Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Batı Rüyasından Ne Zaman Ayılacağız?

27.01.2019

Kimi batının neon ışıklarından gözleri kamaşan insanlar, hala batı kültürüne yıkama yağlama çekmeye devam ediyorlar. İbahiyeti, yani sınırsız ahlaksızlığı, özgürlük olarak gören; sadece imani değil, insani dengesi de şaşmış olanlara pek anlatabilecek sözümüz yok. Çünkü batının kapkara şalı onların gözlerini örtmüş durumdadır. Dolayısıyla o kara şal devam ederken gerçekleri görmeleri mümkün değildir.

Ama üzülerek görüyoruz ki, nice mütedeyyin, muhafazakâr kimseler de de aynı tavrı görmek, gerçekten üzücü… Hele hele bir ayağı batıda olan bizim mahalleden olan kimi siyasiler ve bürokratların ısrarla aynı tavrı sürdürmelerini hiç mi hiç anlamıyorum. Acaba diyorum, bunlar birileri tarafından yanıltılıyorlar mı? Batı ülkelerine yaptıkları ziyaretlerde, misafir oldukları beş yıldızlı otel odalarından ibaret mi görüyorlar. (ki bu çok da mümkün bir ihtimal değildir.) Ya da elleri mahkûm olup başka çıkar yol mu bulamıyorlar? Yani bir asırdır batının siyasi, ekonomik ve kültürel kuşatmaları; onları, yönlerini batıya dönmeye mecbur mu bırakıyor?

Yok, eğer bizim mahalleden olan siyasetçi ve bürokratlar, gerçekten batının bu zavallı ve acınacak halini özümsemişler de kabullenerek savunuyorlarsa, o zaman ruhlarına Fatiha okumanın zamanı geçmiş bile demektir. Ama artık bıçak kemiğe çoktan dayanmıştır. Özellikle mevcut iktidar ve bizim mahalleli siyasiler, bu konuda somut adımlar atmayıp, batıya gözü kapalı teslimiyete devam ederlerse, iktidarlarının sonu uzak değildir. Özellikle ahlaki yozlaşma ve aile politikalarında, gayretullaha dokuma başlamıştır. Halkın sillesini bilemem ama Hakkın sillesi çok çetin olur.

Freelyshout

Batının teknolojik terakkisi ve üstünlüğü malum. Gerçi, “Batının bilim ve teknolojisi, İslam’ın ilim sofralarının atıkları üzerine bina edilmiştir.” Bu konuda yakında kaybettiğimiz Fuat  …………. Birazcık incelense, bu gerçek net olarak anlaşılır. Bu halan insaflı tüm batılı bilim adamlarının hayranı oldukları ve örnek aldıkları İslam âlimlerinin hayatları incelenebilir. Ebu Bekir Razi, İbni Sina, Biruni,

Bilim ve teknolojide batıdan istifade etmeye hiçbir aklıselim Müslüman, itiraz etmemiştir ve etmez de. Kur’an ve Sünnet bu konuda bize sadece kapıları açık tutmuyor. Yanı zamanda ilmi ve teknolojik gelişmeyi, bir görev olarak omuzlarımıza yüklüyor. Bu konuda sadece şu kısa hadisi şerif ile iktifa edelim. “Hikmet (ilim, bilim ve marifet) müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almaya daha hak sahibidir.” (Tirmizi, İlim 19; İbn Mâce, Zühd 17)

Ama takdir edersiniz ki, yıllardır “muasır medeniyet” ifadesini yıllardır ağışlarına sakız yapanların asıl kast ettikleri, batının sınırsız ahlaksızlık diyebileceğimiz, kokuşmuş kültürüdür. Tabi muasır medeniyet diyerek gözü kapalı yüzünü ve yönünü batıya çevirenler, tabi ki bu konuda açık konuşmuyorlar. Bir muamma şeklinde “muasır medeniyet” dedikleri tılsımlı bir deyim geliştirmiş, bununla bir nevi göz boyama ve hipnoz yapıyorlar.

Çünkü onlar da biliyorlar ki, muasır medeniyetle, kısaca LBGT de diyebileceğimiz, sınırsız ahlaksızlığı kast ettiklerini açıkça ifade etseler, foyaları meydana çıkacak ve emelleri boşa çıkacaktır. Dolayısıyla lafı dolandırıp duruyorlar. Tabi bununla kendilerince hem kapkara niyetlerini örtmüş oluyorlar. Hem de İslam’ın ilime ve bilime karşı olduğunu iddia ile büyük iftira kampanyalarını organize ediyorlar. Ondan sonra gelsin yaygara ve vaveylalar… “irticaya hayır” “ülkeyi ortaçağ karanlığına döndürmeyeceğiz” “Arap İslam’ı-acem İslam’ı” “örümcek kafalı” “çember sakallı” vs.

Özellikle başını birçok feminist örgüt ve “kadem” in çektiği son yıllardaki kadın ve aileyle ilgili düzenlemeler, düşman başına. Bizim siyasilerimizin de sanki hiç araştırmadan bu düzenlemelerin altına imza atmaları, bu düzenlemelerin yasalaşması sürecindeki tutum ve davranışları, anlaşılır gibi değil. Neredeyse tamamı, tamamıyla batıdan fonlanan bu STK ve örgütlerin başat başarılarından biri de, Avrupa uyum yasaları çerçevesinde yapılan “İstanbul anlaşmasıdır” İnsan sormadan edemiyor. Bunlar batıda ailenin çoktan yıkıldığını görmüyorlar mı? Ailenin yıkılmasıyla tüm ahlaki ve insani değerlerin alabora olduğunu görmüyorlar mı? Batının işgal ve sömürülerle uzatmaları oynadığı biraz maddi gücü vardı, o da suyunu çekmeye başladı. Dolayısıyla 1450 yıl önceki cahiliyenin çağdaş versiyonu olan batı kültüründen başta İslam ümmeti olmak üzere; batılı, doğulu, kuzeyli güneyli tüm insanlık kurtarılmalıdır. GEÇ OLMADAN… Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç