Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Aile Yıkılırsa Ümmet Yıkılır 2

17.03.2018

Aklıselim her insan yenik düştüğümüz batı kültürünün sosyal hayatımızdaki tahribatını bilmektedir. Buna bağlı olarak şu an aile kurumu sos vermektedir. Bu konu birkaç makaleye sığmayacak kadar geniş bir konu ancak biz geçen hata başladığımız konuya devam edelim inşallah.

3.Devlet hükümet vb sorumlu kurumların yanlış ve yanlı politikaları,

Aileyi korumadan sorumlu bakanlığımız var ama batıya karşı olan kompleks ve önyargılarımız sebebiyle çoğu kere aileyi sarsacak nice kanun ve yönetmeliklere imza atmaya devam ediyoruz maalesef. Aile reisinin kadın erkek müşterek olması, boşanma durumunda erkeğin malının yarısının kadına verilmesi, zinanın serbest olması, boşanan kadına maaş verilmesi, kadına pozitif ayırımcılık vs…

Freelyshout

Yüzde 99 u Müslüman olan bu ülkede, yaratan Allah (cc) ın kadın erkek için koyduğu kaide ve kurallardan henüz bahsedilemiyor maalesef. Ama feministler kadın hakları, kadın­­­-erkek eşitliği adı altında yaptıkları baskılarla hem kadının kendisine büyük zararlar verecek, hem de aileyi kökünden sarsacak nice kanun ve yönetmelikleri zoraki dayatabilmektedirler. Zina tartışmaları zamanında “beden benim istediğim gibi kullanırım” diyen pespaye bayanları hatırlarsınız. Hâlbuki zinanın serbest olması aileleri yıktığında, bunun enkazı altında en fazla yine kadınlar kalmaktadır ama… Ne yazık ki kadına bu zulmü yapanlar aynı zamanda kadına bunu özgürlük ve eşitlik diye yutturabilmektedirler.

4.Anne babaların duyarsızlıkları.

Anne babalar çocuklarının bu dünyalarını memur etmek için saç ve sakallarını süpürge etmekte, yemeyip yedirmekte, giymeyip giydirmekte ve onların dünya refahı için kendi hayatlarını zehir etmektedirler. Ama aynı anne babalar evlatlarını dünya ahirette huzur ve saadete kavuşturacak olan manevi değerleri es geçmekle evlatlarına ilk darbeyi yine kendileri vurmaktadırlar. Onlar bunu hep evlatlarının hayrı için yaptıklarını düşünüyorlar ama bu bilinçsiz sevgi hem bu evlatları, hem de onların ilerde kuracakları aileyi yok edecek tehlikeler barındırmaktadır. Hâlbuki çocuklarımızın ahireti yok olduktan sonra bu dünyada padişah olsalar ne yazar.

5.Ekonomik sebepler ve lüks konfor düşkünlüğü.

Ailelerin temelini sarsan bir sebepte elbette ekonomik çıkmazlardır. Bu çıkmazları hazırlayan da genelde lüks ve israftır. Düşününki her aile kesintisiz olarak taksitler ödemeye devam etmektedirler. Ne yok ki; kışlık ev, yazlık ev, deniz evi, tüm bunlar için LCD ekran TV, nofrost buzdolabı, klima, bulaşık-çamaşır makineleri, oymalı-kabartma desenli halılar, evin her bireyine cep telefonları (tabii ki son modelinden), yatak odası takımı, oturma grubu, genç odası, çocuk odası, mutfak robotu vs vs. Tabi bu arada evde elektrikli yıkamalı süpürge vardır. Ama yine de evin temizliği için bir temizlikçi kadın tutulmalıdır. Bu saydıklarımız ve giyim kuşam eşyalarının modası geçtikçe, rengi soldukça veya bir üst modeli çıktıkça değiştirilmesini de hesaba kattığınızda faturaların tutarını siz düşünün. Birde buna güzellik merkezi, kuaför, makyaj, boya-cila masrafını da eklerseniz….

               Bunca maddi külfetin üstesinden gelebilmek için tabii ki çalışmaya müsait tüm aile bireylerinin çalışması gerekir. Bu da bizzat aileyi tehdit eden bir tehlikedir. Son zamanlarda kredi kartı borcundan dolayı intihar eden, evini terk eden ve böylece ailesi dağılan insanlar ne kadar da çoğaldı. Özellikle anne babanın yoğun bir tempoyla çalışmak zorunda kalmaları, hem birbirleriyle, hem de çocuklarıyla ilgilenememeyi beraberinde getirmekte, bu da aile bireyleri arasında soğuma, kırgınlık, tartışma, kavga ve derken ayrılmalara kadar gidebilmektedir.

6. annelerin lüks, konfor, süslenme masrafları vb nice fuzuli masrafları için çalışmaları sebebiyle, kocasına eşlik, çocuklarına annelik yapamamaları.

Annenin eğitimsizliği, lükse düşkünlük sebebiyle çalışmak zorunda kalması, çocuğunun dünyası için her tür çileye katlanırken manevi dünyasını ihmal etmesi ve benzeri sebepler onun çocuğuyla yeterince ilgilenememesini doğurmaktadır. Takdir edersiniz ki çocuğun eğitimi ve dolayısıyla ailenin huzur ve güvenle devamında annenin rolü büyüktür. Anne bu görevinin hakkını vermeyince hem kendi ailesi hem de çocuklarının kuracağı aile çürük, sorunlu ve yıkılmaya mahkûm bir aile olmaya adaydır. Bu sebeple çalışıp aileye maddi katkı sunan anne değil, evinde çocuklarının eğitim ve terbiyesiyle ilgilenerek aileye manevi katkı sunan anne makbuldür. Zira maddi kayıpların telafisi mümkün ama manevi kayıpların telafisi zor hatta bazen imkânsızdır. Şu halde gelin toplumun tüm kesimleri olarak; amiri-memuru, işvereni-işçisi, öğretmeni-öğrencisi, esnafı-çiftçisiyle ailelerin sağlıklı, sağlam, huzurlu ve güvenli olması için her birimize ne görev düşüyorsa yapalım. Aileyi tehdit eden herhangi bir tehlike gördüğümüzde asla bana ne demeyelim. Bu tehlike kimden/nereden gelirse gelsin uygun bir şekilde müdahale ederek bertaraf edelim. Hemen şimdi, yarın çok geç olabilir. Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç