Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Medrese Bahçelerimizin Meyveleriyle

30.08.2014

Bir ekin, bostan, bağ, bahçe eken emektarın en büyük hayali, ektiği tohumların filizlenmesi, yeşermesi, kök salması, dal budak yayması ve sonunda mahsul ve semereler vermesidir. Bunun için nice günler, geceler, aylar, yıllar ter döker, emek verir. Çalışır çabalar, sürer, gübreler, ilaçlar, bekçiliğini yapar vs…

Ama dallar meyveye durunca dünyalara sığmayan haz ve sürura kapılır. Mahsul ve meyveleri devşirince de tüm yorgunluklarını, çile ve kaderlerini unutuverir bir an. Mülkün sahibi böyle programlamış. Kullar fani de olsa bu âlemde bir takım eserler bırakmak için yarışırlar.

Ancak kimisi bu fani eserleri baki olanı elde etmek için vasıta olarak görür. Asıl hedefi baki olan ahiretini kazanmaktır. “Allah’ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara. Dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi sen de iyilik yap ve yeryüzünde bozgunculuk isteme. Çünkü Allah, bozguncuları sevmez.” (Kasas 28/77) Kimisi de faniyi araçtan amaca dönüştürmüş, fani olan onun için her şey olmuştur. Böyleleri dünyada nisbi ve geçici birtakım rahatlamalar yaşasalar da genel olarak hem dünya hem ahirette hüsrandadırlar. Dünyada zillet, ahirette nar-ı Cahim…

Freelyshout

Fakirin yatırımıysa varsa yoksa İslami hizmetler ve İslami ilimlerin tahsil edildiği medreseler. Tam 25 yıl önce Gaziantep’te ilk nizami medreseyi açmak bize nasip oldu. 28 Şubat sürecine kurban giden “Bedruddin Ayni Vakfı”mız, sonrasında kurulan ve halen devam eden AYDER (Ayıntab Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği) bünyesinde kesintisiz ilim, öğretim ve eğitim hizmetlerine devam ediyoruz.

Bir cami hücresinde 10-15 öğrenciyle başladığımız medrese eğitimiyse normalleşme süreciyle birlikte gelişim devresine girdi. Şu an ikisi bayan yedisi erkek dokuz medresede 300 yakın talebeyle hizmete devam etmekteyiz. Böyle devam ederse önümüzdeki yıllarda bereketlenme daha hızlanacaktır. Aynı gelişmeler tüm İslami camialarda da bereketlenerek devam etmektedir. Rabbim cümlesini muvaffak eylesin. Ayaklarımızı kendisinin dinine hizmette sabit kılsın. Âmin…

Geçtiğimiz hafta sonu (23-24. 08. 2014) medreseliler buluşmamızın üçüncüsünü düzenledik. Gecikmiş de olsa bereketli bir program. Her biri değişik kademelerde görev yapan medrese mezunu talebelerimiz ve kısmen de medrese eğitimlerini tamamlamaya yaklaşmış olan talebelerimizin buluşması… Daha yakından tanışma, kardeşliği tazeleme pekiştirme, ilmi ve mesleki tecrübe paylaşımları, şevk, heyecan, motivasyon vb. birçok hayırlara vesile oldu.

Program devam ederken arada bir duygulu anlar yaşadım şahsen. Başlıktaki konuyu düşündüm uzun uzun. Medrese talebelerinin yemiş veren bahçelere, mahsul veren ekinlere benzetilmesi mümkün ama kıyası mümkün değil. Zira tüm dünyalıklar içinde bulundukları dünyayla beraber fanidirler. Benzetme kıyas için değil sadece örnekleme içindir.

Başta sahabe, tabiin, müctehid imamlar olmak üzere nice İslam âlimleri; mezhep kurmakla, talebe yetiştirmekle, kitap yazmakla ve daha nice ilmi hizmetlerde bulunmuş göçüp gitmişler. Ama asırlardır onların amel defterleri kapanmamış onlara sevap yazılmaya devam etmektedir. Kuru fasulye gibi kendimizi nimetten saymış olur muyuz bilmem… Kim bilir biz göçüp gittikten sonra da vesile olduğumuz bu medrese talebelerinden niceleri, nice İslami hizmetlere ve nice ilim talebelerinin yetişmesine vesile olacaklar. Yani her biri, hayır zincirinin birer halkaları olacaklar.

Yıllar belki asırlar sürecek bir hayırda, zincirin bir halkası olmak… Bir halkadan çıkan binlerce halkadan size hayır ve ecirlerden pay gelmesi, tarifi mümkün olmayan bir sürur ve sevinç… İşte bu, bir Rençber’in veya bahçıvanın, çalışmalarının semeresini henüz bu dünyadayken gömesine benzese de kıyası mümkün değil. Sonuçta biri geçici ve nisbi, diğeriyse kalıcı, baki ve gayet bereketli… Vesile olduğum tüm talebe kardeşlerime defalarca söylediğim şeyi buradan da bir kez daha hatırlatayım. “ilimi ve İslami hizmetlere devam ettiğiniz müddetçe dualarımız sizinledir ve hakkımız helal olsun. Ama ilmi, şahsi ikbal ve bir takım makam ve menfaatlere vesile kılıp, ilme ve İslam’a hizmeti terk ederseniz, mahşer günü hesaplaşırız.” Rabbim cümlemizi ilme ve İslam’a hizmette kaim ve daim eylesin. Amin…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç