Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

İran Ezberleri Bozulmalı 3

12.11.2016

Asıl konuya gelmeden önce Şia’nın şu sloganını hatırlayalım. “her gün aşura, her yer kerbela” işte bu slogan tam da şu anda Suriye’de yaşanıyor. Mazlum Suriye halkı imam Hüseyin taraftarları, Şia’ysa Yezid rolünde… Ancak Suriye’deki vahşet, keyfiyet ve kemiyet olarak tarihi kerbelayı kat kat aşmaktadır. Çünkü burada her gün 70 değil, 170, 270 veya daha fazla mazlum katledilmektedir. Dışarıya yansıyan rakamlar genel olarak gerçeğin çeyreği bile değil. Artı bunların büyük bir kısmı işkenceyle hatta diri doğru doğranarak, parçalanarak, gömülerek öldürülüyorlar. Irzı kirletilen mazlum kadın ve kız çocuklarının sayısı bilinmiyor. Emzikli bebekleri dahi kasten ve bile bile kurşunlamak… Ve daha niceleri…

Banyas, Rastan vb binlerce köyde adeta bebek kıyımına dönüşen katliamların binde biri herhangi bir batı ülkesinde olsaydı nasıl olurdu. Dünya yine böyle dizi film seyreder gibi seyreder miydi?

Şu an nete yansıyan enva-ı çeşit görüntüler var. Ancak bir de nete veya herhangi bir ekrana yansıtılamayan görüntüler var ki anlatılması, anlaşılması mümkün değil. Tüm bunların kimbilirkaç katı ve hiç görüntülemeyen gerçekleri bir düşünün. Ah… Ahh… Ahhh…

Freelyshout

Şam diyarı yanıyor. Şam diyarı yıkılıyor. Şam diyarı yakılıyor. Tarih birçok yıkım, katliam, soykırım görmüştür. Bu gün Şam’da yapılan mezalim gibisini görmüş müdür? Olabilir ama galiba en çetin mezalim böyle bir şey olsa gerek. Şam’da anneler, babalar, çocuklar feryat ediyor. Şam’da yaşlılar gençler feryat ediyor. Şam’da ormanlar, kurtlar, kuşlar feryat ediyor. Şam’da yer gök feryat ediyor. Ama insanlık susuyor… Dünya üç maymunu oynuyor…

İki ay önce yaralı olarak Gaziantep’e tedavi için gelen bir mücahit komutan iyileştikten sonra birkaç arkadaşıyla beraber, fakirin ziyaretine geldiler. Ne Yahudi’nin nede herhangi bir kâfirin yapamadığı ve asla yapamayacağı bu katliamları konuşurken söz Şia’nın kin ve nefretine geldi… Mücahit komutan bir anısını şöyle anlattı: “iki ay önce Halep’te rejimin istihbarat merkezinin de bulunduğu önemli bir askeri üssü ele geçirdik. Esirler arasında yedi tane de İran devrim muhafızı vardı. Götürülme esnasında birsinin ağladığını gördüm. Sordum: “bu güne kadar mazlumlara kıyarken gülüyordun, şimdi neden ağlıyorsun.” İranlı şöyle cevap verdi: “benim akideme göre bir Sünni öldüren cennete gider, on Sünni öldürense hesapsız cennete girer. Ben 7 tane öldürdüm 3 tane eksiğim var, işte ona ağlıyorum.” Bu kadar da olmaz diye düşünenler, Şia akidesini biraz araştırsınlar. Hiçbir şey yapamıyorlarsa netten herhangi bir arama motoruna tıklasınlar…

Önceki iki yazımızda ekranlarda, satırlarda ve sloganlarda ABD ve İsrail’i en sert şekilde karalayan Şia’nın güya karaladıkları; doğulu batılı tüm kâfirlerle sessiz ve derinden tüm ticaret ve dostluklarını ustaca devam ettirdiğine dair bazı örnekler sunmuştum. Tabi ki takiyyeyi imanın şartı kılan Şia’nın bu ustalığı gayet normal ve tarih boyunca da hop var olagelmiştir.

Peki, Müslüman kâfirlerle ticaret yapamaz mı? Belli şartlar dâhilinde elbette evet… Ancak Müslüman diğer bir Müslümana karşı kâfirlerle işbirliğine giremez. Bu ticaretini diğer meşrep veya fırkaların aleyhinde soğuk silah vasıtası yapamaz. Artı Müslüman dürüst, mert ve sadık olur. Her türlü işbirliğini sınırsız yapmakta olduğu birilerine karşı habire slogan atıp efelenmez. Hadi diyelim ki kâfire karşı hile ve plan yaparak bunu yapıyor. Ancak bu efelenmesini neden ümmetin aleyhinde malzeme yapıp suiistimal yapıyor.

Ekranlarda onca dilde onlarca kanalda bu denli efelenen İran ve diğer Şiiler, neden birazcık zalim Beşşar’a karşı da slogan atmazlar. Tam aksine gerçekleri tersyüz ederek Suriye’deki zulme karşı devam eden kutlu direnişi ABD İsrail planı olarak yutturmaya çalışıyorlar. Hayır, hayır artık ikiyüzlülük ve kof sloganlar para etmiyor. Ümmetin yiğit evlatları uyanıyor artık. İçerdeki hainlere de, dışardaki kâfirlere de, ortadaki çok yüzlü münafıklara da eninde sonunda derslerini verecekler inşallah… Ey Suriyeli mazlumlar ve mücahitler! Sabredin, sebat edin, azmedin, “üzülmeyin ve gevşemeyin inanın ki siz galip geleceksiniz.” Ve ey İslam ümmetine karşı her telden kâfirlerle işbirliği yapan Şiiler, Nusayriler, ey dünyanın zalimleri! Şunu iyi bilin ki hak hep üstündür asla mağlup olmaz… Eğer zalimler kazansaydı firavunlar kazanırdı, nemrutlar, ebreheler kazanırdı… Eğer hakkın karşısında olanlar kazansaydı, Mekke müşrikleri Resulullah (sav) ve ashabına karşı (ra) kazanırdı… Ey ümmetin yiğit evlatları siz sebat ve azmedin, bilin ki Allah (cc) ın yardımı sizinledir ve zafer yakındır.

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç