Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Bağdadi Öldürüldü mü?

01.11.2019

Ümmet olarak çok zor bir süreçten geçiyoruz. At izinin it izine, batmanın çağıla karıştığı bir zaman. Kim haklı kim haksız? Kim sadık kim hain? Kim hak kim batıl adına mücadele ediyor? Kim ümmetin ve insanlığın maslahatına hizmet ediyor? Kim de ümmetin altını oyuyor, insanlığı uçuruma sürüklemeye çalışıyor? Bu ve benzeri sorulara sağlıklı cevap vermenin zor olduğu bir zaman dilimindeyiz.

Şu kısacık ömrümüz de sağcı solcu, dinci dinsiz, onlarca ihanet çetelerine şahit olduk ve olmaya devam ediyoruz. Özellikle din adına ortaya çıkan biri FETÖ kadar ılımlı, diğeri DEAŞ kadar vahşi örgütler onlarca yıl sonra bir de bakıyoruz ki, küresel zalimlerin projesi çıkıyor. Biri kediciklerin babası kadar çağdaş(!), diğeri bağdadi kadar bağnaz görünümlü lider figürler. Hem nurcu, hem tarikatçı, hem konsomatris birini ayni ihalede buluşturuyorlar. Bu vb. onlarca oyunu da din, dinci ve dindarlar üzerinden yürütüyorlar.

“Müminin ferasetinden korkun. Çünkü o Allah (cc) ın nuruyla bakar.” Nebevi prensibi dahi, içimizi ferahlatmıyor. Özgüvenimizi de birbirimize güvenimizi de alt üst ettiler. Belki de ferasetimizi de körelttikleri için tüm bu oyunları böyle rahat oynuyorlar. Dinimiz, imanımız, kisvemiz, kardeşliğimiz, güvenimiz, his ve duygularımızla oynuyorlar.

Freelyshout

Afgan cihadı devam ederken, “Bin Laden” diye bir figür çıktı ortaya. Birçok insan gibi şahsen beni de heyecanlandırmıştı. Hele İslam âlemindeki genç dindarların kahramanı olmuştu. Öldürülme haberi çıkıncaya kadar da, Usame hakkında hayırdan başka bir şey konuşmadı. Afgan cihadı esnasında CIA vb. örgütlerle irtibatlarını bile hayra yordum. Ama öldürülme haberi üzerindeki şaibeler, şahsen düşüncelerimi alt üst etti. ABD ve tüm batılılar, yıllardır her taşın altında aradıkları azılı bir düşmanlarını haklamış. Ama cesedine dair hiçbir görüntü yok. Peki, cenazesi ne oldu? Denize atıldı?

Sadece bin laden de değil. Selefilik adıyla ortalıkta dolaşan, sadece kendilerinden başkasını değil, birbirlerini de tekfir eden irili ufaklı onlarca selefi guruplar hakkında da kocaman soru işaretleri oluştu zihnimizde? 1370 asır önce ümmetin içine Şia gibi bir hançer saplayanlar, 350 yıl önce de Şia’nın zıt kutbu gibi görünen, ama ikisi de aynı emellere hizmet eden vahhabilik, yani çağdaş haricilik hançeri de mi saplamışlardı? Sorular, sorular, sorular…

Her iki kanatta kendinden başkasını tereddütsüz te’vilsiz tekfir ediyor. Bununla kalmıyor Müslümanları mürted görerek, düşmanlık ve hesaplaşmakta, asıl düşman olan haçlı Siyonist ittifakından önceliyor. Açıkça şu an için kâfirler bize dalaşmadıkça, onlarla işimiz yok diyorlar. Ama Müslümanlara gelince onalar mürteddir. Bizim gibi düşünmez, bizimle hareket etmezlerse katlleri vacip, kadınları cariye, malları ganimettir diyorlar.

Gelelim şimdi bu günlerde öldürüldüğü söylenen Deaş’ın lideri Bağdadi gerçekten öldürüldü mü? Eğer öldürüldüyse neden cenazesine dair hiçbir görüntü yok? Ve neden o da esrarengiz bir şekilde bin Laden gibi denize atılı verilip denizin dibini boyluyor. Onların yakınları ve ailesinden neden hiçbir ses yok. Yoksa bunlar tek başına insanlar mı? Hiç aileleri ve yakınları yok mu?

Tüm bunlar doğru mu? Yoksa basit ve kötü bir senaryo mu? Bu insanlar estetik ameliyatla bambaşka bir yüzle ve bambaşka bir göreve mi terfi ettirildiler. Ya da küresel baronların kendilerine biçtikleri rol buraya kadardı, artık emekli mi edildiler? Tüm bunlar muamma.

Evet, küresel güçler pekâlâ stüdyolarda en gelişmiş montaj teknikleriyle, onların boy boy öldürülüş fotoğraflarını üretip ellerindeki devasa medya gücüyle dünya âleme servis edebilirler. Ama o zaman İslami kamuoyunun hışmına mı uğramış olurlar? Ama küresel vampirler, hala İslami kamuoyunu hesaba katıyorlar mı? Ya da kendilerine sadakatle hizmet etmiş elemanlarını zamanı gelince çok ucuz bir şekilde gözden çıkarmış görüntüsü vermek mi istemiyorlar? Veya bu insanlar fedakâr birer İslam kahramanı ve tüm bu olan biteneler, onları da aşan konular olduğundan bir şey mi yapamadılar? Yine sorular, sorular…

Resulullah (sav) “Ölülerinizin ölülerinizi hayırla anın.” (Tirmizî, cenâiz 34) emrini bilmiyor değiliz. Ama ortada küresel bir oyun, oyun içinde oyunlar ve ümmete kurulan büyük kumpaslar var. Ama sonunda Allah (cc) ın planı galip gelecektir. İşte buna imanımız tamdır. Subhaneke… Bihamdike… Esteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç