Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kahkaha Kalbi Karartır

30.07.2014

Bizdeki muhalefet tam da iflas etmiştir. Öncelikle sağcısı solcusuyla ana ve yavru muhalefet, kendi içlerinden bir cumhurbaşkanı adayı bulamıyorlar. Dışardan muhafazakâr(!) bir adaya sığınıyorlar. Neden? Çünkü bunların memleket meselelerine dair bir plan ve projeleri yok.

90 yıldır maliyeyi İMF ye veya benzeri dünya derin devletinin mali kurumlarına teslim etmişti. İstihbaratı MOSSAD, CIA vb. dış istihbaratlara, güvenlik ve askeri konular ABD ye teslim edilmişti. Dışişleri, milli eğitim vb. konular mason, sabataist vb. kuruluşlara emanetti. Yani bizde idareciler, küresel derin devletin yerelde temsilciliğini yapıyorlardı. Dolayısıyla memleketi özgürleştirmeye, iktisadi, askeri, siyasi bağımsızlığa kavuşturmaya yönelik herhangi bir ufuk, çaba ve girişimleri yoktu ve olamazdı da. Zira onları oraya getiren irade öyle istiyordu. Onlarında kendilerini bulundukları makamlara getirenlere muhalefetleri düşünülemezdi.

Seçim meydanlarındaki demokrasi, özgürlük, hak hukuk nutukları, sadece filim icabıydı. Seçimler de zaten bu senaryonun formalitesinden ibaretti. Bu iradenin çıkarlarını yeterince gözetmeyen idareciler, hemen normal veya erken bir seçimle saha dışına alınırlardı. Eğer idareciler bu demokrasicilik oyununda mızıkçılık ederlerse, gereğinde modern, post modern veya benzeri bir darbeyle alaşağı edilirlerdi.

Freelyshout

Tabi köprünün altından çok sular geçti. Yeni Türkiye normalleşmeye doğru hızla ilerlerken hala eski belden aşağı vurma yöntemlerini hoyratça kullanarak siyasi kulvarda yarışamazsınız. İnsanlar laf değil, icraat görmek istiyor. İnsanlar artık eskisi gibi boş vaatlere kanmıyor.

Bir zamanlar gazeteciler, hem de seçim arifesinde mesut Yılmaz’a yapmış oldukları onca vaadi yerine getirmediğini hatırlatarak, önümüzdeki seçimi değerlendirmelerini istemişlerdi. O da pişkin pişkin demişti ki: “biz bilim adamlarına araştırma yaptırdık, bizim insanımız, 45 günde geçmişi büyük oranda unutuyor diye cevap vermişti. Düşünebiliyor musunuz adam “memleketim için ne tür hizmetler yapabilirim” diye araştırma yapacağına, “halkımı nasıl kandırıp bir dönem daha koltukta otururum” derdinde…

Evet, eski Türkiye’de işler böyle yürüyordu ama devran değişti. Sadece siyasetçinin çevresindeki yalakalar gözü kapalı olarak onu destekliyor görünüyorlar. Ama halkı aldatmak eskisi gibi kolay değil artık. Hafızayı beşer nisyan ile malul ama hafızayı cihaz tespit ile sabit. İnsan unutuyor ama teknoloji unutmuyor. Sosyal medya denen aygıt birçok şerre alet ediliyor ama aynı zamanda birçok hayra da hizmet ediyor. Bundan böyle; siyasetini, “hizmetini” ticaretini, kandırma felsefesi üzerine kuranlar şap’a oturmaya mahkûmdurlar.

Gelelim gülmek meselesine

Başbakan yardımcısı Bülent Arınç, “kadın insanların arasında kahkahayla gülemez.” Demiş. Yanlış mı? Az bile söylemiş. Ahiret, cennet-cehennem gibi bir endişe olmayanlar, zinayı, flörtü ve her türlü ahlaksızlığı, namussuzluğu çağdaşlık, ilericilik ve özgürlük sayanlar, salya sümük saldırabilirler. Ancak bu vb. erdem ve manevi değerler uğruna kanlarını sebil eden şehitlerin torunları, bu oyunları eninde sonunda bozacaklardır.

Kadın demek, hayâ, demek, ar, namus demektir. Kadın zarafet, kibarlık, edep, terbiye demektir. Kadının uluorta yerlerde, çarşıda, cafelerde, kalabalıklarda ve özellikle namahremleri arasında kahkahayla gülmesi, o kadının fıtratının bozulduğuna işarettir. Karma kadın parya kadındır. Namahremleriyle pervasızca konuşan gülüşen oynaşan kadının ar ve hayâsı paralanır.

Aslında kadın olsun erkek olsun, karma hayatı savunanlar, fıtratları bozulmuş, GDO lu insanlardır. Yıllardır nesillerimize “Muasır Medeniyet” diyerek fıtratı bozulmuş, ar damarı çatlamış, hayâsı alabora edilmiş olan batı, örnek gösterilmektedir. Muasır medeniyet, teknolojinin yanısıra, edep, hayâ, fazilet, dürüstlük, mertlik ve adalet gibi erdemlerdir. Ahlaksızlık ve çirkef medeniyet olamaz.

Şimdi bizim muhalefetin, 10-15 yıldır proje üstüne proje üreten, neredeyse her alanda memlekete çağlar atlatan iktidara karşı yapabileceği bir icraatları yok. Kalkmış Bülent Arınç’ın konuşmasından bir sözü cımbızla çekerek “vurun abalıya” yapmak… Acaba böylesi sözlerle iktidarın birkaç puanını düşürebilirler mi?

“Artık kazandıklarının karşılığı olarak, az gülsünler, çok ağlasınlar.” (Tevbe 9/82)

Birkaç hadis meali:Eğer Cennet ve Cehennemi görseydiniz, az güler çok ağlardınız. (Müslim)
Eğer benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız. (Buhari)
Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür. (Tirmizi)
Allahü teâlânın kendinden razı olup olmadığını bilmeden kahkahayla gülene şaşılır. (E. Nuaym)

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç