Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Berata Buyrun

18.04.2019

İhtiyar ve kirlenmiş dünyanın bu dağdağalı devresinde feyiz ve bereket iklimlerine ne kadar da İhtiyacımız var… Bir taraftan İslam âleminde içleri karartan, yürekleri paralayan tablolar… Diğer taraftan içeriden ve dışarıdan yaşanan ihanet ve hıyanetler… Sadece ülkemiz değil, İslam diyarının altını oymalar, İslam’ı tahrif çalışmaları… Ne ki, İslam diyarının sair kısımları, büyük oranda teslim alınmış, şimdi son kale Anadolu’ya yüklenmeler… Maskeli yüzler… Elbisesiz adamlar… Adamsız elbiseler, şaibeli seçimler, kripto hainler… vs…

İşte böyle zamanlarda insan sığınacak bir merci arar, şefkatli bir anne kucağı misali… Aynen necip fazılın dediği gibi…

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat; 
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat.
Yalnız seccademin yününde şefkat; 
Beni kimsecikler okşamaz madem; 
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem!

Freelyshout

İşte bugün ilahi rahmetle bizi saracak, ruhlarımızı okşayacak lahuti dokunuşlara ihtiyacımız var… Ümmet olarak Allah (cc) a kulluğun hakkını vermekten uzaklaştık… Kardeşliğin, birliğin beraberliğin, şefkatin, merhametin, yardımlaşmanın, dayanışmanın hakkını vermekten uzaklaştık… Efendimiz buyurmuyor mu ki: “Merhamet edin ki, merhamet olunasınız.” İtiraf ediyoruz ki merhametin hakkını veremedik. Ama yine de ilahi rahmet kapısından başka gidecek bir yerimiz de yok.

Âyet-i kerimede mealen buyuruluyor:

“Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu (Kur’anı) mübarek bir gecede indirdik. Elbette biz insanları uyarmaktayız.” (Duhan 2,3) Birçok âlim, Kur’an’ı Kerim’in iki farklı inişinden bahsederler. Birincisi; toptan Levh-il-mahfuz’dan yeryüzü semasına indirilmesidir ki berat gecesindedir. İkicisiyse vakti geldikçe, kısım kısım yeryüzüne indirilmesidir ki, o da kadir gecesindedir. Hadis kaynaklarında bu geceyle ilgili birçok rivayetler var…

Her sene, Şaban ayının on beşinci Berat gecesinde, o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yani her şey Levh-i mahfuza yazılır. Resulullah efendimiz, bu gece, çok ibadet, çok dua ederdi.

Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:

“Şaban öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçluyken arz edilmesini isterim.” (Nesaî)

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

“Berat gecesi göklerin kapıları açılır, melekler müminlere müjde verir ve ibadete teşvik ederler.” (Nesai, Beyheki,  Münziri)

“Şu beş gecede yapılan dua geri çevrilmez: Regaib Gecesi, Berat Gecesi, Cuma gecesi, Ramazan ve Kurban Bayramı gecesi.” (İbni Asakir)

“Allahü teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek, kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç, herkesi affeder.” (İbni Mace)

“Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki: “Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa istesin, vereyim.” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.” (İbni Mace)

“Cebrail aleyhisselam gelip, “Kalk, namaz kıl ve dua et! Bu gece Şaban ayının 15. gecesidir” dedi. Bu geceyi ihya edenleri Allahü teâlâ affeder. Yalnız, müşrik, büyücü, falcı, cimri, kinci, müşahin, içkici, faizci ve zaniyi affetmez.”  (Taberani)

“Allahu Teâlâ, Şaban’ın yarısının (Berat) gecesinde, dünya semasına tecelli eder. Benikelb kabîlesinin koyunlarının kıllarından daha çok kimsenin günahlarını affeder.” (İbni Mace, Tirmizi)

“Allahü teâlâ, Şaban ayının 15. gecesinde rahmetiyle tecelli ederek kendisine şirk koşan ve Müslüman kardeşine kin güdenler hariç herkesi affeder.” (İbni Mace) Dolayısıyla Şaban’ın 15. Gecesi olan berat gecesi, bizim için bir fırsat anıdır. Kendimiz, ailemiz, akrabalarımız ve çevremiz olarak bu gibi fırsatları iyi değerlendirelim. Herhangi dünyalık bir fırsatı haber aldığımızda, nasıl ki birbirimize haber verir, akrabalarımızı uyarırız ya… Gelin bu geceyi de böyle değerlendirelim ve yapabildiğimizce çevremizi de istifade ettirelim. Subhaneke… Bihamdike… Esteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç