Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Hangi Gruplardan Uzak Durmalı

22.09.2016

Haçlı Siyonist ittifakıyla kurulduğu, nerdeyse şüphe götürmeyecek şekilde ortaya çıkan Fetö örgütü, çok yönlü zararlara sebep oldu. Bu zararlarından biri de İslami ıstılahlara ve bu ıstılahlardan çok önemli olan cemaat gerçeğine verdiği zarardır. Elli altmış yıldır, İslam’ın tüm ıstılahlarını tepe tepe kullanan bu ihanet şebekesi, maalesef bu ıstılahlardan bir kısmının içini boşalttı, nicelerini de ters yüz etti.

İşte o karartılan ıstılahlardan biri de “cemaat” tır. Hâlbuki Cemaatsel çalışma nebevi metodun ta kendisidir. Bilindiği üzere her peygamber işe cemaatleşerek başlamıştır. Yüz yirmi dört bin Peygamber gelip geçmiş. Bu peygamberlerden hiç biri kendi zamanının genelkurmayı, askeri idaresi, orduları veya üst düzey bürokratlarıyla anlaşma yaparak, tepeden inme darbeyle gelmemiştir. Aksine onlar, vahyin öğretilerini yüreklere ve akıllara ilmek ilmek örmüş ve tamamen fıtri olan ve gönüllü rızaya dayanan fetihler gerçekleştirmişlerdir.

Toplumsal değişim veya yürek fethinin formülü: “Müslüman fert, Müslüman aile, Müslüman toplum”… Çünkü toplum ailelerden, aileler de fertlerden meydana gelir. Dolayısıyla bir yandan kâmil manada Müslüman ferdi oluşturmaya çalışırken, diğer yandan Müslüman aileleri de oluşturmaya çalışacağız. Tabi bu, aynı zamanda kâmil manada Müslüman toplumun da inşası demektir.

Freelyshout

Darul Erkam’ı incelerseniz, Resulullah(sav) burada önce bir cemaatin temelini attığını görürsünüz. İlk iman eden sahabeler ikişer üçer ya da tek tek giderek Resulullah(sav) dersler alıyorlar. Onlarda kendi çevrelerinde her biri bir iki ders halkaları oluşturmuş, beraberce İslam’ı öreniyorlardı. Yani tam bir cemaat düzeni…

Şimdi haçlı Siyonist ittifakının içimizdeki hainlerden birileriyle işbirliği yapıp, kurdukları sinsi örgütün adını cemaat koymuşlar diye, birilerinin kalkıp cemaatler tu kaka demeleri bariz bir gaflettir. Cemaatleri ilga İslami çalışmanın kendisini ilga etmektir. Birileri tüm cemaatler yerine diyanet yeter demeye getiriyorlar. Ancak yanılıyorlar. Diyanet bir asırdır hep vardı. Ama toplumsal dönüşüme etkisi % 10 bile değildir. Çünkü bu iş hesabilikle olmuyor, hasbilik gerekiyor.

               Ancak şunu diyebiliriz ki, cemaat adına ortada dolaşan çok sayıda olumsuz örnekler var. İleride yeni bir paralel olmaya namzet olanlar var. Doğru da su-i misal ölçü değildir. Kötü doktor tıbbın, sahtekâr tüccar ticaretin, kötü sanatkâr da sanatın kötülüğüne delil olmazlar. Kötü doktorlardan dolayı hastaneleri iptal etmek ne kadar yanlışsa, cemaat adını istismar eden kimi örgütlerden dolayı cemaatleri ilga da aynı derecede yanlıştır.

               Denilebilir ki sapla samanı karıştırmadan, seçici olalım. İnsanlarımızı bilinçlendirelim. Kötü olan oluşumlardan sakındıralım. İyi olanlara ise teşvik edelim. Aslında kötülerle mücadelenin en kestirme yolu iyilere destek olup geliştirmektir. Kötülerden dolayı iyileri de ilga etmek değildir. Çünkü insanlar intisap edecek bir yerler arayacaktır. Biz onlar için iyi alternatifler oluşturmasak, onlar kötü olanların ağına takılacak, tuzaklarına düşeceklerdir. Şimdi kısaca kaçınılması gereken grupların özelliklerini paylaşalım. Takdir sizindir.

Uzak durulması gereken gruplar:

  1. Kendilerini ve İslam’ın tek temsilcisi, kendi görüşlerini de tek doğru kabul edenler… Böylelerinin; beyin, kulak ve gözleri kapalıdır. Kendileriyle konuştuğunuz zaman sizi sadece dinliyormuş gibi yaparlar. Ancak dinlemezler.
  2. Neredeyse kendileri dışındaki her kesi tekfir edenler, tekfir gibi tehlikeli bir konuda alabildiğine cesur davrananlar… Tekfir hastalığı birçok şerrinde bizzat kaynağıdır. Gurur, kibir, kendini beğenmek, karşıdakini kâfir kabul ettiği için “necis” dolayısıyla hor hakir görmek. Ona bir solucan, bir haşerat kadar bile değer vermemek vs… Nitekim günümüz tekfirci gruplarında bunu net olarak görmekteyiz.
  3. Nice İslami cemaatlere bin bir engeller çıkarılıp çelme takılırken, gizli aşikâr destek gören ve önü açılan gruplar… Bu grupları daha önce “Dine karşı din” başlığı altındaki özetle yazmıştık. Bunlar kısaca dört grup idi. Şia ve türevleri… Tekfirci, harici mantıklı gruplar… Sünnet düşmanı Kur’an’ı da kendi hevalarına göre yorumlayan reformist gruplar. Bidat ve hurafelere boğulmuş tarikatımsı yapılar. Bunların başında da paralel yapı vb. reislerini masum, la yus’el görenler… Devam edeceğiz inşallah. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç