Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Haccı Protesto Yerine Mali Boykot

15.10.2013

Mısırda yaşanan zalim darbeye destek veren kâfirler belli… Ancak İslam âleminden kâfirlerle saf tutup, diktatörlere destek verenlerin en zalimi Suudi kralı ve taraftarları oldular. Buna binaen son zamanlarda: “Hac ve umreye gitmeyi protesto etmeli değil miyiz?” sorusu çokça soruluyor.

Böylesi protestoların hedef ve hikmetlerinden biri, safımızı belli etmek… Yarın ilahi mahkemede; “Allah (cc) ım ben zalimlere karşı, mazlumların safında durdum.” Diyebilmek… İkincisi, zalimi tedip edip zulmünden vazgeçmeye zorlamaktır. Özellikle bunun olması için de protestonun gerçekten protesto olması gerekir. Yoksa az sayıda kurum, kuruluş ve fertlerin protestosu zalim kralları caydırmadığı gibi, belki sevindirir de… Haremde devam eden devasa inşaat çalışmalarının getirdiği sıkışmışlığı da katarsanız konu biraz daha anlaşılır. Verilen hac kotasının % 20 daraltıldığı malum…

Ümmetin bir çobanı / halifesi olup, bir işaretle ümmetin tamamını harekete geçirseydi ve protestolar hedefine varsaydı durum elbette farklı olurdu. Ancak heyhat!.. Demekten başka bir şey elden gelmiyor. İnşallah o günler de gelecektir bir gün. Ayrıca Türkiye gibi kura sonucu hac sırası bekleyenlerin milyonu aştığı şu anda böyle bir protesto kolay da değil.

Freelyshout

Ancak hac ve umreye gidenlerin zemzem ve hurma dışında hiçbir şey almama konusunda bilinçlendirilmesi yani ticari boykotun etkisi de tartışılmaz… Ancak bu da yine bir çobanın işaretine muhtaçtır. Bununla beraber ticari boykotun kısmen de olsa uygulanması faydadan hali değildir. Hatta hac umre de dâhil her tür boykotun, ümmetin gündeminde yer alması ve sürekliliği önemlidir. Buna askeri cuntaya destek veren, İslam âleminde işgal sömürü ve katliamları devam ettiren tüm kâfirlerin özellikle de ABD ve Yahudilerin mallarının boykotu hep gündemimizde olmalıdır…

Bu kabilden olarak hac ve umre boykotunun şu an her ne kadar uygulanma imkânı olmasa da en azından ümmetin gündemine gelmesi önemlidir. Her tür boykot usulüne uygun yapılması şartıyla, ümmetin direniş damarlarından önemli birini teşkil etmektedir.

Şehit İmam Hasan el Benna (rh.a) bundan seksen yıl önce boykotu ümmetin gündemine en etkin bir şekilde getirmiş, tüm davetçilere sıkı tembih etmiştir. İmam eğitim risalesinde geçen 40 vecibenin bir maddesi şöyledir. “İslam’ın iktisadi müesseselerini ve mamullerini teşvik etmek suretiyle İslam’ın genel servetine hizmette bulun. Sadece Müslümanların ürettiği malları kullan ve tüket. Durum ne olursa olsun, bir kuruşunun dahi Müslüman olmayanların eline geçmemesine çalış.”

Ümmet boykotun gücünü kavrasaydı, düşmanlarına muhtaç olmayacak şekilde üretime de ağırlık verirdi. İnsanlara yerli alternatifler üretip sunmadan boykota çağırmak havada kalır. Özellikle de temel ihtiyaç maddelerinde… Ancak yiyecek içecek gibi fuzuli maddelerle, alternatifi olan maddelerde bile gerçek bir boykot, parayı ilah edinen batılıları ciddi manada sarsıp caydırmaya yeter. Düşünelim ki sadece Yahudi şirketleri olan Mc Donalts, Pepsi ve Cocacola’nın ciroları tüm İslam ülkelerinin bütçelerinin tamamını aşabilmektedir.

Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Yahudi şirketleri gelirlerinin % 10 sini Siyonist israile vermek zorundadırlar. Ama özellikle Nokia ve Cocacola bu yardımlarını dünyaya deklare ettiler. Kâfirler bizi öyle bir oyuna getirmişler ki; şeker, su, boya ve anası babası bellisiz bir takım katkı maddelerini karıştırdıkları içeceklerle, İslam ümmetinin bütçelerini aşan paralar toplamaktadırlar. Ümmetin kalbi olan Mekke ve Medine de bile sudan çok Yahudi Colaları içiliyor. Zemzem yurdunda cola… ne garip!..

Şu halde ümmetin zenginleri, ümmeti emperyalistlerin ekonomik kuşatmasından ve batı bağımlılığından kurtarmak için kolları sıvamalıdırlar. Meşhur tabirle; “un var, şeker var, yağ var.” Ancak helva yapacak babayiğitler çıkmıyor. Zaman içinde çıkanlar da bin bir hileyle engellenmişler. Ancak özellikle şu an Anadolu’nun aslanları, kaplanları, halkıyla, iktidarıyla buna çok yakın. Bu fırsatı değerlendirmek hepimizin ama özellikle servet sahiplerinin vecibesidir. Bilelim ki servet Allah (cc) ın bize bir emanetidir ve sadece bize ait değildir. Hele stratejik yönüyle servetler, ümmetin ortak malıdır. Ve ümmetin maslahatına hizmet etmelidir. Şu anki servet sahipleri, ya bu görevi yaparlar ya da Allah (cc) serveti onlardan alıp hak edenlere verecektir.

“Kâfirler birbirlerinin yardımcılarıdırlar. Eğer siz de bunu yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne/karışıklık ve büyük bir bozulma olur.” (Enfal 8/73) Filistin cephesinde pek değişen bir şey yok. Gazze hala açık hava hapishanesi… İslam diyarında işgal edilen yerlere yenileri ekleniyor… Suriye insan mezbaha nesine dönüştürüldü… Mısırdaki zulüm ve katliamlar tüy dikti… Unutmayalım her bir boykot işgalci ordular üzerinde füzelerden daha etkindir. DUA BOYKOT…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç