Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Evlilikte Eş Seçimi

01.09.2016

Eş Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

Evlilik, insanın doğası gereği bir ihtiyaçtır. Bu konuda nadir istisnalar olsa da insanların geneli, evlenmeyi, olmasa olmaz bir ihtiyaç görür. Yaratan Allah (cc) da konuyla ilgili ayeti kerimelerde bunun kesin bir ihtiyaç, huzur ve sükûnet vesilesi, insan neslinin de devamının şartı olduğuna dikkatimizi çeker. İşte bazı ayetler:

“Sizden bekâr olanları, kölelerinizden ve cariyelerinizden durumu uygun olanları evlendirin. Eğer bunlar yoksul iseler, Allah onları lütfuyla zenginleştirir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini Korusunlar…” (Nur 24/31-32)

Freelyshout

 “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum 30/21)

 “Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyleyken onlar batıla inanıyorlar da Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?” (Nahl 16/72)

Resulullah (sav) de nice hadislerinde benzeri gerçeklere dikkatimizi çekerek şöyle buyuruyor: “Dininden ve ahlakından razı olduğunuz biri size geldiğinde (kızınızı istediğinde) onu (kızınızla) evlendiriniz. Eğer bunu yapmazsanız; yeryüzünde fitne ve apaçık bir bozgunculuk olur.” (Tirmizi)

“Ey! Gençler içinizden evlenmeye gücü yetenler evlensinler. Zira evlenmek; gözleri haramdan korur ve namusun da muhafazasıdır. Gücü yetmeyenler ise oruç tutsunlar çünkü o, koruyucu bir sığınaktır.” (cemaat rivayet etmiştir.)

“Ben evlenirim (Evlenmek benim sünnetimdir.) Kim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.” (Buharî, Müslim, Riyazus salihin H no=143)

               Allah (cc) ve resulünün kesin emri, sosyal ve sürekli olan böylesi önemli bir vazifenin hakkını tam olarak verebilmemiz için elbette bazı şartlar vardır. Bu şartlar; bakış açılarına, zamana, mekâna, evlenecek taraflara göre tabi ki değişir. Dolayısıyla bura da bizim zikredeceğimiz şartlar, olmasa olmaz, sabit şartlar değildir. Siz bunlara ekleme çıkarma yapabilirsiniz elbette. Ama en azında evlenecek taraflar için, önemli ipuçları oluşturabilir.

               İşte özetle bazı şartlar:

  • Öncelikle evliliğin bir ibadet olduğunu çok iyi idrak etmek… İnsan sosyal bir varlıktır, mutlaka beraberliğe muhtaçtır ve yalnız yaşayamaz. İşte bu beraberliğin en tabii, en huzurlu, en güvenli ve ayrıca sürekli ibadet hükmünde olanı evlenip aile kurmaktır. Hani kız istemeye gidenler; “Allah (cc) emri, peygamberin kavliyle kerimenizi istemeye geldik” derler. Yani evlilik Allah (cc) ve Resulü (sav) in emridir. Bu emre binaen yapılan her bir amel ise ibadettir.

Dolayısıyla evlenip yuva kurmak da bir ibadettir. Ancak bu namaz oruç gibi bireysel değil sosyal bir ibadettir. Yani çiftler Allah (cc) un rızası, Resulullah (sav) in sünneti ve beraberinde tabii olarak gelişen birçok fazilet ve erdemi düşünerek evlenirlerse sürekli bir ibadet üzeredirler.

  • Her ibadette olduğu gibi bu ibadete başlamadan önce de tashihi niyette bulunmak... Yani evliliği halisane Allah (cc) rızası için ve ibadet kastıyla yapmak. Doğru bir niyet, adetleri dahi ibadete çevirir. Hâlbuki niyetsiz ya da yanlış bir niyet ve kasıtla yapılan nice önemli ameller heba olup, boşa gidebilir. Efendimiz (sav) in hadisi malumunuzdur. Resulullah(sav) mahşer günü hesaba çekilecek üç kısım insandan bahseder. Biri servet sahibi zengin, ikincisi âlim, diğeri ise savaş meydanında sureta şehit olmuş insan. Zengin servetini, âlim ilmini, cengâver ise hayatını Allah (cc) yolunda feda etmiş… Ancak her üçü de fedakârlıklarını Allah (cc) ın rızası için değil de “desinler” diye yaptıklarından, bu ciddi ve büyük amelleri boşa çıkmış ve sonuçta sürüklenerek cehenneme atılmışlardır.
  • Evliliği geciktirmemek, mümkün olduğunca erken evlenmek... Evlenme yaşı bundan 40 yıl önce takriben 15-25 yaşlarıydı. Şimdilerde bu 25-40 yaşları civarındadır. Yani evlenme, ortalama 15 yıl geciktirilmektedir. Bu esnada kızlı erkekli gençlerimizin, herhangi bir organıyla şehvete bulaşması hükmî veya hakiki zinadır. Efendimiz (sav) şöyle buyurur: “Gözler de zina eder, gözlerin zinası bakmaktır. Eller de zina eder, ellerin zinası tutmaktır. Kulakların zinası dinlemek, dilin zinası konuşmak, kalbin zinası düşünmektir.”

O halde hiçbir anne babanın, çanak-çömlek, epeyce altın, birçoğu fuzulî olan; otuma grupları, çocuk odası, genç odası, beyaz eşya vb. ağır külfetlerle evlilikleri geciktirmeye hakları yoktur. Böyle yapan bir anne baba; çocuklarının yukarda saydığımız hükmi veya hakiki tüm zinalarının günahlarına ortaktırlar. Bu vebale girmek istemiyorsak karşılıklı evlilikleri kolaylaştırmak zorundayız. Devam edelim inşallah. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç