Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kötü Arkadaşlık Felakettir

24.04.2010

Arkadaşlık insanın istese de istemese de ömrünün büyük bir bölümünü yatırdığı bir müessesedir. Zira insan, anne babasıyla eşi ve çocuklarıyla, sair insanlarla, televizyonla, bilgisayarla, kitap-dergi-gazeteyle ve bütün çevreyle arkadaştır. O halde aklıselim insan arkadaşlığını çok dikkatli yapmak zorundadır. Çünkü bu ömür kendisine bir kere verilmiş bir daha verilmeyecek ve bu da ahiretini kazanması için kendisine verilmiş olup her saniyesi çok değerlidir.

Şurası da unutulmamalıdır ki insan ne melek ne de robottur. Melek yaratılışı gereği hiç kötülük bilmez ve hiçbir kötülükten etkilenmez. Robot da kendisine yüklenen program dışında bir şey bilmez. Ama insan canlı bir organizma ve hem meleklik sıfatı olan aklı, hem de hayvanlık sıfatı olan nefsi bünyesinde barındırmaktadır. Dolayısıyla kesinlikle iyiden ve iyiliklerden iyi, kötüden ve kötülüklerden ise kötü etkilenir.

Allah cc şöyle buyurur: O gün zalim kimse, (çaresizlik içinde) ellerini ısırıp şöyle diyecektir: “Ne olurdu ben de peygamberle beraber aynı yolu tutsaydım! Yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim! Andolsun, Kur’an bana geldikten sonra beni ondan o saptırdı. Zaten şeytan insanı yardımcısız bırakıverir.” (Furkan 25-29) “o gün nice dostlar birbirine düşmandır, ancak takva sahipleri hariç” (zuhruf 67)

Freelyshout

 İbni Asakir’in rivayet ettiği bir hadiste Resûlüllah (s.a.v) şöyle buyuruyor: “Aman ha, kötü arkadaştan sakın, zira sen onunla tanınırsın.” Başka bir hadis şöyledir: “kişi arkadaşının dini üzeredir şu halde her biriniz kiminle arkadaşlık yaptığına dikkat etsin”  Bu hadisleri incelediğimizde görürüz ki, “Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim” atasözü, aslında bu hadisin ifade ettiği anlama parmak basmıştır.

 Buhari ve Müslim’in rivayet ettiği şu hadis ise konuyu en güzel şekilde açıklamaktadır: Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurur: “İyi arkadaşla arkadaşlık yapan, misk (güzel koku) satanla arkadaş olan gibidir ki, bu insan ya sana miskinden ikram eder veya sen ondan misk alırsın. Bu da olmazsa en azından güzel kokusu üzerine siner. Kötü arkadaşla arkadaşlık yapan ise, körükçüyle arkadaş olan gibidir ki ya (ateş kıvılcımlarından) elbisesi yanar ya da kötü kokusu üzerine siner.”

Bu benzetme oldukça dikkat çekicidir. Şöyle ki:

İyi arkadaş, sana bir ayet veya bir hadis okumak yahut bir nasihatte bulunmak suretiyle ya da güzel ahlâk ve tavırlarıyla bir şeyler verir. Veya sen ihtiyaç duyduğun konularda ona danışmakla, soru sorup, cevap almakla kendisinden güzellikler alırsın. Yahut beraberliğinden dolayı onun güzel ahlâkı sana siner.

Kötü arkadaş ise her yönüyle zarardır. Örneğin; içkici, hırsız birisiyle otururken, gezerken bir bakarsın polis ekibi veya bazı insanlar çevrenizi sardı, karakolda veya sokakta bol bir dayaktan sonra anladınız ki beraberinizdeki adam, geçmişinde bir hırsızlık yapmış yahut sarhoş iken birisinin namusuna dil uzatmıştır. Dolayısıyla ele geçirildiğinde geçmişte yaptığı fiillerden dolayı hesaba çekilmekte yahut kendisine sürekli şüpheyle bakılmakta ve benzer bir kötülüğün işlenmesi halinde hemen bir ilişkisinin olup olmadığının ortaya çıkarılması için sorguya çekilmektedir. Siz her ne kadar, “Bir şeyden haberim yok, suçsuzum…” deseniz de iş işten geçmiş ve körükçünün kıvılcımı misali kötü arkadaşın kötü ahlâkından bir nebze de sizin üzerinize sıçramıştır.

Yahut birisiyle ortak iş yapmak istediğinizde veya evlenmek için birisine talip olduğunuzda karşı taraf sizi tanımak için mutlaka kimlerle arkadaşlık içinde olduğunuzu soracaktır. İşte böyle bir araştırma sonucu kötülerle arkadaşlık yaptığınızı öğrenirse mutlaka sizi reddedecektir. İşte böyle bir sonuçla karşılaşmanız da körükçü dükkânının kötü kokusu misali kötü arkadaşınızın kötülüğünün üzerinize sinmesidir.

O halde arkadaşlık deyip geçemeyiz. İyi arkadaş hem dünya, hem ahiretimizi huzur ve saadete çevirir. Kötü arkadaş ise dünyamızı rezalet ve sefalete, ahiretimizi ise azap ve işkenceye dönüştürür.

Öyleyse dünya ahiret bize köstek değil, destek olacak arkadaşı nasıl seçmemiz ve hangi vasıflara dikkat etmemiz gerektiğini bilmek zorundayız. Ebubekir Bezzar’ın, İbni Asakir’den rivayet ettiği şu hadis bu konuda bize çok güzel yol göstermektedir: Peygamberimiz’e, “Ya Resulallah! Hangi arkadaş hayırlıdır?” diye soruldu. O da şöyle buyurdu:“Görünümü size Allah’ı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ameliyese ahireti hatırlatan kimsedir.” İşte seçeceğimiz arkadaşta aramamız gereken çok önemli üç özellik. Ancak bu özelliklerin seçeceğiniz arkadaşta olması gerektiği gibi sizde de bulunması zorunludur. Zira unutmayın ki siz de arkadaşınızı olumlu veya olumsuz etkilersiniz. Sübhaneke… Bihamdike… Esteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç