Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Şia Dolmuşuna Binenler! Rotanız Yanlış

10.02.2016

Önce geçen bir önceki yazımızdan bir iki paragrafı hatırlayalım. “Irkçılık, bölücülük ve daha birçok illetlere bulaşmış olanlara karşı ümmet birliğinin gereğini bilen, bölen değil birleştiren Kürt unsurlarının desteklenmesi birçok açıdan önemli… Suriye mazlum halklarının özgürlüklerine kavuşması… Terör unsurlarının Şia damarından desteklerinin kesilmesi… Yarım kalan ümmet baharının yeniden yeşerip çiçek açması ve meyve vermesi… Ve daha nice konular… Umarım yetkililer ve bu konuyla ilgili olanlar bu tarihi fırsatın farkındadırlar…

İşin garip tarafı, bu gün en çok “ümmet birliği” sloganı atan ve kardeşlik edebiyatı yapan Şia, tarihteki bölücü rolünü yeniden oynuyor. Birleştirmeden en çok bahseden Şia’nın, tarih boyu ümmet içinde bir fitne çıbanı olması ne garip…”

Dahada garibi ise, bizim mahallede bir zamanlar bölücü unsurlarla kanlı bıçaklı olan ve özellikle PKKeyle savaşında onlarca baba evladını feda eden bazı çevrelerin hala Şia dolmuşunda yolculuğa devam etmeleridir.

Freelyshout

Bu işte bir terslik yok mu?.. Şia doğru rotadaysa Şia’nın desteklediği bölücü unsurlarla neden savaşılsın. Yok eğer PKK ve onun yandaşları olan Marksist, Leninist, Zerdüşt, ezidi ve daha bilmem nemenem unsurlar yanlışsa –ki öyledir- o halde bu unsurları destekleyen Şia’nın dolmuşunda yolculuk neden?.. neden bu ısrar?..

Diyelim ki bu dolmuşa binildiğinde Şia’nın ümmet için bölen unsur olduğu net değildi. Nitekim Şia takiyye konusunda çok ustadır. Ancak Suriye’de olan bitenler, yeterince açık değil mi? Şia’nın, ümmetçi bir ruhla Suriye’deki mazlumların yanında duran Türkiye’ye karışı PKK kartını pervasızca kullanması yeterince açık değil mi? (Şia’nın akidevi bozuklukları… Sahabeyi pervasızca tekfir etmeleri… Aişe (ra) annemize ifk iftirasını reva görmeleri… Kur’anı Kerim in tahrif edildiğini iddia etmeleri vb. cürümleri de cabası.)

Yıllardır Kerbela edebiyatıyla, “İslam kardeşliği” “ümmet birliği” ve sözde ABD karşıtlığı görüntüsüyle nice gençlerimizi aldatan Şia, Suriye’deki onca Kerbela facialarına neden destek veriyor? Şia ırakta ABD eyle işbirliği yapmadı mı ve bu işbirliği ittifak halen devam etmiyor mu? Aslında asıl stratejik ortaklık ve işbirliği, ABD eyle Şia arasında devam ediyor. Son ırak seçimlerinde aslında İran’a karşı olan ırak ittifakı seçimi kazanmıştı. Ancak ABD vd. batılı güçler allem ettiler kullem ettiler başkanlığı Nuri Maliki’ye verdiler.

Şia’yla batılı güçler arasında Afganistan’da da aynı kirli ittifaklar, ta ilk Rus Afgan savaşından beri var ve halen de devam ediyor. İşte bir gariplik daha; Şia Irak’ta ABDve diğer batılılarla, Suriye’de ise tam karşı blok olan Rusya, Çin ve kuzey Kore’yle sarmaş dolaş… Çok yüzlülük Şia’nın genlerinde var. Bu da takiyye geleneğinden gelmektedir. Bunu anlıyorum da Şia’nın bunca zikzaklar, zıtlıklar, ihanetler, hıyanetler ve ikiyüzlülüklerini görmeyen veya görmek istemeyenleri anlayamıyorum.

Şimdi gelelim Şia’nın neden terör örgütünü desteklediğine… bu da çok yönlü bir denklem… Kendilerinin “direniş zinciri” dedikleri şii hilalini korumak işin bir yanı… Gulat da olsa dindaşları olan Nusayrileri koruyup kollamak bir başka yanı… Asıl önemlisi ise ümmet bloğunda yer alan Türkiye’ye haddini bildirmek… Zira ümmet baharı sonuca ulaşırda sonra yaz gelip dallar meyveye durduğunda, yandı gülüm keten helva! O zaman Şia ve stratejik ortakları olan sağcı solcu tüm batılı unsurlar için hayat daha zor olacak. Artık eskisi gibi rahatlıkla işgal, soykırım ve sömürülerini devam ettiremeyecekler. Bu sebeple tüm batılıların ümmet içindeki bölücü çıban olan Şia’ya ihtiyaçları var. Şia’nında şimdilik bölücü unsur olan PKK ve benzeri odaklara ihtiyacı var.

Şia Kürt halkının özgürlüğü edebiyatını yapan PKK yı bir de şunun için destekliyor. Şia’nınKürtlere tarihi bir kini var. Çünkü Kürtlerin dedelerinden olan Selahaddin Eyyubi (rh.a) haçlıların o zamanki stratejik işbirlikçisi olan Fatımi devletini yıkmakla Şia’ya tarihi bir ders vermiş ve darbe vurmuştu.

Aslında Şia’nın planı, bizdeki Ergenekon unsurlarının Kürtleri bir birlerine kırdırmasıyla çok benzeşiyor. Derin devletin planının temelinde daha çok menfaat vb. kirli ilişkiler var. Ancak Şia’nın Kürtlere olan hıncı daha köklü ve derin. Şia’da da aynı kirli ilişkiler var. Ama asıl önemli olan Selahaddin Eyyubilerle ve onların torunlarıyla hesaplaşmak. Aynı şeyi Türkler içinde söylemek mümkün…Çünkü tarihte Şia’ya haddini bildiren Türk hükümdarlar birden de fazla.

Sonuç itibariyle bizim mahalleden Şia dolmuşuna binenlerin, tüm bu gerçekleri yeniden değerlendirmesi gerek. Aksi halde ümmetin ayağa kalkıp izzetini kavuşması ve tarihi rolüne yeniden dönmesi yolunda gizli aşikâr sinsice çalışan Şia’nın vebaline ortak olurlar.Önyargılar ve iyi niyet de bu vebalden kurtaramaz ve huzuru ilahide mazeret olarak kabul edilmez. Önyargı hastası bir adama sorarlar: “yaşın kaç?” 35 der. 8-10 yıl sonra tekrar sorarlar, yine 35 der. Yahu sekiz on yıldır hala otuz beş mi? Diye sorulunca da: “yani kalkıp sözümüzü mü yiyelim, 35 dedikse 35 dir.” Diye cevap verir. Önyargılarla yanlışta ısrar edenlerin hali de aynen böyle. Belki de böylelerine “yanlıştan dönmek erdem değilmi?” diye sorulsa elbette evet diyeceklerdir. Ama korkarım ki onların önyargıları başkalarını önyargıda görme derecesine varmıştır. Ne diyelim Mevla cümlemize feraset ve basiret ihsan eylesin. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç