Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Amelin Sigortası İHLAS

07.04.2016

Allah (cc) hamdolsun ki rahmet, fazilet ve bereket ikilimi olan bir üç aylara daha bizi selametle kavuşturdu. Doğal olarak bu üç ayların faziletiyle sair zamanlardan daha farklı bir şekilde taat ve ibadete yöneliyoruz. Nice emeklerle elde ettiğimiz ibadetlerimizin ecrini mükâfatını zayi etmemek için bir sigortaya ihtiyaç varsa o da ihlastır. Dolayısıyla amel önemli, ama amelleri heba etmemek ondan da önemli şu halde ihlasımızı yeniden gözden geçirip kulluk yolculuğuna devam edelim. Arada bir de bu ihlas kontrolüne ihtiyaç olduğunu unutmayalım.

Bir çiftçi, tarlayı sürüp, ekip, gübreleyip, ilaçlayıp bin bir emekle yetiştirdiği ekinini, daha sonra biçip harman yerine getirdiğinde, harmanı yansa ne kadar acı olur. Birde bu çiftçinin kendi harmanını bizzat yaktığını düşünebilir misiniz?…

Bahçe eken bir kimsenin hayali, yıllarca emekten sonra ağaçlarının meyvelerinden istifade etmektir. Tüccarın hedefi, ticaretinden ehlu iyalinin nafakasını sağlamak, eğer yapabilirse birazda nesline miras bırakıp onları rahatlatmaktır. Aynı şekilde; her bir sanatkârın, akademisyenin, öğrencinin, öğretmenin, işçinin, işverenin kısaca her insanın mutlaka bir hedefi vardır.

Freelyshout

Her Müslüman’ın da; kıldığı namazlarından, tuttuğu oruçlarından, haccından, zekâtından, ma’rufu emredişinden, kötülükten sakındırmasından, tesettüre bürünmesinden, ilim öğrenip öğretmesinden, duasından, zikrinden istiğfarından kısaca her hayrı yaşamasından ve her şerden sakınmasından elbette bir hedefi vardır. Ki bu da Allah (cc) ın rızasını kazanmaktır.

Dünyalık işlerimizle ilgili hedeflerimiz herhangi bir sebeple gerçekleşmediğinde, kaybımız sadece dünyayla sınırlı kalır ki zaten dünya ve içindekilerin hepsi geçicidir. Ama Salih emellerimizin içine gösteriş ve riya karışması veya ihlastan arınıp başka gayeler için olursa, o zaman kaybımız uhrevi olur. Cenneti kaybetmekle kalmaz, cehennemi de boylayabiliriz.

Yanan harmanımızın, iflas eden ticaretimizin, kaza yapıp hurdaya çıkan aracımızın, dolu, sel vb. bir musibetle yok olan; bostanımız, bahçemiz, bağımızın telafisi var. Kısaca dünyalık zararlar ne kadar büyük ve çok olsalar da çaresi var. Ama ahretin zararının telafisi yok. Mahşer günü ilahî mizanın bir kefesine hayrımız, diğerine günahımız konduğunda hayır kefemiz hafif çıkarsa işte onun telafisi yok.

İhlasla yapılan küçük küçük ameller dahi amel defterimize kaydedilir ve ihlasımız oranınca ecirlenir. Nitekim birçok hadiste amellerin, kişinin ihlası oranında; 10-70-700 veya Allah (cc) ın bildiği kadar katlanarak karşılık göreceği ifade edilmektedir. Yine ihlas ve niyet; yeme içime, uyma gezme gibi mübah amelleri dahi ibadete dönüştürürken, ihlassız ve riya karıştırılmış nice büyük ameller ise ber heba olabilir.

Bir mü’min diğer bir mü’min kardeşine selam vermekle, onunla müsafaha etmekle, ona güler yüz göstermekle, bir öğütte bulunmakla sevap kazanır. Yoldan eziyet verici bir taşı, çöpü, çalıyı kaldırmakla sevap kazanır ve ihlası oranında sevabı çok olur. Hâlbuki aşağıdaki hadiste üç sınıf insan, en büyük amellerden üç amel işliyorlar ancak ihlasla değil de desinler diye yaptıklarından, amelleri boşa gitmekle kalmıyor ayrıca sürüklenerek cehenneme atılıyorlar.

Başka bazı hadislerde mealen: ”nice namaz kılanlara yorgunluk, oruç tutanlara açlık, gece namazına kalkanlara uykusuzluk, zekât ve infakta bulunanlara fakirlikten başka bir şeyin kalmayacağı ve nice ihlastan uzak, riya ve gösteriş karışan amellerin, eski paçavra gibi sahibinin suratına fırlatılacağı” ifade edilir. Şu halde nice emeklerle işlediğimiz amellerimizin ihlasla ve sadakatle olmasına dikkat edelim.

İmamı Gazali (rh.a) der ki: “amellerde ihlas bedendeki ruh gibidir.” Ruhsuz beden et-kemik yığınından ibaret olduğu gibi, ihlassız ameller de manasız ritüellerden ibarettir.” Şunu da unutmayalım ki zaman zaman amellerimize belli oranlarda riya karışabilir. Bu esnada şeytan sağdan yanaşarak, o ameli terk etmemizi fısıldar. Hâlbuki amelimize riya karıştıran da şeytanın kendisidir. Yani şeytan olmaz türlü hilelerle bizi Salih amellerden alıkoymaya çalışır. Bu hileye karşılık yapılması gereken amelleri terk etmek değil, ısrarla amellerimize devam etmektir. Zira şeytanın tüm hilelerine karşılık yegâne savunmamız, ihlasla yaptığımız Salih amellerimizdir. Bu amellere devam ettikçe imanımız güçlenecek, imanımız güçlendikçe ihlasımız gelişecek ve derken şeytan bizden uzak duracaktır. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç