Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

İlim Talebelerine YAŞANMIŞ TAVSİYELER 3

05.07.2017
  • Kur’an ve hadis ezberini ihmal etmeyin. İlim ehli bir insan için ideal olan Kur’an hafızı olmaktır. Ancak bu olmasa da sondan ve baştan üçer cüz, Yasin, Haşr, Fetih, Hucurat, Rahman, Saf sureleri ve belli başlı aşırları da ezberleyiniz. Yapabilirseniz buna Enfal ve Meryem gibi sureleri de ekleyiniz.
  • Fıkıh, siyer ve tarih okumayı da ihmal etmeyin. Özellikle yakın tarih ve orta hacimde bir İslam tarihini baştan sona okuyunuz. Bu ileriki yaşlarda çok işinize yarayacaktır. Çünkü geçmişini bilmeyen, geleceğini sağlıklı inşa edemez. Özellikle son bir asırda ümmetin nesline tarihi unutturulmaya çalışılıp onun yerine yalan söyleyen bir tarihin konulduğu ortadayken…
  • Bu okuma ve ezberleri mümkün olduğunca, erken yaşta yapıp pekiştirmeye çalışınız. Zira belli yaştan sonra ezberledikleriniz kolay kolay meleke olmuyor ve çabuk unutuluyor.
  • Sağlam kaynaklardan yerel ve küresel ölçekte güncel olayları takip ediniz. Ancak fazlaca abur cubura dalmayınız. Ümmetin dertleriyle dertlenmek, ilme olan şevk ve hırsınızı kamçılayacaktır. Ancak özellikle ilim tahsilinin ilk birkaç yılında daha çok derslerinize odaklanın.
  • Dualarınızda hocalarınızı, talebe arkadaşlarınızı ve ilim tahsilinde size emeği geçen kimseleri unutmayınız. Çünkü vefa önemli bir erdemdir. Erdemlerse en çok ilim ehline yakışır.
  • İlimle zihin ve fikrimizi beslerken, hikmetle yüreğimiz/kalbimizi beslemeyi de ihmal etmeyelim. Bilindiği üzere davetçi için üç yönlü olgunluğa ihtiyaç vardır. 1. Fikri/kültürel, 2. Manevi/ruhi, 3. Fiziki/bedeni olgunluk. Bunun için: günlük Kur’anî virdimiz olsun. Günlük dua ve zikirlerden de payımız olmalı. Haftalık teheccüd ve orucumuzu ihmal etmeyelim. Günlük “Kardeşlik duasını” unutmayalım. Resulullah (sav) ve ashabının günlük me’sur dua ve zikirlerinden de mümkün olduğunca istifade edelim. Vakit sünnetleri dışında, duha, abdest sünneti, tehiyyatul mescit gibi nafile namazlarından da pay almalıyız. Kısacası bazı ilim talebelerinin yaptığı gibi, nasıl olsa “ilim hizmetinin her anı ibadettir” diyerek, nafilelerde rehavete düşmeyelim. Allahumme allimnâ ma yenfeuna ve-nfe’nâ bimâ allemtenâ.
  • İlmin her dalında çalışkan olunuz. Ancak ilginizi çeken bir ilim dalına özellikle yoğunlaşarak, o ilimde ihtisas sahibi olmaya çalışın. İnsanın tüm ilimlerde mütehassıs olması zordur. Ama bir iki ilim dalında ihtisas daha çok başarı getirir. Örneğin fıkıhta ihtisas derecesinde ilme sahip âlim yok gibidir. Muhaddis denebilecek kadar hadis ve usul-ül hadiste terakki etmiş âlim de neredeyse yok gibidir. Aynı durum, sair İslami ilimlerde de geçerlidir.
  • Bir mesleğe ilginiz varsa, ilim tahsilinizi aksatmayacak şekilde meslek de öğrenebilirsiniz. Ancak dünya ve dünyalıkların cazibesine kapılmaktan da sakının. Unutmayınız ki nefis ve şeytan, ilmi size ağır göstermek için her yola başvuracaktır. Resulullah (sav) şöyle buyurur: “Cennet nefsin hoşuna gitmeyen (zorluklarla), Cehennem ise nefsin hoşuna giden şehvetlerle kuşatılmıştır.”
  • Ancak okuyacağınız kitaplar konusunda seçici olunuz. İstifade ettiğiniz kitapların, sağlam ehlisünnet kaynaklı olmasına dikkat ediniz. Bu konuda işin ehlinden bilgi almanız daha sağlıklı olur. Unutmayınız ki kitaplar, ilaç gibidir. Doğru olanları okudukça şifa bulursunuz. Yanlış kitaplarsa yanlış ilaç misali, size zarar verir, fikrinizi ve zihninizi zehirler. Fiziki zehrin panzehrine ulaşmak ve ondan kurtulmak kolaydır. Ama ruhunuzu yani imanınızı zehirleyecek fikirler, sizi ebediyen cehenneme duçar kılabilir. Fiziki zehrin zararı zaten fani olan dünyamıza yöneliktir. Ama manevi zehirler, ebedi olan ahiretimizi cehenneme çevirebilir.

“Reformist” “light İslamcı” “sosyalist İslamcı” “tekfirci” “harici” “mutezili/akılcı” gibi; sünnete ve İslam’ın temel kaynaklarına şaşı bakan çevre ve fikirlerden sakınınız. Böylesi kişi ve çevreler, genelde kendi başlarına olmayıp, İslam’la ve ümmetle hesabı olan karanlık odaklar tarafından sevk ve idare edilirler. İmkânlar ayaklarına serilir. Her vesileyle reklamları yapılıp yoğun bir şekilde pazarlanırlar. Sonunda Şia veya FETÖ gibi kimilerinin foyaları ortaya çıkar, kimileri de belalarını bulur ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş olur. Sonra belki devam ederiz. Ancak asıl olan nasihatlerin tutulmasıdır. Tutulmayınca nasihatin uzun kısa olması fark etmez. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

Freelyshout
YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç