Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Çanakkale Nasıl Geçilmez

20.03.2015

Her yıl Çanakkale zaferini anıyoruz, kutluyoruz ve kutlamalıyız da. Sadece Çanakkale değil, tüm zaferleri anmak, nesillerimize tanıtıp hatırlatmak önemlidir, faydalıdır. Ancak çoğu zaman birileri bu önemli tarihi gerçekleri, tarihte yaşanıp geçmiş sıradan bir olay gibi anlatıp geçiştiriyor. Kimileri de bu olayları süsleyerek anlatmak suretiyle ikbal devşirmeye alet ediyor. Bir masal bir hikâye gibi anlatıyor. Günümüz ve geleceğimize dair ders ve ibretler çıkarma yönüyle değerlendirmiyor. O zaman bu tarihi destanlar, ruhsuz cisimlere, ya da tuzsuz yemeğe dönüşüyor.

Çanakkale destanı bilindiği üzere çok büyük bir olay… Ciltler dolusu kitaplara sığmayacak kadar da geniş… Dolayısıyla biz küçük bir testle Çanakkale destanını değerlendirelim. Dilerseniz bu soruları kendimize, çocuklarımıza, öğrencilerimize, kısaca çevremizde, yakınımızda bulunan kim varsa soralım ve beraberce değerlendirelim.

Çanakkale destanı testi

Freelyshout
  1. Düşman neden Çanakkale’ye saldırdı. Bizden ne alıp veremediği vardı?
  2. Saldıran düşman kimlerden oluşuyordu? Bu düşman şimdi dost mu oldu?
  3. Şu an ölüm tarlalarına dönüşen İslam diyarında devam eden katliamlar neyin nesi? Bu ateş kim tarafından ve niçin tutuşturuluyor?
  4. Bir asra yakındır İslam diyarını talan eden düşman aynı düşman değil mi?
  5. Ateşli silahlar dışında diğer tüm araçlar yoluyla bizimle de savaşan aynı düşman değil mi? Eline fırsat geçerse, silahla da saldırmaktan geri kalır mı?
  6. 30 yıldan fazla süren, 40 binden fazla cana ve hesapsız mal ve değerlerin kaybına sebep olan terör belasını başımıza saranlar aynı düşmanlar değil mi? Şu an bin bir güçlükle devam ettirilen barış sürecini bozmak için gizli aşikâr sinsi planlar kuranlar da aynı düşmanlar ve onların yerli işbirlikçileri değil mi?
  7. Neden İslam diyarında işgal ve sömürü, kan ve gözyaşı, feryat ve figan dinmiyor?
  8. Çanakkale savaşı kim tarafından niçin yapıldı ve bu zafer kimler tarafından, neyle, nasıl kazanıldı?
  9. Bu gün benzeri bir savaş kapıya dayansa aynı vefa, cefa ve fedakârlığa sahip bir neslimiz var mıdır? Şayet yoksa o nesli neden, nasıl kaybettik ve yeniden nasıl yetiştirebiliriz?
  10. Şüheda ecdadımız kabirlerinden kalksa ve şöyle bir baksa uğruna kanlarını ve canlarını sebil ettiği bu topraklara, biz torunlarını tanır mı? Hayatı aşk, meşk ve hazlardan ibaret görenleri torunları olarak kabul eder mi? Mahşer günü bu nesillerine şefaatçi olur mu, yoksa yakalarına sarılıp şikâyetçi mi olur?
  11. Neden bu vb. zaferlerin kutlamalarında onların kemiklerini sızlatan danslı dümbelekli, içkili kokteylli kutlamalar yapılır? Onların uğruna şehit oldukları değerlerin tersi manzaralar yaşanır. Bu reva mıdır? Bu uygulamalar şühedayı katletmekten daha ağır bir cürüm değil mi? Onların ruhları sızlamaz mı? (Son yıllar da yaşanan vefa örnekleri güzel ama yeterli değil)
  12. Bu zaferlerde 72 milleti bir araya getiren şey neydi? Bu gün neden ümmet paramparçadır?
  13. Ümmet olarak bu acınası halimizin sebebi; düşmanının güçlü olması mı, bizim güçsüzlüğümüz mü, ya da gücümüzün dağınıklığı mı?
  14. Ümmetin birlik beraberliği, gücünün toparlanması için ne yapılabilir? Bunun için; fert, cemaat, cemiyet olarak iman eden her Mü’min’e ne tür sorumluluklar düşer?
  15. Şu cemaat, bu örgüt, falan cemiyet, falan vakıf-dernek vs. ayrılıklarımız aynı dağınıklığın ta kendisi değil midir? Birlik beraberliğin hükmü nedir, dağınıklığa sebep olmanın vebali nedir?
  16. Mensup olduğumuz cemiyet, birlik beraberliğin aksini yapıyor, ümmetin güç dağılımına sebep oluyorsa gerekli uyarıyı yapar mıyız? Cemaatimiz, tarikatımız aynı hatada ısrar ederse, o cemiyetten ayrılır mıyız?
  17. Çanakkale ve istiklal harbinden sonra savaş bitti mi, şekil mi değiştirdi?
  18. Savaş sadece ateşli silahlarla mı yapılır? Kaç çeşit savaş vardır ve bu savaşlarda ne gibi araçlar kullanılmaktadır?
  19. Maneviyat, mukaddesat ve İmana yani ebedi hayat olan ahiretimizi tehdit eden soğuk savaş, fani olan dünyamız ve dünyalıklarımızı tehdit eden sıcak savaştan daha tehlikeli değil midir?
  20. Bu açıdan bakıldığında yine de Çanakkale geçilmedi diyebilir miyiz? Ecnebi düşman geçemedi ama yerli düşman neredeyse bir asır boyunca ecnebi olanı aratmadı mı?
  21. Yerlisi ecnebisiyle düşman hep pusuda değil mi? Tüm ümmeti tehdit eden, sadece dünyamızı değil, ahiretimizi de yıkmak için fırsat kollayan düşmanlara karşı ne yapmalıyız, ne yapıyoruz? Bu sorulara bir o kadarını ekleyip vicdanlarımıza ve vicdanlara soralım. Bakalım başarı oranımız ne derecedir? Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç