Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Oy Kullanmak Caiz (mi?) 12

15.03.2014

Bir önceki yazımızda oy kullanmak caiz değildir diyenlerin en çok kullandıkları Maide Suresi 44. Ayeti üzerinde genel değerlendirmelerde bulunmuştuk. Bu konunun en ateşli tartışıldığı dönemlerde kendi kitaplığımda bulunan takriben on beş tefsirin hepsini inceledim. Genel olarak birbirine yakın ifadeler, bazen de birbirlerinin görüşlerini nakil olduğundan, konunun özünü derleyerek sizlerle paylaştım. Şimdi sizleri müfessirlerin tefsir ve içtihatlarıyla baş başa bırakalım.

İmam’ı Kurtubi’den

İbni Abbas ve Mücahid şöyle derler; ‘‘Kim Kur’an’ı ret ve Resulullah (sav.)’in sözlerini inkâr ederekten Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse kâfir olur. İbni Mes’ud ve Hasan şöyle derler: ‘‘Kim Kur’an ile hükmetmeyi imkânsız görüp, Kur’an’ın dışındaki hükümlere itikat edip uygularsa kâfir olur.’’

Freelyshout

İbni Abbas başka bir rivayette şöyle demiştir: ‘‘Kim Allah’ın indirdikleri ile hükmetmezse kâfirlerin işine benzeyen bir iş yapmış olur.’’

Bir rivayette de şöyle denilmiştir: ‘‘Kim Allah’ın indirdiklerinin tamamıyla hükmetmezse kâfir olur. Ama tevhitle hükmedip (inanıp) şeriatın bazı emirleriyle hükmetmeyenler bu ayetin hükmü altına girmezler.’’(Bu rivayetin sonunda imam-ı Kurtubi, ‘‘sahih olan daha önceki görüştür kaydını yapmaktadır.)

Tavus ve diğerleri şöyle demiştir: “Bu, kişiyi dinden çıkaran bir küfür değil, küfür derecesinde olmayan bir küfürdür.” Bu görüşü imam şöyle açmaktadır: “Eğer kişi kendi yanında uydurduklarıyla Allah (c.c) hükmü diye hükmederse, bu Allah’ın hükmünü değiştirmek olup küfrü vacip kılar. Ama kendi hevasından günah olarak (başka hükümlerle) hükmederse günahkâr olur. (El Cami’ Fi Ahkamil Kur’an C.6 S.124 Kurtubi)

Fahreddin Razi’den

Hariciler: “Allah’a (c.c.) her isyan eden kâfirdir.” derler. Ehlisünnet imamlarının cumhuru ise bunu ret eder. Hariciler bu ayeti delil kabul ederek: “Her Allah’ın indiğiyle hükmetmeyen kâfir olur. Her günah işleyende Allah’ın indirdiği dışında bir hüküm ile hükmettiğinden kâfir olur.” sonucuna varmışlardır.

Kelamcılar ve müfessirler bu görüşe reddiye olarak beş farklı cevap vermektedir ki, ilk dördü yukarda imam-ı Kurtubi’nin aldığı rivayetlerin aynısı veya benzeridir. Beşincisi ise şöyledir. İkrime demiştir ki: “Bu, kalbiyle inkâr eden, diliyle de reddeden kimseyi kapsar. Ancak kim kalben Allah’ın hükmünü tanıyıp, diliyle ikrar etmesine rağmen onun zıddını getirirse o, Allah’ın indirdiğiyle hükmedici, ama onu terk eden bir kimse olur. Onun, bu ayetin hükmü altına girmesi lazım gelmez.”

Fahreddin Razi bu son cevaba, “ Allah daha iyi bilir ki, haricilere doğru cevap budur.” kaydını düşmektedir. (Tefsir El kebir c. 12. s. 6 Fahreddin Razi) 

İbni Kesir’den;

İmam İbni Kesir, tefsirinde yukarıdaki görüşlerin benzerlerini değişik açılarda serdetmektedir. Ancak bu ayetlerin ehli kitap hakkında mı, yoksa Müslümanları da kapsar mı tartışmasını, diğer müfessirlerden biraz daha derinlemesine yapmaktadır. Konumuzu biraz daha açıcı bulduğumuzda şu paragrafı oradan nakledelim.

Ali bin Ebu Talha, İbni Abbas’dan (r.a) rivayet eder ki, O (ra) şöyle demiştir: “Kim Allah’ın indirdiğini inkâr ederse kâfir olur, kimde Allah’ın indirdiğini ikrar eder de onunla hükmetmezse o zalim ve fasıktır.” ( Tefsir El Kur’an El Azim C.2 S.578 İbni kesir)

Kadı Beydavi de tefsirinde “ Kim hafife alarak veya inkâr ederek Allah’ın indirdikleriyle hükmetmezse, hafife aldığından ve başka hükümlerle hükmetme inat ve azgınlığından dolayı kâfir olur,” dedikten sonra her üç vasfı ayrı uygulamalar için kaydeder,

Şöyle ki:

-Kâfir oluşları inkârlarından dolayıdır.

-Zalim oluşları başka hükümlerle hükmedişleri kabilindendir.

-Fasık oluşları ise emrin dışına çıkışlarındandır

(Envar ut Tenzil ve Esrar ut Tevil C.1.S.268 Kadı Nasruddin Abdullah El Beydavi) Ayrıca bakınız El Esas Fi Tefsir Said Havva C.3 S. 1395 ve Tefsir ul Munir. 65.s.212 Vehbe Zuhayli) Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç