Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

“Medya”ların Gücü Adına!

24.02.2016

Medya eskiden dördüncü kuvvet olarak kabul edilirdi. Ama son yıllardaki teknolojik gelişmeler, medyayı çoktan açık ara farkla birinci kuvvet yapmıştır. Tüm algı operasyonları, entrikalar, alicambaz oyunları, tahrifat, tahribat çok sinsi ama çok hızlı bir şekilde medya üzerinden yapılmaktadır. Darbelere zemin hazırlamalar, siyasetçi ve lider pazarlamalar, hükümetler hatta devletler yıkıp yapmalar öncelikle medya gücüyle yapılmaktadır. Soğuk savaşın lokomotif gücü medyadır.

Ekonomik, sosyal, siyasal, askeri kısaca her çeşit savaş ve rekabetlerin öncü gücü medyadır. Dolayısıyla herhangi bir sahada güçlenmek isteyenlerin, öncelikle medyada güçlü olmaya çalıştıklarını görürsünüz. Bu gün nice küresel hasım, uluslararası medya gücüne sahiptir. Son yıllarda Müslümanlar her ne kadar medya konusuna yönelmeye başladıysa da, hala düşmanlarına kıyasla emekleme devresindedirler. Bu konuların her biri kitaplara sığmayacak kadar geniş ve önemlidir.

Dolayısıyla işin farkında olan hükema, ümera, ulema, cemiyet, cemaat, vakıf, dernek ve diğer ilgili çevrelerin; bilişim ve medyanın gücünü asla göz ardı etmemeleri gerekir. Düşman, en güçlü olan bu soğuk savaş silahıyla hem değerlerimizi yok ediyor hem de bundan akıl almaz servetler devşiriyor. Başka bir tabirle biz medya büyüsünün kuşatmasıyla adeta kendi paramızla neslimizi zehirliyoruz. Zehir benzetmesi anlaşılması içindir. Yoksa normal zehir bedenimizi ve dolayısıyla dünyamızı imha eder. Ama soğuk savaş silahlarının zehri nesillerimizin imanını, dolayısıyla ebedi olan ahiretlerini hedeflemektedir.

Freelyshout

Kaleyi içten fethetmek diye bir tabir vardır. “Kültürel yozlaşma” veya “kültür emperyalizmi” bunun en kestirme yoludur. Yıllarca sıcak savaş yoluyla İslam ümmetini alt edemeyenler, soğuk savaş yöntemine geçeli epey mesafe aldılar. Çok değil kırk elli yıl öncesiyle kıyasladığımızda yer yer bizim biz olmaktan çıktığımızı hemen fark edersiniz. İşte batıl cephenin bu denli başarı (!) elde etmesinde en büyük araç kesinlikle medyadır.

Medyanın sadece sosyal olanıyla ilgili küçük bir istatistik özeti paylaşalım. Bunun içinde TV ve radyo kanalları, gazete ve dergiler yok. Hepsini beraber düşündüğünüz zaman ne denli devasa bir güç olduğu ortada.

2015 verilerine göre Dünyada sosyal medya kullanımı

Toplam nüfus: 7,21 milyar (Kentleşme %53)

Aktif internet kullanıcıları: 3,01 milyar.

Aktif mobil internet kullanıcıları: 1,52 milyar

Aktif sosyal medya hesapları: 2,08 milyar

Mobil hatlar: 3,65 milyar

Mobilde aktif sosyal hesaplar: 1,69 milyar

Türkiye’de

Toplam nüfus: 76,7 milyon (Kentleşme %72)

Aktif internet kullanıcıları: 37,7 milyon (ortak kullananlar eklense bu sayı epey artar)

Aktif mobil internet kullanıcıları: 31,7 milyon

Aktif sosyal medya hesapları: 40 milyon

Mobil hatlar: 69,6 milyon (Bebekler hariç nüfusun tamamı)

Mobilde aktif sosyal hesaplar: 32 milyon

Maalesef Müslümanlar olarak bu sahada emekleme devresinde sayılırız. Yerlisi yabancısıyla batıl cephenin elindeki bu güç en az % 90 şer için kullanılmaktadır. Bunun neticesinde toplum olarak ne hale geldiğimizi hep beraber ibretle ve dehşetle gözlüyoruz. Fert, aile, toplum olarak biz biz olmaktan çıktık. Nereye bu gidiş…

Medya gücü üzerimize üzerimize devasa bir çığ gibi gelirken, bundan kaçmanın çaresi yok. Tek yol, bu devasa güçte bir an önce yerimizi alarak güçlenmek ve batılın silahına misliyle karşılık vermek. Zira bu silah öyle bir silah ki ancak misliyle karşılık vermekle mukavemet edilebilir. Aksi halde yarın çok geç olabilir.

Yani biz Müslümanların, mektep medrese, cami tekke, vakıf dernek kadar hatta daha fazla medya gücüne yönelmemiz lazım. Sosyal medya, TV, Radyo, gazete, dergi, kitap vs. tabi bunu hala birçok yaşlı ve orta yaşlı Müslüman camiaya anlatmak kolay değil. Ama bu bir geçek ve biz bu gerçekten kaçamayız.

Eskiden “bir okul açan bir hapishane kapatır” derlerdi. Ama şimdi neredeyse her okulun yanına bir hapishane kurma ihtiyacı oluştu. Bu da medya gücünün nesillerimizi ifsat etmesi sonucudur. Yeni neslin sosyal medya başta olmak üzere bu devasa gücün ne kadar mahkûmu olduğu malum… Dolayısıyla şimdilerde İslami medyada ne kadar güçlenirsek o kadar suç oranları düşer ve devasa süslü camilerimiz de dolar inşallah.

Nükleer silahlara, kıtalar arası füzelere karşı; kama, kılıç, değnekle karşı koyma imkânı olmadığı gibi, bizim şu anki halimizle batılın elindeki devasa medya gücüne karşı şu anki halimizle karşı koymamız mümkün görünmüyor. Dolayısıyla çare, medyanın her çeşidinde güçlenmektir. Allah (cc) yar ve yardımcımız olsun. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç