Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Çocuklarımız Fidandır

04.04.2016

Bahçemize hangi fidanı dikersek, o meyveyi yeriz. Bunu yıllardır yaşayarak tecrübe ediyoruz ama bir türlü de kalıcı çözümler bulamıyoruz. Bulduğumuz sahici çözümleri de gerektiği gibi uygulama imkânı bulamıyoruz. Maalesef birçok konuda olduğu gibi çocuk terbiyesi konusunda da bir kısır döngüdür devam ediyor.

Çocuklar aileleri, aileler toplumu, toplum’sa ümmeti oluşturur. Esasen daha kısa yoldan ifade ile, tüm insanlık çocuklardan oluşmaktadır. Şu halde çocukların eğitim ve terbiyesi, tüm insanlığın eğitilip terbiye edilmesidir.

Bu eğitimde en büyük rol ailenindir. Bilim adamları, çocuğun kişiliğinin oluşumunun 0-5 yaşlarında gerçekleştiğini söylüyorlar. Bu yaşta çocuk, ana kucağı ve baba ocağındadır. Normal bir ailenin çocuğu 0-5 yaşları arasında ailesinden habersiz ve tek başına nerdeyse dışarıya adım atmamaktadır. Dolayısıyla ailenin çocuk terbiyesindeki rolü tartışılmaz.

Freelyshout

“Cami merkezli hayat” gereğini değişik makale, vaaz, hutbe ve derslerimizde defalarca tekrar etmiştik. Çocuk terbiyesi ve aileye dair de bir o kadar hatta daha fazla çalışmalarımız oldu ve olmaya da devam edecektir. Özellikle sanal âlemin çocuklarımızı ahtapot gibi sarmaladığı çağımızda, çocuk terbiyesi acil ve hayati önem arz ediyor. Bu terbiyedeyse cami merkezli hayat etkisi tartışılmaz.

Ramazan ayı lahuti cazibesi ve ilahi bereketiyle ailece camiye yönelişi de beraberinde getiriyor. Ramazanın, okullarının yaz tatiliyle kesişmesi, çocuklarımızın camiye, cemaate, namaza, ibadete ve Kur’an eğitimine kazandırılmasında ciddi bir fırsat oluşturuyor. İşte bu fırsatı iyi değerlendirip hep beraber, kendimiz, ailemiz, çevremiz ve toplum için ramazanı daha da bereketlendirebiliriz.

Bu da çocuklarımıza camiyi, namazı, sevdirmemiz, Kur’an eğitimini daha eğlenceli hale getirerek, onların camiyle bağlarını sürekli hale getirmemizle mümkün… Ancak bu konuda özellikle bazı yaşlı amcaların çocuklara karşı takındıkları tavırları, hikmetlice aşmak gerekiyor. Bununla ilgili önerilerimizi bir sonraki yazıya bırakarak, özellikle çocuklara sert çıkan kardeşlerimize bazı uyarılarda bulunalım.

Çocuk çocukluğunu, büyük büyüklüğünü yapmalı.

Çocuklara sert çıkan büyükler, özellikle empati yapıp kendi çocuklarını düşünsünler. Buna birde zaman farkını eklesinler. El an yaşadığımız bu teknoloji çağında değişim o kadar hızlı ki on yılda, bir asırlık değişiklikler yaşanıyor. Yeni değişim on kar daha hızlı. Sosyal, siyasal, kültürel kısaca hayatın her alanında jet hızıyla bir ilerleme/değişim var. Dolayısıyla bu durum neslim oluğum ve gelişiminde de büyük farklılıklar doğuruyor.

Şunu da unutmayalım ki çocuk enerji doludur. Koşmalı, oynamalı, düşmeli, kalkmalı… Hatta bazen kırıp döktüğü de olur buna hazır olmalıyız. Çocukluğun gereği yaramazlık, büyüklüğün gereği şefkatle sahiplenip teskin etmektir. İki arkadaş gibi karşılıklı oturup, onu muhatap alarak ikna etmektir. Severek, sevdirerek çocuğu kontrol altında tutmaktır. Çocuklar Çocukluğunu yapıyor, ya büyükler?

Camilerde çocuk sorununun bir sebebi, çocuklardan büyük davranışı beklememizdir. Çocuktan çocukluk yapmamasını istemek, taşın pamuk olmasını istemek gibi bir şey… Hayır, çocuk fıtratı gereği çocukluğunu yapacak, büyüklerde sabırla, azimle ve hikmetle, ama özellikle de şefkat ve merhametle büyüklüğünü yapacaktır.

Üzülerek görüyoruz ki, camilerde çocuk sorunundan çok, büyük sorunu var. Ses yapıyor, dikkat dağıtıyor, çorabı kirli, ayağı çamurlu, halıları kirletiyorlar falan denilerek zaman zaman çocukların azarlandığını, hatta camilerden kapı dışarı edildiklerini görüyor, duyuyoruz.

Şunu unutmayalım ki değil caminin halısı, caminin kökü hatta tüm camilerin taşı betonu, bir çocuğunu hidayeti kadar değerli değildir. Bir düşünelim, camiden kovulduğu, azarlanıp rencide edilen çocuklardan nicesi, İslam’dan uzaklaşıp, “sokak çocuğu” “ayyaş-berduş” olursa ne olacak. İşretseniz daha acı olanını düşünelim. Camiden kovulduğu için tinerci, kapkaççı, gezici olan çocuk veya gencin vebali kimin? Hatta kimi İslam dışı fikir ve ideolojilere kapılıp giderse ne olacak. Nitekim gençliğimizden niceleri bunun çok ötesinde fikri ve ahlaki savrulmalar yaşamaktadırlar. Bu kendi değerlerine yabancılaşan gençler, gökten inmedi, yerden bitmedi… Bunlar bizim çocuklarımız. Kim bilir belki bunlardan niceleri de zamanında azarlanarak camiden kovulan çocuklardır… Ne olur hep beraber biraz daha dikkat ve gayret… Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç