Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Hz. Ömer (r.a) 2

01.10.2013

Ömer (ra), sert bir mizaca sahip olup, İslâm’a karşı aşırı tepki gösterenlerin arasında yer almaktaydı. Sonunda o, dedelerinin dinini inkâr eden ve tapındıkları putlara hakaret ederek insanları onlardan yüz çevirmeğe çağıran Muhammed (s.a.s)’i öldürmeye karar vermişti. Kılıcını kuşanarak, Peygamberi öldürmek için harekete geçmiş, ancak olayın gelişim sekli onun Müslümanların arasına katılması sonucunu doğurmuştu.

Tarihçilerin ittifakla naklettikleri rivayete göre, Ömer (r.a)’in Müslüman oluşu söyle gerçekleşmişti: Ömer, Resulullah (s.a.s) ı öldürmek için onun bulunduğu yere doğru giderken, yolda Nuaym bin Abdullah ile karsılaştı. Nuaym ona, böyle öfkeli nereye gittiğini sorduğunda o, Muhammed (s.a.s)’i öldürmeye gittiğini söylemişti. Nuaym, Ömer’in ne yapmak istediğini öğrenince ona, kız kardeşi ve eniştesinin yeni dine girmiş olduğunu söyledi ve önce kendi ailesi ile uğraşması gerektiğini bildirdi. Bunu öğrenen Ömer (r.a), öfkeyle eniştesinin evine yöneldi. Kapıya geldiğinde içerde Kur’an okunmaktaydı. Kapıyı çalınca, içerdekiler okumayı kesip, Kur’an sayfalarını sakladılar. İçeri giren Ömer (r.a), eniştesini dövmeye başlamış, araya giren kız kardeşinin aldığı darbeden dolayı burnu kanamıştı. Kız kardeşinin ona, ne yaparsa yapsın dinlerinden dönmeyeceklerini söyleyerek kararlılığını bildirmesi üzerine, ona karşı merhamet duyguları kabarmaya başlamış ve okudukları şeyleri görmek istediğini söylemişti. Kendisine verilen sahifelerden Kur’an ayetlerini okuyan Ömer (r.a), hemen orada iman etti ve Resulullah (s.a.s)’in nerede olduğunu sordu. O sıralarda Müslümanlar, Safa tepesinin yanında bulunan Erkam (r.a)’ın evinde gizlice toplanıp ibadet ediyorlardı. Resulullah (s.a.s)’ın Daru’l-Erkam’da olduğunu öğrenen Ömer (r.a), doğruca oraya gitti. Kapıyı çaldığında gelenin Ömer olduğunu öğrenen sahabeler endişelenmeye başladılar. Zira Ömer silahlarını kusanmış olduğu halde kapının önünde duruyordu. Hz. Hamza: “Bu Ömer’dir, iyi bir niyetle geldiyse mesele yok. Eğer kötü bir düşüncesi varsa, onu öldürmek bizim için kolaydır” diyerek kapıyı açtırdı.

Resulullah (s.a.s), Ömer (r.a)’in iki yakasını tutarak; “Müslüman ol ya’bne Hattab! Allah’ım! Ona hidayet ver!” dediğinde, Ömer (r.a), hemen Kelime-i şahadet getirerek iman ettiğini açıkladı. (İbn Sa’d, Tabakatu’l Kübra, II, 268-269; Üsdül-gâbe, IV, 148-149; Siyûtî, Tarihu’l-Hulefa, Beyrut 1986, 124 vd.) Rivayetlere göre Ömer (r.a)’in Müslüman oluşu, Resulullah (s.a.s)’ın; “Allah’ım! (cc) iki Ömer’den biriyle İslam’ı takviye eyle” diye dua etmesinin sonucudur. İki Ömer’den kasıt, Biri Asıl adı Amr bin Hişâm olan, önceleri Ebû’l-Hakem künyesiyle anılan, sonralarıysa, Ebu Cehil lakabına müstahak olan mel’un… Diğeri de Aşereyi Mübeşşere’nin ikincisi olan, adalet timsali Ömer bin Hattab (ra).  (İbnu Hacer el-Askalânî, el-isâbe fi Temyîzi’s-Sahâbe, Bağdat, II, 518; İbn Sa’d, ayni yer; Siyûtî, a.g.e. 125)

Freelyshout

Dersler İbretler:

  • Şirk ve küfür gözleri kör, kulakları sağır eder. Kalpleri ise anlayışsız kılar. Öyle ki hak ve batılı, iyiyle kötüyü, doğruyla eğriyi ayırt edemezler.
  • İnsan en çetin şartlar ve en zor zamanlarda dahi, İslam’ı öğrenip öğretmenin yollarını bulabilir. Darul Erkam gibi…
  • İman insanı insan eder, imansızlık ise vahşi hayvanlardan daha canavarlaştırır.

Ömer (ra) iman öncesinde kâinatın efendisi, biset öncesinde bile Muhammedul Emin diye çağrılan Resulullah (sav) ı öldürmeye kast edecek kadar caniyken, iman ettikten sonra aynı zat uğruna seve seve ölecek kadar kâmil bir mümin olmuştur. Bunu en güzel açıklayan örnek Ömer (ra) in kendi sözüdür. Der ki: “cahiliye hayatını düşündüğüm zaman bir yandan gülmem, diğer yandan ağlamam gelir.” Nedenini de şöyle açıklar: “cahiliye döneminde biz helvadan putlar yapar, etrafında döner tavaf ederdik sonra acıkınca o putları yerdik. Bunu düşündüğüm zaman gülesim gelir. Bir gün bir çocuğum doğduğunu söylediler… Sordum kız dediler… Dünya başıma dar geldi… Eve giderken düşünüyordum… Birçok cahilin yaptığı gibi masum yavrumu diri diri toprağa gömmeli miyim, yoksa kız babalığı zilletiyle! yaşamalı mıyım? Sonunda karar verdim ve öz kızımı kendi ellerimle toprağa gömdüm. İşte bunu düşündüğüm zaman yüreğim parçalanır ve ağlarım… “Diri diri gömülen kız çocuğunun, hangi günahtan ötürü öldürüldüğü sorulduğu zaman… (Tekvir 81/8-9) sadece Ömer (ra) değil, nice sahabeler cahiliye döneminde birçok zulüm ve günahlara bulaşmışlardı. Ne ki zaman cahiliye zamanıydı insanlık insanlığını yitirmiş, vahşileşmişti. Zaman içinde yeniden devrisaadet anlayış ve hayatını kaybeden insanlık yeniden rotasını bulmak istiyorsa, İslam’a dönmek zorundadır.

  • İslam garip başladı, yine garip haline dönecektir. Ne mutlu o gariplere…

               Mekke döneminin ilk üç yılı gizli davet, üç yılı topyekûn boykot, bir Taif denemesi, iki Habeşistan hicreti, sayısız ve insan takatini aşan işkence ve zulümler… En sonunda da vatanı, evi barkı terk edip Medine’ye hicretle geçmiştir. Tarih içinde nice coğrafyalarda nice İslam davetçileri aynı gurbet ve gariplikleri yaşamışlardır. Daha dün bizim ülkemizde, bu vatanın ekmeğini yiyen, suyunu içen güruh Kur’an öğrenme ve öğretmeye cinayetten ağır muameleler yaptı… 19 yıl boyunca ezan okumasını yasakladı… Kurtuluş savaşında şehit olanlardan daha fazla mazlumu istiklal mahkemelerinde mahkûm edip idam etti… Tehcirler… Sürgünler… Zindanlar… İnfazlar vs. ya da malum ve meşum 28 Şubat sürecinde olan bitenler… Ancak zalimler hap kaybettiler, yine kaybedeceklerdir. Hak hep üstündür, asla mağlup olmaz. Olur olmaz mazeretlerin arkasına saklanarak İslam davetini, islama hizmeti savsaklamak caiz değildir. Hiçbir dönemde ortalık süt liman olmamıştır. Aksine zorluk zamanlarını fırsat bilmeli… zira çile ve zorluk oranında ecir de artar. Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç