Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar – muhammedozkilinc.com

Ramazan Eve Sığar (mı?)

25.04.2020
Ramazan Eve Sığar mı

Allah’ın (cc) görünmez ordularından belki en küçüğü olan bir virüs imtihanı içinde, rahmet, mağfiret ve bereket iklimine girdik. Rahmet ve mağfiret ayı Ramazan, bir kez daha bereketiyle; kalplerimizi ve hanelerimizi kuşattı elhamdulillah. Toprağın suya, yaprağın güneşe hasreti gibi hasret kalmamız gereken fırsat iklimi bir daha geldi. Zira ibadet fukarası bizler için kıyam, sıyam ve kıvam ayı olan ramazan, çok önemli bir fırsat. Telafi kuponları vs. ile kıyaslanamayacak bir fırsat. Bu ayda bedenimiz kıyama, midemiz sıyama dururken, ruhumuz da kıvama durmalıdır.

Bir hatamızdan dolayı bize darılan sevdiğimiz bir insana kendimizi af ettirmek için ne planlar yapar, zorluklara katlanırız. Affedilip aramızın düzelmesi durumunda da ne kadar seviniriz değil mi? Hâlbuki kendimizi af ettirmeye veya beğendirmeye çalıştığımız insan da bizim gibi bir beşer ve bize yapacağı katkı sadece bu fani dünya ile alakalı ama olsun. Rabbimiz Azze ve Celle bizden razı olsa, Resulullah (sav) bizi ümmeti olarak kabul etse, bu rızanın bize katkıları dünyalarla kıyaslanamayacak kadar çok ve ebedidir. Dünyada huzur, izzet ve bereket… Ahirette ise cennet, Cemalullah ve ebedi saadet…

Resulullah (sav) Recebin girişinden itibaren; “Allah’ım (cc) Recebi ve Şabanı bize mübarek kıl ve bizi ramazana (selametle) kavuştur.” Diye çokça dua ediyor, bize de aynı duayı tavsiye ediyordu. Zira bu aydaki büyük fırsatları kaçırmak istemiyor ve aynı fırsatı bizim de değerlendirmemiz için uyarıda bulunuyordu. Yapılan her iyi amelin yetmiş ve daha fazla katlanarak karşılık gördüğü, bu aya mahsus olan orucun ise, ancak Allah’ın (cc) bilebildiği kadar katlandığı bu ay elbette çok özeldir.

Freelyshout

Resulullah (sav) Şöyle Buyuruyor: “kim inanarak ve sevabını Allah (cc) tan umarak ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları af olunur.” (Buhari, Müslim, Riyazus salihin H no=  1218)

“Âdemoğlunun her amelinin sevabı on mislinden yedi yüze kadar katlanır. Allah bu­yurdu ki: “Ancak oruç müstesna. Çünkü o be­nim içindir; onun mükâfatını ancak ben vere­ceğim. Çünkü o, şehvetini ve yemesini sırf be­nim için terk ediyor. Oruçlunun iki sevinci vardır: Birinci sevinç, iftar ettiği zaman, ikin­ci sevinç de Rabbine kavuştuğu zamandır. Oruçlunun ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha hoştur.” (Altı hadis imamı, rudani- Buhari, Müslim, Riyazus Salihin H no=  1214)

“Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur.” (Buhari, Müslim, Riyazus salihin H no=  1219)

İnsanın iki ezeli düşmanı vardır; nefis ve şeytan. Şeytan aynı zamanda nefsi de kışkırtıp üzerimize saldığından iki yönlü düşmandır. Ramazan ayı geldiği zaman Allah (cc) kendi lütfuyla bu iki düşmanımızdan en azılı olan şeytanı saf dışı bırakmaktadır. Bununla da kalmayarak baş başa kaldığımız nefis düşmanına karşı galip gelmemiz için de manevi cephane ve mühimmatımız olan hayırlı amellerimizi yedi yüz hatta daha fazla katlayarak takviye etmektedir. Yani Allah (cc) galip gelmemiz için her imkânı sunmaktadır. Artık buna rağmen nefsimize uyarak mağlup olmaya devam edersek kimseyi değil kendimizi kınayalım.

Tavsiyeler:

Ramazan ayında namazlarımızı; evde de olsa, mümkün olduğunca cemaatle kılalım. Teravih, kuşluk, evvabin ve teheccüt namazları üstünde dikkatlice duralım. Çoğunlukla evde olacağımız bu ramazan, bize daha çok taat ve ibadet imkânı sunmalı. Günlük Kur’an-ı kerim okumayı ihmal etmeyelim. Asgari iki hatim yapmaya çalışalım. Aile efradınızla beraber bir mukabele, bir de Kur’an mealini tefekkürle okuyarak hatmedelim. Meal üzerinde çocuklarımızın anlayabileceği tarzda açıklamalar da faydalı olur. Okuması zayıf olanlar, mukabeleyi TV veya bilgisayardan dinleyebilirler. Kaldı ki, ramazan ayı, hala Kur’an okumayı bilmeyenler için de öğrenme fırsatıdır.

Resulullah (sav) ashabının okumuş olduğu günlük dua ve zikirlere önem verelim. Tercihen sabah-akşam Şehit İmam Hasan el Benna’nın derlemiş olduğu “Me’surat” kitapçığını okuyalım. Buradaki dua ce zikirlerin tamamı, sahih hadislerle sabit tavsiyeler olup bir kısmı da hastalık ve salgınlara şifa amaçlı dualardır. Evde oluğumuz zaman boyunca, aile efradınızla beraber yapabildiklerimizi hep beraber yapalım.

 Malum virüs sebebiyle iftar davetleri olmayacaktır. Ancak eski komşuluk günlerindeki gibi, birbirimize karşılıklı yemek göndererek ikramda bulunalım. Evet, bu gün hiç birimiz bir tabak yemeğe muhtaç değiliz. Ama hepimiz, sevgiye, muhabbete, kardeşliğe, birliğe beraberliğe muhtacız. Gücümüz oranında hayır ve hasenatta bulunalım. Bunda da akrabaya öncelik verelim. Özellikle nice işyerlerinin stop ettiği, evi kira ve geliri yeterli olmayan çevremizdeki yakınlarımızı gözetelim. Ne diyordu mülkün sahibi: “”Allah, merhametli olanlara rahmetle muamele eder. Öyleyse, sizler yeryüzündekilere karşı merhametli olun ki, semâda bulunanlar da size rahmet etsinler. Rahim (akrabalık bağı) Rahmân’dan bir bağdır. Kim bunu korursa Allah onunla (rahmet bağı) kurar, kim de koparırsa, Allah da ondan (rahmet bağını) koparır.” (Ebû Dâvûd, Edeb 58; Tirmizî, Birr 16)

Birebir olmasa da sosyal medya vb. imkânlarla davet ve tebliğe önem verelim. şeytanların zincire vurulmuş olmasından dolayı bu ayda yapılan davet ve tebliğin etkisi çok daha fazla olacaktır. Oruç rehavetine kapılmadan aile bireylerimizle ders ve sohbetlerimizi devam ettirelim. Bireysel okumalarımızı daha da artıralım

Kısaca her açıdan rahmet, fazilet ve bereket olan bu aydan azami derecede istifade etme yarışında olalım. Tüm insanlık ama özellikle İslam âleminin üzerinde dolaşan bu karanlık bulutların, salgın vs. musibetlerin, gazap değil rahmet bulutlarına tebdili için, özellikle seher vakitleri olmak üzere her dem ve çokça dua edelim. Subhaneke… Bihamdike… Esteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 2 YORUM
  1. Ahmet Çetin dedi ki:

    Allah razı olsun Kıymetli Hocam, Rabbim bu yaptığınız tavsiyelere uyup Ramazan-Şerif ayından istifade eden kullarından eylesin. İnşaAllah bu ayda edindiğimiz kazanımları sair zamanlarda da sürdürenlerden oluruz.

  2. Mehmet fatih dedi ki:

    Yüreğinize, kaleminize kuvvet hocam.

Muhammed Özkılınç ©