Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Hz. Ömer (r.a)

27.12.2012

Ömer bin Hattab (r.a)

İkinci Raşid Halife. İslâm’ı yeryüzüne yerleştirip, hâkim kılmak için Resulullah (s.a.s) ın verdiği tevhidi mücadelede ona en yakın olan sahabelerden biri. Ömer (r.a), Fil Olayından on üç sene sonra Mekke’de doğmuştur. Kendisinden nakledilen bir rivayete göre o, Büyük Ficar savaşından dört yıl sonra dünyaya gelmiştir (İbnül-Esîr, Üsdül-gâbe, Kahire 1970, IV,146). Babası, Hattab bin Nüfeyl olup, nesebi, sekizinci babası olan Ka’bda Resulullah (s.a.s) ile birleşmektedir. Kureyş’in Adiy boyuna mensup olup, annesi, Ebu Cehil’in kardeşi veya amcasının kızı olan Hanteme’dir (bk. a.g.e. 145).

Kaynaklar Hz. Ömer (r.a)’in Müslüman olmadan önceki hayatı hakkında fazlaca bir şey söylemezler. Ancak küçüklüğünde, babasına ait sürülere çobanlık ettiği, sonra da ticarete başladığı bilinmektedir. O, Suriye taraflarına giden ticaret kervanlarına iştirak etmekteydi (H. İbrahim Hasan, Tarihul-İslâm, Mısır 1979, I, 210). Cahiliye döneminde Mekke eşrafı arasında yer almakta olup, Mekke şehir devletinin Sifare (elçilik) görevi onun elindeydi. Bir savaş çıkması durumunda karşı tarafa elçi olarak Ömer gönderilir ve dönüşünde onun verdiği bilgi ve görüşlere göre hareket edilirdi. Ayrıca kabileler arasında çıkan anlaşmazlıkların çözümünde etkin rol alır ve verdiği kararlar bağlayıcılık vasfı taşırdı (Siyûtî, Tarihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 123; Üsdül-gâbe, IV, 146).

Freelyshout

Dersler ibretler:

  1. Cahiliye çöllerinin susuzluğunu yaşadıktan sonra, İslam pınarının abıhayat suyuna ulaşanlar tabii ki farklı olurlar. Ashabı Kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmain) ın peygamberlerden sonra insanlığın en efdalı olmaları boşuna değil. Ensârı, muhaciriyle sahabeler, şirkin ve küfrün en zifirileştiği bir dönemi yaşamışlar, cahiliyenin tüm acılarını iliklerine kadar yaşamışlardı. Derken âlemlere rahmet olan ahir zaman nebisinin çağrısını duymuş ve ona icabet etmişlerdi. İman imtihanını olabilecek en üstün dereceyle kazanan bu mümtaz topluluğa tüm insanlık medyundur.

Ashabı kiramın böylesine insanı hayretler ve hayranlık içinde bırakan derecelerinin birçok sebepleri var elbette. Ancak bunun önemli bir sebebi de onların cahiliye narını yaşayarak gördükten sonra, İslam’ın nuruna kavuşmalarıdır. Bu sebepledir ki onlar, (ra) İslam uğrunda mallarını, canlarını, her şeylerini bu ilahi nur uğruna feda etme yarışına girdiler. Nitekim günümüzde az da olsa bunun örneklerini görüyoruz.

  • Ebu cehiller, Ebu Lehebler vb azgın müşriklerin arasından sıyrılıp, Ebubekr Sıddık, Ömer, Osman, Ali (ra) olmak elbette ayrıcalıktır. Tüm sahabeler insanlık için adeta yön gösteren yıldızlar gibidirler. Ancak elbette yıldızların da kendi aralarında farklılıkları olacaktır. Aşereyi mübeşşere, Bedir ashabı, Rıdvan Bey’atına katılanlardan olmak vb. ayrıcalıklar… Allah (cc) hepsinin makamlarını AlÎ eylesin ve biz garip gurebayı onların şefaatlerine nail eylesin… Âmin!..
  • İslam öncesi hayatı da eğiticilikte Resulullah (sav) a benzemektedir. Bilindiği üzere Resulullah (sav) de biset öncesi çobanlık ve ticaretle uğraşmıştı. İlim adamları bu iki mesleğin önemini çok değişik yönleriyle anlatmaktadırlar. Tüm peygamberlerin çobanlık yapmış olmaları elbette bir tesadüf değildir. Ticaret, insanı insan sarrafı yapmanın yanı sıra, birçok farklı kültürleri, coğrafyaları, iklimleri tanıma vb birçok faydalar sağlar. Çobanlık ise şefkat ve merhameti öğretmenin yanı sıra, kitlelere rehberlik etme ve yönetme sanatına önemli katkı sağlar. Nitekim Ömer (ra) in devlet yönetme dehasına dost düşman her kes şahittir. Ayrıca heybetinden şeytanın dahi yanına yaklaşamayacağı kadar yiğit olan Ömer, (ra) sırtında fakirlere un çuvalı taşıyacak, uzun çöl yolculuğunda devesini kölesiyle paylaşacak kadar merhametlidir… Cübbesine bizzat yama yamayacak kadar mütevazı, bey tul malın mumunu dahi kendi özel işinde kullanmaktan çekinecek kadar adaletlidir. Onun bu ve daha nice meziyetlerini mümin kâfir her kes bilip takdir eder. Ancak Şia hariç… Çünkü kin ve nefretleri onların gözlerini perdelemiştir. Suriye vb. mezalimlere imza atmaları da bundandır. Allah (cc) hidayet eylesin…
  • Hayat tecrübesi teoriyle değil, ancak pratikle öğrenilebilir. Ömer (ra) in devlet adamlığındaki dehasında biset öncesi tecrübelerinin de payı vardır. Evet, lider olunmaz, Lider doğulur” sözü boşuna söylenmemiştir. Feraset, cesaret, dirayet, ileri görüşlülük vb. nice vasıflar tabii olarak yaratılıştandır. Ve bunlar Ömer (ra) de dolu dolu mevcut… Ancak yine de pratik hayatın eğiticiliğinin de insan kabiliyetleri üzerinde etkisi büyüktür.
  • İslam’da ümmetin gözbebeği, cahiliye’de Mekke’nin bel kemiği… Resulullah (sav) kendi akranı olan Ömer (ra) i iyi tanımaktadır ki, “Allah’ım! (cc) iki Ömer’den biriyle İslam’ı takviye eyle” diye dua etmişti. Biri Asıl adı Amr bin Hişâm olan, önceleri Ebû’l-Hakem künyesiyle anılan, sonralarıysa, Ebu Cehil lakabına müstahak olan mel’un… Diğeri de Aşereyi Mübeşşere’nin ikincisi olan adalet timsali Ömer bin Hattab (ra). Ömer (ra) işte bu duaya mazhar olandır ki, onun iman etmesiyle İslam daveti yeni bir devreye girmiştir. Daha önce İslam gizlice tebliğ ediliyorken, Ömer (ra) in Müslüman olup İslam cephesine kattığı güç ve enerji, açıktan davet dönemini başlatmıştır.

Bu gün ümmetin o yiğit, dirayetli adil ve muttaki idarecilere her zamankinden daha fazla ihtiyacı var. Gelişmekte olan olaylar, o günlerin çok ta uzak olmadığına işaret etmektedir… Allah (cc) ümmetin baharını selametle tamamlasın. Amin! Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç