Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Evin Reisi Erkektir 2

12.03.2015
Evin Reisi Erkektir

Bir millet parası, silahları, teknolojisi ve nüfus kalabalığıyla değil manevi değerleriyle güçlüdür. Bu manevi değerler din, iman, sıla-i rahim (akrabalık bağları( komşuluk, arkadaşlık, aile vb değerledir. Bir toplumda bu değerler ne denli güçlü, sıcak ve işler durumdaysa o toplum o kadar güçlüdür. Bir toplumda bu değerler zaafa uğramışsa o toplumda zayıftır. Eğer bir toplumda bu değerler yok olmuşsa o toplumun kendisi de er veya geç yok olmaya mahkûmdur. Hatta belki yok olmuşta farkında değildir. Bu değerlerin oluşturulup korunmasında değişik etkenler bulunmakla beraber şüphesiz bu konuda lokomotif görev ailenindir.

Şu halimize bakın, bir taraftan kadına haklar tanıma yarışı yaşanırken, diğer taraftan kadına şiddetin dozu da artmaya devam etmektedir. Kimse de düşünmüyor ki acaba kadına hakkı olmayan hakları verdiğimizden mi bu sorunlar yaşanıyor. Önce şunu bilelim ki hakkın ölçü ve sınırlarını koyan tüm hakların ve halkların sahibi olan “HAK TEALADIR.” Allah (cc) ın koyduğu ölçüleri alt üst ederek hakları koruyamayız. Hele Hakka ve haklara savaş açmış ve bunun sonucu olarak tüm manevi değer gibi aileyi de yıkan batıya yüzümüzü dönerek bu sorunları asla çözemeyiz.

Aileyi korumakla sorumlu bakanlığımız var ama batıya karşı olan kompleks ve önyargılarımız sebebiyle, çoğu kere aileyi sarsacak nice kanun ve yönetmeliklere imza atmaya devam ediyoruz maalesef. “Aile reisinin kadın erkek müşterek olması” “Boşanma durumunda erkeğin malının yarısının kadına verilmesi” “Zinanın serbest olması” “boşanan kadına maaş verilmesi” “Erkeğin evden uzaklaştırılması” “Elektronik kelepçe” “Kadına pozitif ayırımcılık” vs.

Freelyshout

               Ayetimizi yeniden hatırlayıp geçen yazımızda aldığımız derslere yenilerini ekleyelim.

“Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar.  Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılmıştır. Bir de erkekler kendi mallarından harcamakta (ve ailenin geçimini sağlamakta)dırlar. İyi kadınlar, itaatkârdırlar. Allah’ın (kendilerini) koruması sayesinde onlar da “gayb”ı  korurlar. (Evlilik yükümlülüklerini reddederek) başkaldırdıklarını gördüğünüz kadınlara öğüt verin, onları yataklarında yalnız bırakın. (Bunlar fayda vermez de mecbur kalırsanız) onları (hafifçe) dövün.  Eğer itaat ederlerse, artık onların aleyhine başka bir yol aramayın. Şüphesiz Allah, çok yücedir, çok büyüktür.” (Nisa 4/34)

  • Kadın erkeğe itaat etmek zorundadır. Ayetin ifadesi net.  Resulullah (sav) de şöyle buyurur: “İnsanın insana secde etmesini emredecek olsaydım, kadının kocasına secde etmesini emrederdim” (Tirmizî, Radâ` 10. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Nikâh 40; İbni Mâce, Nikâh 4.) Kadın hakları konusunda batı, en az bin üç yüz yıl İslam’ın gerisindedir. Dolayısıyla aile konusunda örnek alınamaz. Alınırsa ne olur. Batının aileyi bitirmesi gibi biz de bitiririz.
  • Kadının erkeğe itaat etmesi, Allah (cc) katında değer kazanmasının vesilelerindendir. İtaati Allah (cc) ve Resulü (sav) emrediyorsa, itaat kadın için alçalma değil aksine yücelmedir.
  • Gıyabında eşinin haklarını, kendi ar ve namusunu koruması da kadının sorumluluklarından biridir. Yine naslardan anlaşılacağı üzere, kadının eşinin evini koruması, çocukları koruyup gözetmesi, onların eğitim ve terbiyesini sağlaması da görevleri arasındadır. Cennetin annelerin ayaklarına serilmesi boşuna değil.
  • İtaatsizlik yapıp eşine asi olan kadına, bir takım müeyyideler uygulanır. Resulullah (sav) şöyle buyurur: “sizin en hayırlınız, kadınlarına en iyi davrananızdır.” Buyurur. Dolayısıyla erkek durup dururken kadına kaba saba davranamaz. Ancak itaatsizlikle eşine asi olan kadına, aşama aşama uygulanacak müeyyideler var. Öncelik nasihat ve öğütle doğruya yöneltmektir. Bunu eşin kendisi yapabileceği gibi, nasihat etmeye ehil kimselere de yaptırabilir. Nasihat sonuç vermezse, yatakları sonra odayı ayırmak da bu yaptırımlardandır. Son çare olarak dövmenin de var olduğunu kadının bilmesi önemlidir. Evet, Resulullah (sav) dövmek bir yana eşlerine karşı asla kırıcı dahi davranmamıştır. Kadının insan dahi sayılmadığı bir ortam da kadına en kibar ve merhametli davranışın derslerini tüm insanlığa öğretmiştir. Ancak yaptırım olarak dövmenin varlığından ziyade kadının böyle bir müeyyidenin varlığını bilerek eşine karşı asi davranmaktan caydırılması da te’dibin hikmetlerindendir.

Ayrıca eşler aralarındaki sorunları kendi aralarında çözemedikleri takdirde, hakeme gitmeleri de bizzat Allah (cc) tarafından önerilmektedir. “Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.” (Nisa 4/35S)

  • Bu müeyyideler kadına ceza değil, bilakis kadını ve aile yuvasını, dolayısıyla ümmeti hatta insanlığı korumak içindir.
  • İtaatkâr ve haddini bilen kadına karşı erkek de haddini aşıp ceza veremez. Haddini aşan erkeklere karşı da ceza-i müeyyideler elbette vardır.

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç