Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

İbni Sebe’ Fitnesi ŞİA

14.09.2014

Asırlardır Şia, her vesileyle başta Ashabı kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmain) olmak üzere tüm ehlisünnete yani İslam ümmetine her türlü iftira, yergi, sövme ve karalamayı yapmaktadır. Buna mukabil İslam ümmetinin âlimleri ise genel olarak ehli kıbleyi tekfir etmeyiz diyerek Şia’nın şirretliği üzerinde yeterince durmamış. Zaman zaman dengeli ve sınırlı eleştirmelerle yetinmiştir. Şu anda ise Şia, onlarca TV kanalında 7/24 saat bu ağza alınmayacak iftira ve yalanlarını sürdürmektedir. Ama bizim mahallede salyangoz satabilmek ve saf zihinleri bulandırmak için, ustaca takiyye yapmak suretiyle bunu inkâr etmektedir.

Ben bizzat yeni Şii’ leşmiş, henüz takiyye becerisi kazanmamış en az az beş insandan aynı iftira ve yalanları dinledim. Sonrasında galiba takiyyede usta abileri tarafından kulakları çekildiği için aynı konularda topu taca attılar. Dolayısıyla “biz böyle düşünmüyor, sahabeyi tekfir etmiyoruz” vb. sözleri sadece takiyyedir.

Önce şu hadisleri tefekkür edelim.

Freelyshout
  • “Benim ashabıma sövenleri gördüğünüz zaman onlara Allah’ın laneti sizin en şerliniz üzerine olsun deyiniz.” (Tirmizi, el-Hatibu’l-Bağdadi)
  • İbnu Adiyy, Aişe validemiz (ra.)’den Resulullah (sav)’in şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Ümmetimin en şerlileri ashabıma karşı en cüretli (dil uzatmakta en cesaretli) olanlarıdır.”
  • “Fitne ve bid’atler baş gösterdiği ve ashabıma küfredildiği (aleyhinde konuşulduğu) zaman âlim ilmini ortaya koysun (ashabımı savunsun). Bunu yapmayan âlimin üzerine, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti olsun. Allah ondan ne farz ne de nafile ibadeti kabul eder.” (Hatib, İbnu Asakir)
  • “Şüphesiz ki Allah (cc) beni seçti ve benim ashabımı da seçti. Onları bana kayınpederler, damatlar ve yardımcılar kıldı. Şüphesiz ki ahir zamanda bir takım insanlar gelecek, ashabıma hakaret edecekler. Sakın ha, onlardan kız almayın, onlara kız vermeyin, onlarla beraber namaz kılmayın. Sakın ha, onların cenaze namazını kılmayın. Onların üzerine lanet inmiştir.” (İmam Şafii)

Şia sapmalarından örnekler

  • “Bizim Şia olarak “Dört Put” Hakkındaki akidemiz: Biz onlardan teberi ederiz. Onlar Ebu Bekr, Osman, Ömer, Muaviye ve kadınlardan Aişe, Hafsa, Hind ve Ummu’l-Hakem’dir. Biz onların hepsinden ve onlara tabi olanların tamamından beriyiz. Zira onlar yeryüzünde Allah’ın en şerli kullarıdır. Kesinlikle şu iyi bilinmelidir ki, onlardan teberri etmeden Allah’a Resul’üne ve İmamlara iman tamamlanmaz. (Hayatu’l-Kulûb. S. 519 Muhammed Bakır el-Meclisî)
  • El-Meclisî: Biharu’l-Envâr: c. 28 S.109 No. 25:(Babu Kufri’l-Muhalifîn): Ali (ra) ve beraberindeki 5-6 sahabe dışındaki tüm sahabeleri tekfire dair bir fasıl açar ve Ebu Bekr Sıddık ve Ömer (ra) in küfrünü özellikle belirtmektedir… Ayrıca Mir’atul Ukûl c. 26 S. 488 de: “(Ateşe giren) inkârcılar şöyle derler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar.” (Fussilet 42/29) ayetini yorumlarken şu akla ziyan te’vili yapar: ayette geçen o ikisinden maksat Ebu Bekr Sıddık ve Ömer’dir. Cinden kasıtta Ömer’dir. Çünkü Ömer şeytandır. Bu da ya şeytanın iştirakiyle veledi zina olarak dünyaya gelmesinden veya şeytan gibi hileci ve kurnaz olmasındandır.
  • Receb el-Bersî anlatıyor: “Aişe, Zinadan 40 Dinar biriktirmişti, bunu da Ali’ye buğz edenler arasında paylaştırdı.” Bkz: Meşariku’l-Envâr el-Yakîn: s. 86
  • El-Hasen bin Ali’den (radiyallahu anhuma) dan rivayet edilen bir yalan haberde Hz. Hasan Aişe’nin zinadan kazandığı paraları Ali’yi öldürenlerin arasında olan Teym ve Adiyy kabilesinin adamlarına dağıttığını ve Ali’yi öldürterek ondan intikamını aldığını söylüyor: Muhammed Bakır el-Meclisî: Biharu’l-Envâr:c.32,s.276
  • “İbnBabaveyhi, İlelu’ş-Şerai’de der ki İmam Muhammed el-Bakır şöyle dedi: Mehdi zuhur ettiğinde Fatıma’nın intikamı olsun diye Aişe’yi diriltecek ve onu idam edecek ” Kaynak: Hakku’l-Yakin: s.378, Hayatu’l-Kulûb:c.2,s.854

Bahsettiğim tartışmaların yalnız benim başımdan geçmediğine kanıt olarak M. Emin Akının makalesinden bir paragrafta sunayım: Allah’a ve ahiret gününe iman eden her Müslümanın “vahdet” ve “ümmetçilik” iddialarından önce kiminle “vahdet” ten yana olduğunu bizzat onların kendi kaynaklarından incelesin ve ondan sonra bizleri suçlasın. Biz kimseye iftira etmiyoruz. Allah’ın Resul’ünün ashabını küfür ve irtidat ile suçlayan biz değiliz. 1998 yıllarında Kırıkkale’de oturan Şii bir Hüccetullah ile yaptığımız 3 tartışmanın sonunda; Mehmet Pamak, Şeyho Duman ve Mehmet Demirhan’ın da bulunduğu yirmiyi aşkın dinleyicinin de bulunduğu bir mecliste; sahabenin tamamına yakınının kâfir ve mürted olduğunu açıkladı. Bu, onların ellerinde ve bize söz verildiği halde verilemeyen kasetlerde hâlâ kayıtlıdır. Bu zat şöyle diyordu: “biz Şia i’tikad ediyoruz ki, Allah’ın Resul’ünün sahabesi onun vefatından sonra mürted olmuştur.” Bu kadar açık bir şahadeti inkâr edenler olabilir. Ama bu insanlar hala hayattadırlar.(Mehmet Emin Akın) Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç