Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Ramazanımız Şeker Kurbanımız Kebap Bayramı Olmasın

08.09.2016

Önce şunu ifade edelim ki hiçbir ibadet adet değildir. Nasıl ki bazı adetler, özel bir kasıt ve niyetle ibadete dönüşebilir. Aynen öyle de ibadette bazı hatalar sonucu âdete dönüşebilir. İbadeti adetten ayıran şey sahih bir niyettir. Bu sebepledir ki İslam niyet ve kasıt üzerinde çok durmuştur. Genelde muhaddisler, kitaplarının ilk konusunu “ihlas ve ihdar-un niyye” olarak tercih etmişlerdir.

               Bu sebepledir ki herhangi bir işe başlamadan önce “tashihi niyyet” niyet tazeleme önemlidir. Niyet, bir ibadeti hem bilinçli, şuurlu yaparak o işe daha ciddi sarılmamızı, hem de amellerimizi ihlasla yapmamızı sağlar. Allah (cc) kurbandaki ihlasa özel olarak dikkat çeker ve şöyle buyurur: “Onların (kurbanların) ne etleri Allah’a ulaşır, ne de kanları. Fakat O’na ulaşan, yalnızca sizin takvanız/iyi niyet ve samimiyetinizdir” (Hacc: 22/37)

İhlasla yapılan küçük küçük ameller dahi amel defterimize kaydedilir ve ihlasımız oranınca mükâfatlanır. Nitekim birçok hadiste amellerin, kişinin ihlası oranında; 10-70-700 veya Allah (cc) ın bildiği kadar katlanarak karşılık göreceği ifade edilmektedir. Yine ihlas ve niyet; yeme içime, uyma gezme gibi mubah amelleri dahi ibadete dönüştürürken, ihlas sız ve riya karıştırılmış nice büyük ameller ise ber heba olabilir.

Freelyshout

Bir mü’min diğer bir mü’min kardeşine selam vermekle, onunla musafaha etmekle, ona güler yüz göstermekle, bir öğütte bulunmakla sevap kazanır. Yoldan eziyet verici bir taşı, çöpü, çalıyı kaldırmakla sevap kazanır ve ihlası oranında sevabı çok olur. Hâlbuki meşhur hadiste (zengin, âlim ve mücahit) üç sınıf insan, en büyük amellerden üç amel işliyorlar ancak ihlasla değil de desinler diye yaptıklarından, amelleri boşa gitmekle kalmıyor ayrıca sürüklenerek cehenneme atılıyorlar.

Başka bazı hadislerde mealen: ”nice namaz kılanlara yorgunluk, oruç tutanlara açlık, gece namazına kalkanlara uykusuzluk, zekât ve infakta bulunanlara fakirlikten başka bir şeyin kalmayacağı ve nice ihlastan uzak, riya ve gösteriş karışan amellerin, eski paçavra gibi sahibinin suratına fırlatılacağı” ifade edilir. Şu halde nice emeklerle işlediğimiz amellerimizin ihlasla ve sadakatle olmasına dikkat edelim.

İmamı Gazali (rh.a) der ki: “amellerde ihlas bedendeki ruh gibidir. Ruhsuz beden et-kemik yığınından ibaret olduğu gibi, ihlas sız ameller de manasız ritüellerden ibarettir.”

Şunu da unutmayalım ki zaman zaman amellerimize belli oranlarda riya karışabilir. Bu esnada şeytan sağdan yanaşarak, o ameli terk etmemizi fısıldar. Hâlbuki amelimize riya karıştıran da şeytanın kendisidir. Yani şeytan olmaz türlü hilelerle bizi Salih amellerden alıkoymaya çalışır. Bu hileye karşılık yapılması gereken amelleri terk etmek değil, ısrarla amellerimize devam etmektir. Zira şeytanın tüm hilelerine karşılık yegâne savunmamız, ihlasla yaptığımız Salih amellerimizdir. Bu amellere devam ettikçe imanımız güçlenecek, imanımız güçlendikçe ihlasımız gelişecektir. Derken zamanla şeytan bizden ümidini kesecek uzaklaşacaktır.

Kurbandan dersler

  • Allah (cc) a pazarlıksız teslimiyet.
  • Allah (cc) yolunda en ileri derecede fedakârlığın sözleşmesi.
  • Resûlullah (sav) İbrahim (as) ve nice peygamberlerin sünnetini ihya ve emirlerine inkiyad.
  • İbrahim ailesini örnek alma…
  • Sılay-ı rahm/akrabalık ilişkilerini ihya edip geliştirme.
  • Komşuluğu diriltip pekiştirme.
  • Aile bireyleri arasında sevgi ve muhabbetin sürekliliğini sağlama.
  • Zengin, fakir arası muhabbet ve kaynaşma vesilesi.
  • Sosyal barış yardımlaşma ve dayanışmaya katkı.
  • İslami örf ve âdet birliğine katkı ümmet bilincini ihya…
  • Ekonomik kalkınmaya katkı sunma…
  • Kurban hayvan katliamı değildir.

Kurbanın adı bile ihlas, samimiyet ve teslimiyet içeriyorken, şuursuzca yapılması tezattır. Evet, kurban: “yaklaşmak, yakın olmak” demektir. Dolayısıyla bizi Allah (cc) a yaklaştıran her amel bir yönüyle kurbandır. Şu halde amellerimize; gösteriş, riya, kibir, gibi ğill-ğişş karıştırarak veya amellerimizde ihlas ve niyeti eksik bırakarak boşa çıkarmayalım. Yanan harmanımızın, iflas eden ticaretimizin, kaza yapıp hurdaya çıkan aracımızın, dolu, sel vb. bir musibetle yok olan; bostanımız, bahçemiz, bağımızın telafisi var. Kısaca dünyalık zararlar ne kadar büyük ve çok olsalar da çaresi var. Ama ahretin zararının telafisi yok. Mahşer günü ilahî mizanın bir kefesine hayrımız, diğerine günahımız konduğunda hayır kefemiz hafif çıkarsa işte onun telafisi yoktur. KURBANLARIMIZ KURBAN OLSUN. Âmin… Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç