Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kadının Eşine Hizmet Etmesi

11.03.2015

Kadına pozitif ayırımcılık, dul kadına maaş, malın yarısının kadına verilmesi vb. batı kaynaklı düzenlemelerden sonra, boşanma oranlarında artışlar başladı. Buna ek olarak birde dünya kadınlar günü vb. her yıl tekrarlanan, kendi ayakları üzerinde duran kadın, çalışan kadın telkinleri, aile problemlerini katladı. Birden fazla evliliğin yasak olması zaten erkeğin ayağında pranga… Sonra, gelsin sorunlar, dertler, bulanımlar, cinnet geçirmeler, ayrılıklar vs…

Son bir ay içerisinde ona yakın ciddi aile problemlerine dair soru ve sorunlara muhatap oldum. Bir kısmı da “ben kocama hizmet etmek zorunda mıyım?” şeklinde sorulardı. Hatırlarsanız 80 li yıllarda bu konular çok tartışıldı. Özellikle feminizmin etkisindeki mütedeyyin bayanlar, biraz da “sonradan görme” İslamcı yazarlar bu konuda ciddi çarpıtmalar yaptılar. Anlaşılan o ki çalışan kadın eşine karşı isyan çıtasını yükseltmeye başlamış. Son günlerde bu konu çokça soruldu. Buyurun sorunun cevabını dünya İslam âlimleri birliği başkanı, fıkıhta otorite olan Yusuf Karadavi hocanın günümüz meselelerine fetvalar kitabından okuyalım…

Soru

Freelyshout

Bir camide imamın biri şöyle diyordu: Kadının eşine hizmet etmesi gerekmez. Bu dinen de böyle midir? Yoksa ev işlerini çekip çevirmek, çocuklara bakmak erkeğe mi aittir? Şayet bu görüş doğruysa kadınlar erkekleri umursamaz. Evdeki ve toplumdaki işler sarpa sarar. (ailenin nafakası için dış işlerinde anası ağlayan erkek, evin iç işlerini de yapacaksa peki kadının görevi ne o zaman)

Cevap

Aslında hak görüş, ev içi ile ilgili konulardaki hizmeti kadına vermek ve ona yüklemektir. Buna delilimiz de şunlardır.
Birincisi:
Allah Teâla kadınların konumu hakkında şunları beyan etmektedir.
“Kadınların hakları örfe uygun şekilde vazifelerine denktir.” (Bakara: 2/228.)
Kadının erkeğine hizmeti, Allah Teala’nın bildirdiğine göre örfe uygun şekilde olmasıdır. Ama kadının rahatlık içinde yaşayıp da erkeğin ev hizmetlerini eline alması örfe uygun olanı değildir. Erkek dışarıda sıkıcı ve yorucu çalışmasından sonra bir de ev işlerine kalkışması olacak şey değildir. Adaletli olan, kadının ev işleriyle meşgul olmasıdır.
İkincisi:
Yerine getirilen her hakkın karşılığını vermek vaciptir. Allah Teala, kadının nafakasını karşılamasını erkeğe vacip kılmıştır. Üstüne üstlük bir de mihri var. Açıkçası bu haklar, onları hak etmesine sebep olan amellerine karşılık verilir. Mihir ve nafaka, erkeğin kadından (cinsel açıdan) faydalanmasının karşılığı değildir. Çünkü bu faydalanma ameliyesi, ikisi arasında müşterek olarak gerçekleşmektedir.
Üçüncüsü:
İbn Kayyım şöyle demektedir. “Kadınla erkek arasında yapılan mutlak akd, örfe göre gerçekleşir. Örf ise, kadının hizmet etmesi, evin işlerini çekip çevirmesidir. Allah Teala şöyle buyurmaktadır.
“Erkekler kadınlar üzerine hakimdirler.” (Nisa 4/34)
Kadın erkeğe hizmet etmedimi -yani erkek kadına hizmetkar oldu mu- kadınlar erkekler üzerine hakim olurlar.
Dördüncüsü:
Sahabe kadınlarından rivayet edildiğine göre, onlar kocalarına hizmette kusur etmiyorlardı. Ev işlerini kadınlar yerine getiriyorlardı. Ebubekir’in (r.a) kızı Esma’dan gelen şu rivayet doğrudur. Esma şöyle dedi: “Ben Zübeyr’e (Onun eşi) hizmet ediyordum.
“Ev işlerinin tümünü ben yapardım. Ayrıca Zübeyr’in bir atı vardı ben o ata kuru ot toplar, tımarını yapar ve hazır hale getirirdim.”
Kadınların efendisi Fatıma Zehra (ra) Hz. Ali (r.a)’ye hizmette kusur etmezdi. Ev ihtiyaçlarını Hz. Fatıma yerine getirirdi. Hamur yoğurmak, ekmek yapmak hatta un öğütürken ellerinde izleri kalmıştı. Peygamber (s.a.v)’e Hz. Ali (ra) ile birlikte gelip ev hizmetlerinden şikayetçi oldular. Peygamber (s.a.v) ev hizmetlerini yapmasını Hz. Fatıma’ya tenbih etti. Hz. Ali (ra)’ye de dışardaki işlerle uğraşmasını söyledi.
Kadının hizmeti konusunda şöyle söyleyenler de vardır. “Yukardaki hadisler (Hz. Fatıma ve Esma ile ilgili hadisler) hizmetin, nafileden ve güzel ahlaktan ileri geldiğine delalet eder yoksa vacip olduğuna değil. Hz. Fatıma ve Hz. Esma’nın yaptıkları hizmetler, gönülden gelerek yapılan hizmetlerdir.” Bu görüşte olanlar Hz. Fatıma’nın Peygamber (sav)’e ev hizmetleri nedeniyle şikâyete geldiğini unutuyorlar. Peygamber (sav) onun şikâyetini kabul etmedi. Hizmet yapman gerekmez diye de bir şey söylemedi. Tek söylediği ‘Hizmet yapman gereklidir.’ sözüydü. Peygamber (sav) kesinlikle verdiği hükümde sapmamıştır. Haktan uzak bir hüküm vermemiştir. O’nun sözleri, amelleri ve susması sonucunda yapılanları onaylaması bizim için şer’i hükümdür. Hz. Esma’yı Hz. Zübeyr de yanında olduğu halde başının üstünde ot taşırken gördü de ona; “Bu hizmeti yapmak Zübeyr’in işidir. Gerçekte bir kadının böyle hizmetler yapması zulümdür” demedi. Aksine, Hz. Esma’nın yaptığı bu hizmeti ve çalışmayı onayladı. Diğer sahabe hanımlarına da kocalarına hizmet etmelerini söyledi.
Kadının kocasına hizmeti bir gerçektir. Fıtratı gereği ev işlerini kadın üstlenir. İslam toplumundan kalan örfü miras da bunu böyle olduğunu onaylıyor. Şeri’at; dini konuda görüş ileri sürenlerin sözleriyle değişmez, Şeriat neyse odur. Allah daha iyi bilir. (Prof . Dr. Yusuf El- Karadavi Çağdaş Meselelere Fetvalar, Tahir Yayıncılık, İstanbul, 1994: c. 2/156-157.)

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç