Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kur’an Ekmek Su Gibi İhtiyaçtır 2

12.06.2016

Evet, Kur’an’ı Kerim, her insan için ekmek, su vs gıdalar gibi hayati ihtiyaçtır. Ancak taze fidan konumundaki çocuklarımız için daha da fazla ihtiyaçtır. Bilindiği üzere taze fidanlar, usulüne uygun sulanmazsa, tez zamanda kurur. İşte çocuklarımız da tıpkı bu taze fidanlar misali Kur’an, iman ve İslam’dan yeterince sulanmazlarsa kurur ve heder olurlar.

Kaldı ki fidanlarımız olan çocuklarımızı Kur’an ile İslam ile sulamazsak, sağlıklı sudan mahrum kalmak şöyle dursun, onlar bir yerlerden, birileri tarafından tam tersine zehir hükmündeki başka fikir ve düşüncelerle zaten sulamaktadırlar. Dolayısıyla sadece bu günümüz değil, yarınımız, dünyamız, ahiretimiz olan çocuklarımız çok önemlidir. Şu halde haydi hem çocuğumuza, hem kendimize, hem de çevremize karşı Kur’an görevimizi yerine getirelim.

Evimiz fabrikamız yansa, ticaretimizde iflas etsek, servetimiz deprem, sel vb bir felaketle yok olsa telafisi var. Arabamız devrilip hurdaya çıksa bir yenisini alabiliriz ama çocuğumuz haktan batıla devrilse, alkol, uyuşturucu veya dinsizliğe müptela olsa geri dönüşü yok dostlar. O zaman ne kadar dizimizi dövsek te fayda vermez. Yoksa siz ben farklıyım benim çocuğum öyle olmaz mı diyenlerdensiniz? Yanılıyorsunuz, hem de çok…

Freelyshout

Ayrıca bu konuyu gündemimizde tutalım, birbirimizi teşvik edelim, birbirimizden bu konuda hesap soralım, bu konuyu çetleşmelerimizde! sohbetlerimizde, ziyaretlerimizde hatta telefon görüşmelerimizde gündeme getirelim. Hal hatırdan sonra muhatabınız Kur’an biliyorsa kaç kişiye Kur’an öğretmekte olduğunu, şayet bilmiyorsa öğrenmeye başlayıp başlamadığını soralım ve usulüne uygun bir şekilde bu işi sürekli takip edelim.

Allah (cc) şöyle buyurur:
“Gerçekten bu Kur’an en doğru olan yola götürür” (isra 17/9)
“Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur’an) geldi.” (Yunus 10/57)
• “Şüphesiz, Allah’ın kitabını okuyanlar, namazı kılanlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden, gizlice ve açıktan Allah yolunda harcayanlar, asla zarar etmeyecek bir ticaret umabilirler.” (Fatır 35/29)

Resulullah (s.a.v) şöyle buyurur:
“Sizin en hayırlınız kuranı öğrenen ve öğretendir” (Buhârî, Fezâilü’l–Kur’an 21, Riyazus salihin H no= 995)
• “Kuran okuyun çünkü o kıyamet günü kendisine sahip çıkanlara şefaatçi olacaktır.” (Müslim, Müsâfirîn 252. Riyazus salihin H no= 993)

• “Kıyamet günü Kur’an ve onunla amel eden ehli getirilir. Bakara ve ali İmran sureleri öne çıkarak onun savunmasını yaparlar.” (Müslim, Müsâfirîn 253, Riyazus salihin H no= 994)
• Okumada mahir olup ta kuran okuyan Allah (c.c) ın seçkin melekleriyle beraberdir. Acemi olup ta kekeleyerek okuyana ise iki misli sevap vardır.” (Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’an 16)
• “Kur’an’dan bir harf okuyana on sevap vardır. Dikkat edin elif lam mim bir harftir demiyorum elif bir harf lam bir harf mim bir harftir.” (Tirmizî, Fezâilü’l–Kur’ân 16, Riyazus salihin H no= 1001)

İnsanlar bu geçici dünyada mahkemeye düştüklerinde ceza almamak için avukat vs için her türlü masraf ve çabadan kaçınmıyorlar. Hâlbuki mahkemeyi Kübra’daki mahkûmiyet çok daha şiddetli ve ebedidir. Oradaki kazançta kayıpta çift kat olup bu dünyadakiyle kıyası mümkün değildir. Zira cenneti kazanmak cehennemden de kurtulmak demek, cehennemlik olmak ise cenneti de kaybetmek demektir. İşte bu zorlu günün zor mahkemesinde Kur’an’ın bize avukatlık yapması kurtuluşu garantilemek demektir. Ama birde bizim savcılığımızı yaparsa işte o zaman işimiz çok zor. Kur’an’ın ne avukatlığı ne de savcılığı reddedilir.

Düşünün ki mahşer yerindesiniz… Servet, makam, şan şöhret, amca, dayı hiçbir şeyin fayda vermediği, heyecan ve korkudan insanların anne-baba, ehlu iyalden kaçtığı, diz, gövde, gırtlak veya alt dudağına kadar ter deryası içinde kaldığı günde, Kur’an sizi şöyle savunuyor; “Allah’ım! akranlarının para pul, şan şöhret, moda, müzik, futbol vs. ma-la ya’nilerle / boş işlerle ömür tükettiği zaman, şu kulun beni öğrenme, okuma, anlama, yaşama, öğretme, anlatma ve yaşatmak için gereğini yaptı, bu kulunu affet Allah (c.c) ım. Takdir edersiniz ki Kur’an bu avukatlığı, para-pul veya hatır gönül karşılığı değil, sadece onun hukukuna riayet etme karşılığımda yapmaktadır. Bunun için yegâne fırsatımız şu anki ömrümüzdür. Bu fırsat kaçarsa bir daha gelmeyecektir. O halde bu fırsatı nefsimiz, evlatlarımız, arkadaş, akraba ve komşularımız için yeterince değerlendirelim.
Sloganımızı tekrar edelim.
Kur’an bilen her kadın ve erkek öğretmeli, bilmeyen öğrenmeli. Bunun için müsait olan tüm zaman ve zeminler değerlendirilmeli. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç