Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Batı Hep Çok Yüzlü İdi

14.07.2016

Genelde ümmet, özelde ülke olarak şu anda bir yol ayırımındayız. Ya gücümüzün farkında olup dağınıklığımızı gidererek kendi öz gücümüzle ayağa kalkacağız. Ya da üç buçuk gâvurun paryası olmaya devam edeceğiz. Çok söylediğim bir sözü tekrar edeyim: “Ümmet olarak içinde bulunduğumuz bu acınası halin sebebi; ne güçsüzlüğümüz, ne de düşmanımızın güçlü oluşundandır. Sebep, tefrika ve ayrılıklarımız neticesinde gücümüzün dağılmasındandır. Şöyle bir toparlanıp kendimize gelirsek, hem kendimize, hem de ümmete yetecek gücümüz var elhamdulillah.

Tarih boyu batılılardan darbe yer dururuz. Ümmet olarak yaşadığımız tüm sorunların temelinde direk veya dolaylı bir şekilde batılıların parmağı vardır. Tüm hainlik ve kalleşliklerini de stratejik ortaklık, dostluk vb. kamuflajlar arkasında sürgit devam ettirdiler. Resulullah(sav) “Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz” buyurur. Biz onlar hatta yüzlerce kezdir ısırılmaya devam ediyoruz. Ama bir türlü de elimizi akrep deliğinden çıkarmıyor veya çıkaramıyoruz.

İşte AB, AP vb. yerlerde yapılan muameleler… Kırk yıldır ülkemizde devam eden terörün ve İslam âleminde devam eden gizli aşikâr tüm savaş ve terör eylemlerinin, batıya rağmen devam etmesi mümkün değil. Yani batı bunun açıkça destekçisi. Efendim neden batı bu iki ya da çok yüzlülüğü yapıyor demek, yılan neden zehirliyor, akrep neden sokuyor demek gibi yersiz. Çünkü batının fıtratı bu… Adam yaratılışının, karakterinin gereğini yapıyor.

Freelyshout

 Yılan yılanlığını, akrep akrepliğini yapacak da… Ya şu İran’a ve beraberindeki Şii çete devletlere ne demeli. Hani bunlar ümmetin hamisiydiler… Hala ümmet kardeşliğinden İslam’dan falan bahsediyorlar… Kâfirler sun’i münafık, ama Şia takiyyeyi imanın rüknü edinmiş asli bir münafıktır.

Her rengiyle batı, içeride dışarıda terör örgütlerine destek veriyor. Daha önce kısmen gizleme ihtiyacı duyuyorken şimdi tamamen aşikâre her türlü desteği veriyor. En gelişmiş silahlar, özel timler, akıl hocaları, istihbarat desteği, ortaklaşa operasyonlar, hesapsız para ve lojistik destek vs. Tüm bunlar yetmiyor, en etkin kurumlarının en özel yerlerinde terör örgütlerinin açıktan reklamları, çadırları, fotoğraf sergileri…

Tüm bunların sadece içerdeki küçük hain bazı grupların işi olduğunu kim söyleyebilir. Dile kolay bir asır… Önceki bir asır da bu operasyonların altyapısının oluşturulmasıyla geçti iki asır… Yani insanlık ve İslam düşmanları, tüm bu hile ve desiselerle insanlığa iki asır kaybettirdiler ve kaybettirmeye de devam ediyorlar. Tabi bunun sonucunda kaybedilen, can, mal, insanlık, onur, izzet, ar, namus ve nice mukaddes değerler…

Bu iki ya da çok yüzlülük sadece bizim ülkemizde de değil, tüm İslam diyarında hep devam etti ve ediyor.

Neden İslam âleminde işler böylesine zalimane yürüyor. Çünkü İslam diyarını işgal eden kâfirler sureta işgalleri sonlandırmışsa da gerçekte işgal ve sömürü devam ediyor. Dolayısıyla seçimler göstermelik, seçilenler de batılıların valileri hükmündedir. Önceki seçilen yan çizmeye başlasa ya ziya-ul hak gibi uçağını infilak ettirir infaz ederler veya herhangi bir yolla onu alaşağı ederler. Bu yolun demokratik olması, darbeyle olması falan fark etmez.

İşte Mısır, dünyanın gözleri önünde seçimle gelen Mursi askeri darbeyle indirilip zindana atıldı. Hiçbir batı ülkesi darbeye darbe demedi ve her tür ilişki ve yardımlarını da devam ettiriyorlar. Ama Mısır tarihinde ilk defa halk tarafından seçilen Mursi’ye zırnık koklatmadılar yardım adına. Çünkü onlara eyvallah demedi. Bunlar kahpedir, kalleştir…

Mursi’nin devrilmesinden beri, 40 binden fazla zindana atılan, bunlardan binlercesi idam cezası almış durumda… Her gün faili meçhul şekilde ortadan kaldırılan insan sayısı 4-5 kişi… Şu ana karar binlercesi bu şekilde kaybolmuş… Ve daha neler…

Kısaca ataların “ayıdan post, gâvurdan dost olmaz” sözü bir kez daha tezahür ediyor. “Kendi göbeğimizi kendimiz keselim.” Sözü de bu aralar haklı olarak söyleniyor. Ama bunu bir an önce pratiğe dökmeye bakalım. Şunu bilelim ki batıdan bize hayır yok. “Türkün Türk’ten başka dostu yok” sözü ne kadar yanlış ise, “Müslümanın Müslümandan başka dostu yok.” Sözü o kadar doğrudur.

Dolayısıyla, İslam birliğini hızlandırmalıyız, İslam ordusunu güçlendirmeliyiz. Bu orduyu formalite değil gerçek bir güç olarak görmeli, buna yönelik adımlar atmalıyız. Sadece Suriye, ırak değil, İslam diyarının neresinde bir işgal, katliam veya talan olduğunda, batıdan medet ummadan, kendi öz gücüyle müdahale edecek, zulme ve zalimlere diyecek duruma gelmelidir.

Yüzlerce ayetten sadece şu birkaç tanesi bu konuda ne güzel müjdedirler.

 “Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim 14/42) “Zalimler hangi devrilişle devrileceklerini görecekler. (Şu’ara 26/227)

“Zulmedenleri o korkunç uğultulu ses yakaladı da yurtlarında diz üstü çökekaldılar. Zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size de ateş dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra size yardım da edilmez. (Hud 11/67,113)

“Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helâk ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var? (Kaf 50/36)

Allah’ım! şahit ol ki, biz zalimlere karşıyız… Mazlumların yanındayız… Mazlumların zalimlerden hesap sorma günü daha çetin olacak… Zalimler için yaşasın cehennem… Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç