Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Münafıklık Akide Olunca… 2

28.02.2015

Ümmet baharı ve sonrasında gelişen olaylar, körfez emirlerinin kalleşliklerinin yanı sıra Şia’nın da akidesi gereği ne denli ümmet düşmanları olduklarını ortaya koydu. Doğulu batılı, faşist komünist, dinli dinsiz ayırmaksınız her türden ve her renkten kâfirlerle ümmete karşı nasılda işbirliği yaptıklarını ortaya koydu. Aradaki fark, körfez emirleri menfaat ve saltanatları için tüm bu kahpelikleri yapıyorlar. Şia’ysa çıkarın yanında bir de akidesi icabı bunu yapmaktadır. Bir önceki yazımızda şia’nın, münafıklığı akide edindiğinin delillerini paylaşmıştık.

               Tehlikelerinin büyüklüğüne binaen Allah (cc) münafıklar konusunda Müminleri birçok ayeti kerimede çok yoğun bir şekilde uyarmıştır. İşte uyarılardan bazılar:

“(Ey Muhammed!) Münafıklar sana geldiklerinde, “Senin, elbette Allah’ın peygamberi olduğuna şahitlik ederiz” derler. Allah senin, elbette kendisinin peygamberi olduğunu biliyor. (Fakat) Allah, o münafıkların hiç şüphesiz yalancılar olduklarına elbette şahitlik eder. Yeminlerini kalkan yaptılar da insanları Allah’ın yolundan çevirdiler. Gerçekten onların yaptıkları şey ne kötüdür! Bu, onların önce iman edip sonra inkâr etmeleri, bu yüzden de kalplerine mühür vurulması sebebiyledir. Artık onlar anlamazlar.

Freelyshout

               Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar! O münafıklara, “Gelin, Allah’ın Resûlü sizin için bağışlama dilesin” denildiği zaman başlarını çevirirler ve sen onların büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez. (Münafikun 63/1-6)

Bu ayetlerden alınacak çok dersler var ancak biz konumuzla ilgili olan bazını şöyle özetleyebiliriz.

  1. Hitap ve dolayısıyla uyarı, Resulullah (sav) şahsında kıyamete kadar gelecek tüm müminler, tüm ümmet içindir.
  2. Münafıklar uzak kalmazlar. Sizden görünmek için yakınınızda bulunur, yanınıza sık sık gelir, tamamen sizden olduklarını hissettirmeye çalışırlar. Nitekim Şia bunu tarih boyu yaptığı ve takiyyeyi akide edindiğinden, bu konuda tam ustalaşmıştır. Yarım asırdır, teknolojinin de gücünden istifadeyle çok daha büyük imkanlara sahip olmuştur.
  3. Yanınıza geldiklerinde, iman ettiklerini söylerler. En yüksek perdeden İslami ve imani sloganları haykırırlar. Ümmetin altını oyarlar ama ümmetçilik sloganlarını dillerine pelesenk yaparlar. ABD, İsrail vs. kâfirlerle en derin ve ne stratejik anlaşma ve işbirliklerini devam ettirirken, ekranlarda onlara karşı en ağır hakaret içeren demeç ve beyanatları da yanı anda verirler.
  4. Kalıp ve görünüşleri tam birer ümmet fedailerini andırır. Sarıkları, cübbeleri, sakalları, çarşafları vs. ama hakikatte onlar elbise giydirilmiş kütükler gibidirler. Görüntüleri sizi aldatmasın sakın.
  5. Onları dinlediğiniz hayran kalır ve onların mazlumların hamileri ve ümmetin kurtarıcıları gibi görürsünüz. Ümmetin altını oymak, ümmetin mazlumlarına katliam yapmak için kurdukları örgütlerine dahi en çarpıcı ve dikkat çekici lakapları takarlar. “HİZBULLAH” “CUNDULLAH” “ENSARULLAH” “KUDÜS ORDUSU” “MEHDİ ORDUSU” “ÜMMET FEDAİLERİ” “MUTAD’AFUN” “TEVHİD” “VAHDET” vs.

Şia kırk yıla yakındır habere “Ümmetin birliği beraberliği” “Kudüs ve Mescidi Akasa’nın özgürleştirilmesi” “büyük şeytan Amerika” Amerika’nın” gayri meşru çocuğu İsrail” vb. ne karar dikkat çekici slogan varsa, hepsini bol keseden kullanmaya hep devam etti ve hala devam ediyor. Evet, hem ümmete en büyük ihanet ve kalleşliği yapıyor hem de ümmetçilik şarkılarını en yüksek sesle seslendirmeye devam ediyor. Nitekim Humeyni devriminin ilk yıllarında dünyanın her tarafından ümmetin milyonlarca evladını bu şekilde aldattı, Ümmet ve sahabe düşmanı yaptılar.

  • Aldatmalarını tam yapmak ve ümmetin evlatlarını ağlarına düşürmek için gerektiğinde yemin makyajını da en rahat şekilde kullanırlar. Çünkü münafıklık onlar için ibadettir. Ümmetin genç nesillerini ağlarına düşürmek için Şia’nın çok etkin bir silahı da MUT’A nikâhıdır. (aylık, haftalık, günlük hatta birkaç saatlik nikâhlar.) Özellikle bizim ülke gibi laik ve bir evlilikten fazlasına müsaade etmeyen yerlerde bu silah çok daha etkindir.
  • Onlar gerçekte iman etmemiş sadece reel politik icabı iman etmiş gibi görünürler. Şia da tarih boyu fars ırkçılığını İslam’ın hep önünde ve üstünde tutmuştur.
  • Onların bu münafıkça davranışları çok çirkin ve ağır bir vebaldir.
  • Elbette Allah (cc) onların sinsilik ve aldatma girişimlerini bilmektedir. Vakti gelince, bu alemde de gerçek alemde onların belalarını verecektir.
  • Ümmetin her gelişmesini kendi aleyhlerine sanırlar. Mısır, Tunus, Libya, Yemen devrimleri ve Suriye’de olan bitenler onları çok korkutur. Bu sebeple de tüm bu devrileri sonuçsuz bırakmak için her kahpeliğe başvururlar. Afganistan’da yarım asra yakındır devam eden savaşta, ümmetin başarısızlığı için ellerinden geleni yaptılar. Hama katliamı ve şu an ümmet diyarında devam eden tüm katliamlarda onların payı vardır.
  • Onlar düşmandır. Ancak gizli ve sinsi düşmandırlar. Dolayısıyla açık düşmandan çok daha tehlikelidirler. Onlara karşı dikkatli ve sürekli tetikte olmalı.
  • Onlar imandan ve istiğfardan yüz çevirirler. Sureta çok yakın görünseler de, hakikatte Ümmete karşı hep mesafelidirler. Ümmet aleyhinde her tür desise, komplo, hile ve planlara açıktırlar.
  • Onların hidayeti de çok zordur. Bizzat peygambere karşı münafıkça davranabilme cesareti gösteren eski münafıklarla bu asrın münafıkları arasında fark yoktur. Zira münafıklık karakter bozukluğudur, iflah olmaz. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç