Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Medreselerimizin Farkı

22.05.2016

Medreselerimizin Bazı Bilinmeyen Yönleri

Âcizane mensubu bulunduğum DKV (Davet Ve Kardeşlik Vakfı) olarak, az imkânlarla çok işler yapan bir camia konumundayız. Şartlar ve konumumuz gereği de hep reklam ve tanıtımlardan geri durduk. Şimdi camianın prensipleri dışına çıkarak bu gün biraz reklama girmek istiyorum. Tabi şahsi bir reklam değil, tamamen hasbi bir hizmette tecrübe paylaşımı niyetine… Çünkü insanımız medreseleri genel olarak dört duvarın dışına taşamayan, geçmiş, bu gün ve gelecekle pek ilgilenmeyen, dar ufuklu müesseseler olarak tanımaktadır.

Fakir ve değerli bazı üstatlarımız MEDAV (Medrese Âlimleri Birliği Vakfı) ve ESAB (Ehlisünnet Âlimleri Birliği) de üyesi olup, bu müesseselerle de program ve tecrübe paylaşımlarına devam etmekteyiz. Bizden program konusunda destek isteyen değişik camialara gereken desteği vermeye çalıştığımız gibi halen de bu konuda isteyen her müesseseyle bilgi ve tecrübe paylaşımına da açık olduğumuzu ifade etmek isteriz. Burada arz edeceğim bilgiler, sadece tanıtım amaçlı kısa ve öz bazı bilgilerdir. Elbette onlarca medresede yüzlerce ilim talebelerini ilgilendiren bir programın, içerik ve işleyişi elbette daha geniştir. İsteyen kardeşlerimizle daha detaylı paylaşımlar yapabiliriz. Maksat ilme ve İslam’a hizmettir.

Freelyshout

 Medreselerimizin Bazı Özellikleri

İlmi Açıdan

  • DKV (Davet Ve Kardeşlik Vakfı) olarak, kimi ilmi kurum ve kuruluşların daha yeni gündeme aldıkları, müesseseleşmeyi 1989 yılında başlattık. Yani şahıs değil de bir nevi dava medreseleri konumuna oturttuk. Medrese programımızı takriben yirmi yıl önce, geniş katılımlı çalıştaylar ve istişarelerle revize edip zenginleştirdik.
  • Bizim medreselerimizde bilinen medrese programına göre ortalama 3 kat daha fazla kitap okutulmaktadır. Zira her öğrenci günlük en az 3-4 ders okumaktadır. Medreselerimizin programı doğu medreselerinde var olan, Nahiv-Sarf kitaplarına ek olarak yeteri kadar da değer temel İslami ilimlerle desteklenmektedir. Yani talebe sadece Arapça gramere boğulmayıp, yeterince sair İslami ilimleri de tahsil etmektedir. Hadis olarak her öğrenci, 40 hadisi okuyup ezberler. Riyaz-us Salihin ve Sahihi Buhari’yi ve iki tane de hadis usulünü okur. Her Hanefi öğrenci, aşamalı olarak üç tane Hanefi fıkhı, Şafii de üç tane Şafii fıkhı okur. Doğu medreselerinde okunan kitaplara ek olarak yine aşamalı üç tane usul-ül fıkıh okur. Ayrıca akaid, siyer, tefsir, mantık, istiare, bed’i, beyan vb. kitaplarda da bilinen medrese programından daha zengin bir uygulamamız mevcuttur. Bununla beraber tahsil süresi Doğu medreselerinden uzun değil, belki daha kısadır. Bunun sırrı; program, disiplin ve takiptir. Böylece talebenin zaman israfı engellenmektedir.
  • Medreselerimizde metin ezberi, bu metinlerin ders öncesi günlük dinlenmesi, sınav gibi test edici tekrarlar yapılmaktadır. Ayrıca haftalık, aylık ve her kitap bitiminde o kitaptan toplu sınavlar yapılmak suretiyle sınıf geçilmektedir. Son yıllarda doğu medreselerinin bazılarında bu konuda kısmi gelişmeler olmakla beraber, henüz işin başlangıcındadırlar denebilir. Birçokları da biz büyüklerimizden ne gördükse onu uygularız düşüncesiyle eski tas eski hamam konumunda devam etmektedirler.
  • Her öğrenci günlük asgari kendisinden alt sevide üç öğrenciyle onların derslerini müzakere yapar. Kendi derslerini de kendisinden üstte olan üç kişiyle müzakere yapar. Böylece okunan derslerin zihinde yer edip, meleke olması sağlanmaya çalışılır.

Bizim medreselerimizde Gramer bilen, ilmi meslek olarak değerlendiren Melle’ler değil… Namaz kıldırma memuru veya başarılı bürokratlar da değil… Peygamber varisi, Rabbani, davetçi âlimler yetiştirilmek hedeflenmektedir. Sübhaneke… Bihamdike… Esteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç