesim, çoğu kere sadece kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla iktifa etmektedir. Hatta şart ve rükûların herhangi bir ibadetin temel asası olduğunun, öyle ki bunlardan birinin eksik kalmasının ibadeti boşa çıkaracağının farkında bile değildirler. Hâlbuki ki onca emeklerle yapılan bir ibadeti, bir şart veya rüknünün ihmaliyle boşa çıkarmak akıl karı değildir.

Şu halde hacı veya umreci, bu ibadetlere gelmeden önce kendisine yetecek kadar okuyup araştırarak bu ibadetleri sahih ve sağlam olarak öğrenmelidir. Bilmediği herhangi bir konuyu sorup öğrenmede asla tereddüt etmemelidir. Derler ya bilmemek ayıp değil sormamak, öğrenememek ayıp.

İkincisi: hac ve umreyi hem beden hem de ruhuyla yapmak için tam bir huşu ve hudur ile eda etmektir. Resulullah (sav) ın ihsan makamını tarif edişindeki ifadeler en çok da hac için geçerli diyebiliriz. Allah (cc) ı görüyormuşçasına ibadet etmek. Biz onu görmesek de O’nun Allah (cc) kesinlikle bizi görmekte olduğunun şuurunda olmak. Bunun için de;

  • Mümkün olduğunca masivadan geçmek, dünyalıklarla alakayı kesmek.
  • Mümkün olduğunca haremde bulunmak, tavaf, namaz, Kur’an okuma, Kur’anın manasını tefekkür etme.
  • Beytullah’ı seyredip; zatı zülcelali ve onun beytini tazim, genel nimetlerinin yanında bize bu büyük ameli nasip etmesini tefekkür edip, ona şükranlarımızı sunma. Düşünelim ki bu yıl dünyadaki iki milyar civarındaki Müslümanlardan 5-10 milyona, Türkiye’deki 80 milyondan 60 000 kişiye nasip olmuş. Demek ki ben de bu yıl seçilerden biriyim. O halde bu özel nimetin şükrünü eda etmek için daha çok gayret etmeliyim.
  • Hemşerimiz ve aynı dili konuştuğumuz kimselerden uzak durma. Çünkü tanış kimselerin yanında kendinizi ibadete tam verip rabbinizle beraber! olma halini yaşayamıyorsunuz.
  • Veya bir araya geldiğimizde de memleketimizdeyken yaptığımız geyik muhabbetine benzer sohbetlerden sakınma. Ticaret, ev, bark, arazi, iş, çoluk çocuk, eşimizden veya ondan bundan dert yanma vb. kahvehane dedikodularına benzer konuşmalardan uzak durma. Bunu yapanları uygun bir dille ve hikmetlice uyarma.

Düşünelim ki buradaki her saniyemiz paha biçilmez değerdedir, vaktimizi heba etmeyelim, mümkün olduğunca hayırlı işlerle değerlendirelim. Tabi ki tanışmak, sevinç ve tasaları paylaşmak, ümmetin sorunlarını konuşmak, beraberce çözüm yollarını istişare etmek ayrı bir konu. Hatta bu gereklidir ve her yıl dünyanın dört bir yanından milyonların bir araya gelmesindeki bir hikmette budur.

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç