Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Medyabazların Gürültüsü Neden 2

17.02.2017

İslam âlemi bir asırdır gizli aşikâr sürgit bir savaşın içindedir. Dolayısıyla İslam diyarındaki savaşların öyle 1. 2. 3. Dünya savaşı diye kategorize edilmesi mümkün olmadığı gibi, savaşların iki üç savaşla sınırlandırılması da mümkün değildir.

Bu savaşın sıcak olanı. Ama birde soğuk savaş var ki, çok daha geniş alanları kapsıyor. Aslında sıcak savaşın da soğuk savaşın da çok geniş ve farklı yönleri var. Ancak bunların detayları farkı konulardır.

  1. Sanal savaş, TV Net sosyal medya vs…
  2. İbahiye/Şehvet ve şöhret silahlarıyla yapılan savaş. Moda, müzik vs. hazlar…
  3. Bölüp parçalama yoluyla yapılan savaş. Sağ-sol, alevi-Sünni, Sii-selfi, Türk-Kürt-Arap vs…
  4. Dine karşı din savaşı. Ilımlı İslam, post modern İslam, light İslam, muharref İslam…
  5. Tahrifat savaşı. Reformizm, Kur’an yeterciler, sünnet düşmanları, hürafacılar…

Bu başlıların her biri de ayrı ayrı nice makalelere konu olacak kadar geniştir. Nitekim daha önce “Dine karşı din” “soğuk savaş” vb. başlıklarla birçok yazılarımız olmuştu. Dolayısıyla biz sadece soğuk savaşın da medyabaz neferlerle yapılan kısmı üzerinde duracağız. Bu beş başlıktan son ikisi özellikle bizim konumuzla ilgili…

Freelyshout

Öncelikle bu medyabaz hocalar piyasa çıktıklarından beri yaptıklarına bakınız. Bir kurs, medrese, cami veya benzeri bir ilim yuvasında ümmetin evlatlarını sıfırdan alıp, onların öğretim ve eğitimleriyle meşgul olmazlar… İstikrarlı bir davet, eğitim ve tebliğ programları da yoktur. Aksine önceden doğru veya yanlış, kimi cemaat veya cemiyetler tarafından bir şekilde eğitim almış, hizmetine devam eden gençlerin kafalarını karıştırmak, zihinlerini bulandırmak için uğraşırlar. Tuzaklarına düşürdükleri iyi niyetli ama toy insanları zamanla adına indirilmiş dedikleri, ancak aslında kendi heva ve heveslerinden kaynaklı uydurma ve muharref bir dine ikna etmeye çalışırlar.

Öncelikli hedefleri, mümkünse onları kendi muharref dinlerine taraftar yapmaktır. Değilse onları serseri mayınlara dönüştürüp, ona buna çatan, kimseyi beğenmeyen, aslında kendisin de nerede durduğu belli olmayan, kof kalabalıklar yetiştirmektir. Nitekim son zamanlarda kendisini cemaatler üstü gören, bir cemaat bünyesinde istikrarlı bir şekilde hizmet üretenleri köle, kendilerini de özgür kabul eden, ama aslında nefis ve hevasının kulu kölesi olmuş, mebzul miktarda kalabalıklar türedi.

Bu medyabazlar, asırlar önce misyonerler, müsteşrikler/oryantalistler vb. İslam düşmanları tarafından gündeme getirilen kimi ihtilaflı konuları bayat pilav misali ısıtıp yeniden gündeme getiriyorlar. Hâlbuki aynı konular tarihin seyri içerisinde defalarca gündeme getirilmiş. İslam âlimleri tarafından cevapları verilmiş, çürütülmüş, taraftarı kalmamış, tarihin çöplüğüne atılmıştır.

Ancak üzerinden birkaç kuşak geçtikten sonra bu çürütülmüş görüş veya fikirler, tekrar gündeme getirilmiş, yepyeni, orijinal ve farklı bir görüş gibi yeniden piyasaya sürülmüştür. Özellikle şöhret hastalığı olan kimi figürler bu konuda biçilmiş kaftandırlar. Ne yazık ki insan denen meçhul varlık içinde böylelerini bulmak zor olmamaktadır.

Böylelerinin başta şöhret olmak üzere değişik zaafları vardır. Dikkat ederseniz böylesi kimselerin, derinlikli bir ilimi donanımları ve irfandan pek nasipleri yoktur. Meşhur olmak nasıl mümkünse ona yoğunlaşırlar. Köşede kıyıdaki ilginç ve mümkün olduğunca tartışmalı konuları gündeme getirirler. Mümkün olduğunca muhalif olurlar. Farklı ve hatta herkesin üstünde görünmek için kalu killeri sahih görüşlere tercih ederler.

Meşhur fıkrayı bilirsiniz. Bedevi zemzem kuyusuna bevleder. Toplanıp çıkışan kalabalık: Allah’ın belası niye bunu yaptın diye sorunca, cevap tam da medyabazları hatırları cinstendir. “İnsanlar benden bahsetsinler diye yaptım” işte bu erdem ve kişilik fukarası, reformist, tahrifçi ve de çağdaş bedevilerin tutumları da aynı böyle. Yeter ki insanlar onlardan bahsetsin. Rahmetle mi, lanetle mi bahsettikleri önemli değil…

Gelişen nice olaylara bakaraktan bunların kendi başına olmadıklarını söylemek mümkündür. İslam veya ümmet adına çalıştıklarını söylemek çok zor… Zira gelinen noktada yaptıkları İslam ve ümmete değil, İslam ve ümmet düşmanlarının işine yaramaktadır. Bunların aniden büyümeleri ve bunları kullanan üst aklın, medyanın devasa gücünü bunların hizmetine sunması da bu şüpheleri takviye etmektedir. Devam edeceğiz inşallah. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç