Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kesintisiz Kur’an Eğitimi

07.09.2014

Bundan 13 yıl önce camilerde neredeyse Kur’an öğretim ve eğitimi bitirilmişti. İmam hatip okullarının orta kısmı tamamen kapatılmış, liselilerin de katsayı engeliyle önleri kapandığından öğrencileri % 10 a düşmüş, 2000 öğrencisi bulunan okulun öğrencileri 200 ün altına düşmüştü. Nice yapılıp bitirilen imam hatip binaları gasp edilip hükümet konağı veya ilkokul vs. yapılmıştı. Binlerce Kur’an kursu kapatıldı. Dolayısıyla yüzbinlerce hafızlık ve Kur’an kursu öğrencisi eksildi.

Allah (cc) a hamdolsun ki bin yıl sürecek dedikleri meşum süreç on yılda pörsüdü sonra da sona erdi. O karanlık süreçlerin aksine aydınlık günlerin şafakları belirdi. Orta öğrenime Kur’an’ı Kerim ve siyer dersleri konuldu. Kapanan Kur’an kursları ve imam hatiplerin yerine birkaç misli açıldı.

Cami kurslarına gelince, bu yıl 3 000 000 yazıyla üç milyondan fazla memleket evladının bu kuşlara iştirak ettiği açıklandı. Dünün yüz binlerinin yerine bu gün milyonlar… Tabi 28 Şubat karanlığının asıl acısını on yıl kadar sonra daha yoğun hissetmeye başladık ve halen de hissediyoruz. Bu gün uyuşturucu vb. kötü alışkanlıkların küçük yaşlara kadar inmesi o günlerin eseridir. Aynen öyle de bu günün hayırlı çalışmalarının semerelerini de on yıl sonra daha bereketli bir şekilde hissedeceğiz inşallah.

Freelyshout

Ancak şunu da unutmayalım ki bu çalışmaların kesintisiz devam etmesi lazım. Yaz boyu cami ve kursları dolduran yavrularımızın, okullar açıldıktan sonra Kur’an’ı Kerim, tecvid, temel dini bilgiler vb. İslami ilim ve eğitimlerle irtibatları devam etmeli. Böylece hem öğrendiklerini unutmaz, hem de yeni bilgiler örenirler. En az haftada bir iki gün, birkaç saat da olsa çocuklarımızı cami, medrese ve Kur’an kurslarına göndermeliyiz.

Ayrıca babalar abiler olarak namazlarımız mümkün olduğu kadar camide cemaatle kılmalı, yanımızda çocuklarımız da camiye götürerek onların cami ve namazla bağlarını güçlendirmeye devam etmeliyiz. Anneler ve ablalar da kız çocuklarına evlerinde sahip çıkmaya devam etmeli, onların tesettür kılık kıyafet, ahlak terbiyeleri ve öğrendiklerini unutmamaları için haftalık birkaç küçük ders yapabilirler. Kısaca çocuklarımızın Kur’an, namaz, güzel ahlak ve İslami eğitimi kesintisiz devam etmeli. Aksi halde onların da bizim de onlara eğitim veren hocalarının nice emekleri zayi olur.

Sloganımız;

KUR’AN BİLEN HER MüMİN KADIN VE ERKEK öĞRETMELİ BİLMEYEN öĞRENMELİ
Bunun için müsait olan her zemin ve zaman değerlendirilmelidir. Cami, mescid, Kur’an kursu, vakıf, dernek, ev, iş yeri, tarla, bahçe fark etmez. Bizim evimiz müsait değilse komşumuz, akrabamız ve arkadaşımızın evinin bir köşesini fahri Kur’an kursu yapabiliriz. Hatta toplu ulaşım araçlarında bu işi çok güzel yapabiliriz. Beraber yolculuk yaptığımız aynı yöne giden arkadaşlarla çok rahat bir ders yapabiliriz. Nice insanlar çeyrek, yarım, bir saat hatta İstanbul gibi metropollerde bir buçuk iki saatlerini bir yolculukta geçirebilmektedirler. Bir Kur’an dersine on beş dakika yarım saat yeterde artar bile.

Mümkün olduğu kadar erkekler erkeklere, bayanlar da bayanlara ders vermelidir. Ancak ihtiyaç durumunda bir erkek on – on bir yaşındaki kız çocuğuna, bayan da on iki – on üç yaşındaki buluğa ermemiş erkek çocuğuna ders verebilir. Bir, üç, beş, on fark etmez her birimiz Kur’an biliyorsak hemen komşu arkadaş ve akrabalarımıza haber verip kuran öğrenmeye davet edebiliriz. Şayet bilmiyorsak hemen öğreten bir yer tespit edip öğrenmeye başlayalım.

Unutmayalım ki çocuklarımız yarınlarımızdır. Yarınlarımızın aydınlık, huzurlu ve güvenli, ahretimizin de kurtuluş ve saadet olmasını istiyorsak neslimizi hem maddi hem manevi donanımla donatmak zorundayız. Okul, internet, TV vs. kitle iletişim organları, çevre ve etkileyici faktörlerin onları ne denli olumsuz etkilediğini uzun uzun anlatmaya gerek yok sanırım. Geriye bizim şahsi, ailevi gayretlerimiz, STK girişimleri vb. mütevazı çalışmalarla onlar için bir şeyler yapmamız kalıyor.

Evimiz fabrikamız yansa, ticaretimizde iflas etsek, servetimiz deprem, sel vb. bir felaketle yok olsa telafisi var. Arabamız devrilip hurdaya çıksa bir yenisini alabiliriz ama çocuğumuz haktan batıla devrilse, alkol, uyuşturucu veya şirke, müptela olsa geri dönüşü yok dostlar. O zaman ne kadar dizimizi dövsek te fayda vermez. Yoksa siz ben farklıyım benim çocuğum öyle olmaz mı diyenlerdensiniz? Yanılıyorsunuz, hem de çok….

Ayrıca bu konuyu gündemimizde tutalım, birbirimizi teşvik edelim, birbirimizden bu konuda hesap soralım, bu konuyu çetleşmelerimizde, sohbetlerimizde, ziyaretlerimizde hatta telefon görüşmelerimizde gündeme getirelim. Hal hatırdan sonra muhatabınız Kur’an biliyorsa kaç kişiye Kur’an öğretmekte olduğunu, şayet bilmiyorsa öğrenmeye başlayıp başlamadığını soralım ve usulüne uygun bir şekilde bu işi sürekli takip edelim. “Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür” (isra 17/9) “Sizin en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir” (Buhârî, Fezâilü’l–Kur’ân 21, Riyazus salihin H no= 995) “Kuran okuyun çünkü o kıyamet günü kendisine sahip çıkanlara şefaatçı olacaktır.” (Müslim, Müsâfirîn 252. Riyazus salihin H no= 993)

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç