Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Gezi Bahane Plan Şahane

13.06.2013

Dünya müstekbirlerinin sinsi planlarından artık gına geldi. Kalleşçe giriştikleri derin işler ve ilişkiler, artık kabak tadı veriyor. Kahpelik paçalarından akıyor. Bu derin ve karanlık odakların, sadece dünleri değil, bugünleri de her günleri de zulüm, aldatma, karalama, karartma, akı kara, karayı ak, hakkı batıl, batılı hak gösterme vb. nice ayak oyunlarıyla dolup taşmaktadır.

Gezi parkı eylemleri, dışarıda görünen, çoğunluğu da aslında niçin orada olduğunu bilmeyen toy gençlerin, sarhoş naraları veya ayık sloganlarından ibaret değil. Şurası kesin ki, İslam baharının yaşandığı ülkeler ve Türkiye’de yaşanan kalkışmalar birbiriyle ilintili…

Ümmet başsız bırakıldıktan sonra (Şia hariç. Şia’nın ümmet içindeki fitne misyonunu daha güçlü devam ettirmesi için aksine güçlenmesi gerekiyor. Artık bu gayet bariz olarak görülmektedir.) İslam coğrafyasının elli küsur parçaya bölündüğünü, bu parçaların büyük oranda askeri güçle bir müddet kontrol altında tutulduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak zamanla askeri işgallerin faturası ağırlaşınca, kendi kültürüyle büyüttüğü bazı satılmışları, elindeki medya gücüyle kurtarıcı olarak lanse edip, aslında bir nevi vali olarak atadı. Ümmetin yeraltı, yerüstü zenginliklerini bir asırdan fazladır, bu valiler eliyle sömürmektedir. Ancak ümmetin nice evlatları, bu sinsi planı gördükçe hileleri zayıflamaya başladı. “Ilımlı İslam” 11 Eylül, BOP vs. hep olası ümmet kıyamının önünü kesmek için yapılan girişimlerdi. Ancak yetiştiremediler, apansız yakalandılar.

Freelyshout

Şimdi zararın! Neresinden dönülürse kardır diyerek, ümmetin kıyamını akim kılma, bunu yapamazlarsa en azından ucundan kıyısından sömürü çarklarını devam ettirme yollarını aramaktadırlar. Bunun için bizim mahalleden de mahalle dışından da maalesef yeterince işbirlikçi bulabilmektedirler. İşte ulusal derin güçler tam da burada ilaç gibi gelmektedir. Gezi parkındaki garibanlar, zurnanın son deliği bile değiller.

Derin güçleri anlıyorum. Ehlisünnet ve sahabe düşmanlığını akide haline getirmiş olan Şia’nın hali de sürpriz değil. Ama bizim mahalleden olup uluslararası derin güçlerin dolmuşuna binmiş olan ılımanları ve onlar gibi olanları anlamakta zorlanıyorum. Batılı müstekbirler, siyasal İslamcı, yeni Osmanlıcı ya da İslamcı terörist dediği ümmeti alt ederse orada duracak mı? Batılı-doğulu İslam ve ümmet düşmanları, ümmetin sadık evlatlarının işini bitirince buyurun ılımlılar! size bağımsızlığınızı verdim mi diyecektir? Hayır hayır, bunlar İslam’ın her şeyine düşmandırlar. Hangi ırktan, hangi, meşrepten, hangi mezhepten olursa olsun hepsine kökten düşmandırlar. Ellerine imkân geçtiği zaman da hepsinin defterini dürmekten zerre kadar geri durmayacaklardır. Peki, bunu başarabilecekler mi? işte cevabı:

  • Onlar bir tuzak kurdular. Farkında değillerken Allah da bir tuzak kurdu. Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik. İşte zulümleri yüzünden harabeye dönmüş evleri! Şüphesiz bunda bilen bir kavim için bir ibret vardır. (Neml 50-52)
  • Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. (Nahl 16/61)
  • Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.(İbrahim 14/42)
  • Halkı zulmetmekteyken helâk ettiğimiz, böylece duvarları, çökmüş çatılarının üzerine yıkılmış nice memleketler, nice kullanılmaz kuyular, nice muhteşem saraylar vardır! Zalim oldukları hâlde, mühlet verdiğim, sonra da kendilerini azabımla yakaladığım nice memleket halkları vardır. Dönüş yalnız banadır. (Hac 22/45,48)
  • Biz onlardan önce, kendilerinden daha zorlu nice nesilleri helâk ettik de ülke ülke dolaşıp kaçacak delik aradılar. Kaçacak bir yer mi var? (Kaf 50/36)
  • Zalimler hangi devrilişle devrileceklerini görecekler. (Şu’ara 26/227)

Kazansa firavunlar kazanırdı… nemrutlar kazınırdı, Ebreheler kazanırdı… Ebu Cehiler, Ebu Lehebler kazanırdı… Hepimiz iyi biliyoruz ki tarih çöplüğü, nice zalimlerin leşleriyle doludur.

               Bunca kan, gözyaşı, feryad-u figan berhebamı olacaktı?.. bunca yetim kalmış yavrular, katledilen milyon milyon kadın, erkek, çocuk, genç, ihtiyar mazlumların hukuku ne olacak?..  Şu hadisi şerif tüm zalimlerin kulağına küpe olsun. “mazlumun bedduasından korkun. Zira onunla Allah (cc) arasında perde yoktur.” Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç