Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Kutlu Çarpıtmalara Dikkat

25.11.2018
Kutlu Çarpıtmalara Dikkat

Son bir hafta içinde iki kutlu doğum konferansım oldu. İlki Şanlıurfa/ Siverek’te, diğeri Batman / Sason’da… Her ikisinde de tam bir peygamber aşkı ve Muhammedi sevda vardı. Salonlar hınca hınç dolu… Daha da önemlisi programın sonuna kadar hemen hemen hiç kimse ayrılmadı. Resulullah (sav) ve onun davasını, başta Ashabı Kiram (Rıdvanullahi aleyhim ecmain) olmak üzere tüm davasının davacılarını da nesillere, insanlığa öğretmek için yarışan tüm cemiyet ve cemaatlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Özellikle böylesi programların icrasında terleyen tüm emekçilere de şükranlarımı sunuyorum. Rabbim cümlemizi Resulullah (sav) ve ashabının şefaatlerine nail eyleyerek, cennette onlara komşu eylesin. Amin…

Bu konuda çok yazılar yazılmaktadır, yazılmalıdır da. Fakirin de mevlit kandili ve kutlu doğum haftası münasebetiyle değişik yazıları olmuştu… Ancak bu konunun istismarı veya bazı çarpıtmaları paylaşmam gerekiyor.

Birincisi: Resulullah (sav) ve davasının, onun ve ashabının bu dava uğrunda çektikleri çileler, katlandıkları zorluklara yeterince değinilmemesi… Dolayısıyla ümmetin evlatlarının İslam uğrunda gerektiğinde bedel ödeme ruh ve şuurundan uzaklaştırılması. Mücadeleci ciddi ve sadık nesillere yerine teslimiyetçi, uysal hatta sürü gibi güdülebilen kalabalıklar haline getirilmesi… Elbette bunun farkında olan istisnalar var ve onlara takdir ve şükranlar…

Freelyshout

İkincisi: Resulullah (sav) ın hep rahmet yönüne vurgu yapılarak, tek yönlü anlatılması… Evet, Resulullah (sav) rahmet peygamberidir. Ancak bir o kadar izzetin de peygamberidir.

Bilindiği üzere son yıllarda bu çarpıtma o kadar yoğun işleniyor ki, birçok insan Resûlullah (sav) ın, düşmanları da dâhil hiç kimseye asla beddua etmediğine inanmaktadırlar. Hâlbuki muteber hadis kitaplarını ve Resûlullah (sav) ın siyerini incelediğinizde onun yüzlerce beddualarına rastlarsınız.

Evet, Resûlullah (sav) ın, kendi şahsı için kimseye ağır bir söz ve davranışı olmamıştır. Ancak İslam’a ve İslam’ın Kutsi değerlerine bir kasıt olduğunda gazabından Ashabı Kiram (Rıdvanullahi aleyhim) ın, Resûlullah (sav) ın huzuruna çıkmaya dahi cesaret edemediği, yüzüne bakamadığı analar olmuştur. Sadece iki örnek;

  1. Hendek savaşında çarpışma öylesine şiddetli devam ediyordu ki, Resulullah (sav) Efendimiz, o günün öğle, ikindi ve akşam namazlarını bile vaktinde kılma imkân ve fırsatını bulamadı. Zâtına eziyet ve hakaret edenlere bile beddua etmeyen Kâinatın Efendisi, namazlarını kazaya bıraktırdıklarından dolayı, onlara, “Onlar nasıl, güneş batıncaya kadar uğraştırıp, bizi namazımızdan alıkoydularsa, Allah da onların evlerine, karınlarına ve kabirlerine ateş doldursun!” diyerek beddua etti; daha sonra, o günün öğle, ikindi ve akşam namazlarını ashabıyla birlikte kaza etti. (ibni Sa’d, Tabakat, c. 2, s. 68; Tirmizî, Sünen, c. 1, s. 337.)
  2. Değişik kabilelerden müşrikler Resulullah (sav) a gelerek, kabilelerine İslam’ı öğretecek öğretmen istediler. Resulullah (sav) hafız sahabelerden 72 seçkin sahabeyi onlarla gönderdi. Onlar bu sahabeleri haince bir suikastla şehit ettiler. Peygamber Efendimiz, bunu duyduğunda son derece üzüldü. Duyduğu derin üzüntü, Peygamber Efendimizi, bu cahillikte bulunanlara beddua etmeye kadar götürdü. Haber aldığı gecenin sabah namazında birinci rekâttan sonra ikinci rekâtın rükûundan doğrulunca şu bedduada bulundu:

“Allah’ım!.. Mudar Kabilelerini kahreyle! “Allah’ım!.. Onların yıllarını Yusuf Peygamber’in kıtlık yılları gibi çetin yap, başlarına dar getir… “Allah’ım!.. Lihyan Oğullarını, Adal, Kare, Zi’b, Rı’l, Zekvan ve Usayya Kabilelerini Sana havale ediyorum. Zîra, onlar, Allah’a ve Resulüne karşı geldiler…” (İbni Sa’d, A.g.e., c. 2, s. 53.)

Peygamberimiz, bu bedduasına bir ay boyunca her vakit namazından sonra devam etti. Sahabeyi Kiram da “Âmin.” dediler. (Ebû Davûd, Sünen, c. 2, s. 68.) Fahri Kâinat’in bu duası kabul olundu. Kısa bir müddet sonra adı geçen bölgede kıtlık kuraklık başladı, yağışlar kesildi, sular çekildi, her taraf yanıp kavruldu. Ayrıca herhangi bir arama motoruna bir tıkla, Resulullah (sav) ın onlarca bedduasına örnekler bulabilirsiniz.

İnsan farklı fıtratlarda yaratılmıştır; kimi müjdelemeden, kimi azarlamadan/korkutmadan anlar. Hatta bu farklılık nice aynı anne babanın öz çocuklarında mevcuttur. Bu sebepledir ki Allah (cc) Kur’anı Kerim de ne kadar cenneten bahsetmişse, hemen yanında bir o kadar da cehennemden bahseder. Peygamberleri de genelde “Beşir/müjdeleyici ve Nezir/sakındırıcı-korkutucu” olarak vasfeder… Allah (cc) mı daha iyi bilir, hâşâ aciz kullara mı? Resulullah (sav) a Al ve Ashabına sonsuz salat ve selam olsun… Bu vb çarpıtmalara dikkat ederek Resulullah (sav) ı sadace anmak değil, anlamak, yaşamak ve anlatıp yaşatmak için çırpınanlara selam olsun…Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç