Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Hz. Ömer (r.a) 4

17.01.2013

Ömer (r.a), Medine dönemi boyunca İslam’ın yücelisini etkileyen bütün olaylara aktif olarak iştirak etmiştir. Resulullah (s.a.s)’in önemli kararlar alacağı zaman görüşlerine başvurduğu kimselerin başında Ömer (r.a) gelir. Onun ileri sürdüğü görüşler o kadar isabetliydi ki; bazı ayetler onun daha önce işaret ettiğine uygun olarak nazil oluyordu. Resulullah (s.a.s) onun bu durumunu su sözüyle ifade etmekteydi: “Allah, hakkı Ömer’in dili ve kalbi üzere kıldı” (Üsdül-gâbe, IV, 151).

Ömer (r.a), Bedir, Uhud, Hendek, Hayber vb. gazvelerin hepsine ve çok sayıda seriyyeye katılmış, bunların başında komutan olarak görev yapmıştır. Bunlardan biri Hicretin yedinci yılında Havazinliler’e karşı gönderilen seriyedir.

Ömer (r.a), bütün meselelere karşı net ve tavizsiz tavır koymakla tanınır. Onun küfre karşı düşmanlığı; müşriklerin, İslâm’a karşı olan saldırılarını hazmedememe konusundaki hassasiyeti; bazı kararlara şiddetle karşı çıkmasına sebep olmuştur. Hudeybiye’de yapılan anlaşmanın müşrikler lehine görünen maddelerine karşı çıkışı bunlardan biridir. Ancak o, Resulullah (sav) ın, Allah Teâlâ’nın gösterdiği doğrultuda hareket etmekten baksa bir şey yapmadığı uyarısı karşısında, hemen kendini toparlamış ve olayın gerçeğini kavramıştı.

Freelyshout

Resulullah (s.a.s)’in vefatının hemen peşinden ortaya çıkan karışıklığın Ebubekr Sıddık (ra) ın halife seçilmesiyle izale edilmesinde Ömer (ra) büyük rol oynamıştır. Hz. Ebû Bekr’in kısa halifelik döneminde en büyük yardımcısı Ömer (r.a) olmuştur.

Ebubekr Sıddık (ra) vefat edeceğini anladığında, Hz. Ömer’i kendisine halef tayin etmeyi düşünmüş ve bu düşüncesini bazı sahabelerle istişarelerde bulunmuştu. Herkes Ömer (r.a)’in fazilet ve üstünlüğünü kabul etmekle beraber, onu bu is için biraz sert mizaçlı buluyorlardı. Hatta Talha (r.a) ve diğer bazı sahabeler ona; “Rabbin seni Ömer’i halife tayin ettiğinden dolayı sorgularsa ona ne cevap vereceksin? Bilirsin ki Ömer oldukça sert bir kimsedir” demişlerdi. Hz. Ebû Bekr (ra) onlara; “Derim ki: Allah’ım! Kullarının en iyisini onlara halife yaptım” karşılığını vermişti. Sonra da Hz. Osman’ı çağırarak bir kâğıda Hz. Ömer’i halife tayin ettiğini yazdırdı. Kâğıt katlanıp mühürlendikten sonra, Hz. Osman dışarı çıkarak insanlardan kâğıtta yazılı olan kimseye bey’at edilmesini istedi. Oradakilerin bey’at etmesiyle Ömer (ra) II. Raşid halife olarak is başına gelişi gerçekleşmiş oldu (Üsdü’l-gâbe, IV,168-199; İbn Sad, III, 274 vd.; Suyûtî, 92-94).

Dersler İbretler:

  • Sahabe hakkında kafalarda soru işaretleri oluşturmaya çalışanlar, en başta ilk üç halifeyi hedefe koymaktadırlar. Neden?

Çünkü İslam’ın temeli olan Kur’an toplanıp kitap haline getirilmesi başta olmak üzere, İslam’ın temel taşları Raşid halifeler döneminde döşenmiştir. İslam’ın temellerini sarsmak, bu döneme, sahabelere ve özellikle ilk üç halifeye saldırmakla ancak gerçekleşebilirdi. İşte bir Yahudi olan Abdullah bin Sebe’in ümmet içine saçtığı fitne tohumu olan Şia’nın yaptığı tamda bu.

  • Ömer (ra) in, fazilette sahabelerin ikinci sırasına yerleşmesi, dost düşman herkesin kabul ettiği bir vakıadır.
  • Tüm sahabeler gibi Ömer (ra) de sefa değil cefanın, Akgün değil, kara günlerin adamıydı. Ashabı Kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmain) için yapılan güzel bir anlatım şöyledir: “onlar zorluk zamanı toplanır, bolluk zamanı dağılırlardı.” Darlık ve görev anında Allah (cc) ın rızasını kazanmak için, ellerini taşların hatta kayaların altına koymakta yarışırlardı. Mevki makam veya ganimet dağılımında ise bir çok sebepten dolayı genelde geri dururlardı. Veyl olsun onlara dil uzatanlara…
  • Hakkı savunmada gözünü budaktan, sözünü dudaktan esirgememe konusunda Ömer (ra) net bir örnektir. Ömer (ra) in hayatı kamil manada erdem, fazilet, yiğitlik, vakar, celadet, merhamet, adalet vb hayır ve meziyetlerin destanlarıyla doludur. Esasen sahabeye saldıranlar uzun uzadıya cevap yetiştirme ve savunmalara gerek yok… Böylesi mülhidlere karşı susmak ve Kur’an ın şu ayetiyle mukabele etmek en iyisi; “kul mûtû biğayzikum / De ki: “Öfkenizden geberin!” Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) bilir.” (Ali İmran 3/119)
  • Resulullah (sav) vefatı sonrasında Ebubekr Sıddık (ra) ve Ömer (ra) in sürece müdahaleleri, haşa bir riyaset arayışı değil, ümmeti olası büyük bir felaketten muhafazadır. Şia’nın yalanlarına bakılırsa sanki Ebu Bekir Sıddık ve Ömer (ra) riyaset sevdası sonucu önceden planlayarak ve danışıklı olarak birbirlerini halife seçmişlerdir. Hâlbuki Beni Saide bahçesinde Ensar’ın (ra) toplanıp halife seçimini istişare ettiklerini haber alıp müdahale etmeselerdi, Osman (ra) döneminde baş gösteren ve büyüyerek devam eden fitneler, ta ilk günden oluşabilirdi. Nitekim Ensar, biri Ensar’dan,biri de Muhacirlerden olmak üzere iki halife seçimini önermişlerdi ki bu, net bir iki başlılık sebebi olabilirdi.

 Şia’nın saf zihinleri bulandırmakta en çok kullandıkları argüman bu vb. birkaç tarihi olaydır. Şii mezhebi nassların değerlendirmesi sonucu içtihat farklılığından doğan bir mezhep değildir. Bu tefrika fikrini oluşturanların gayesi üzüm yemek değil bekçi dövmek olduğundan, kendi hedeflerine yönelik ayrı nasslar uydurmuşlardır. Dolayısıyla onların halife seçimiyle ilgili iftira ve karalama kampanyası şekline dönüşen hezeyanlarının hükmü yoktur.İslam’ın, seçim konusunda birden fazla formülü, insanlığa özel bir lütuftur. Resulullah (sav) maddi manevi eğiterek kemale erdirdiği sahabelerini kendi hallerine bırakmış, onlar da olabilecek en güzel metot olan istişare yoluyla ilk halifeyi seçmiştir. Ebubekr Sıddık (ra) ilk seçim esnasındaki pürüzleri de göz önünde bulundurarak, kendisinden sonraki halifeyi tayin etme metodunu benimsemiş ve isabet etmiştir. Ömer (ra) en seçkin 6 sahabenin kendi aralarından birini seçmeleri metodunu benimsemiştir. Osman (ra) şahid edildiğinden herhangi bir tercihte bulunamamış, Ali (ra) ashab tarafından seçilerek halife olmuştur. Kısaca demokrasi de dâhil tüm beşeri sistemlerde çareler tükenebilir. Asıl “İslam’da çare tükenmez.” Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç