Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Stratejik Ortak Değil Sinsi Düşman

18.09.2016

Daha önceleri mükerreren zalimlerin sinsi planlarını ve kalleşliklerini paylaşmıştım. Her yeni bir işgal ve katliam ve talan girişimlerinde yine gavurla dostluk olamayacağını ifade eder dururuz. Gerçi İslam âleminin katliamsız bir yılını, ayını hatta gününü hatırlamıyorum. Üçü bitmeden beşi başlar… İşte Afganistan, Keşmir, Filistin, Irak, Sudan derken, buna Suriye, mısır, Libya, Somali ve birçok Afrika ülkeleri de eklendi.

          Evet, biz kendimizi biliyoruz bileli İslam âleminde işgal, sömürü ve katliam hiç durmadı. Kan, gözyaşı ve feryadu-figan hiç dinmedi. Neden? Biz kendimizi biliyoruz bileli İslam âleminden hiç bir ülke herhangi bir batı ülkesine saldırmadı, onların ise hiç saldırıları durmadı. Neden? Türkiye vb. nice İslam beldelerinde onlarca yıldır terör adıyla devam eden adı konulmamış kirli savaşların mimarı, finansörü, senaristi ve bilmem nesi hep aynı zalimler değimli?

          Şu hakikat bir kere daha gün gibi ortaya çıkmıştır; “El kufru milletin vâhideh/küfür tek millettir.” Bakmayın siz bunların yüzlerce kanalın muhabirleri tarafından uzatılan mikrofonlara, insan hakları! Demeçleri vermelerine, hak-hukuk! Nutukları atmalarına…

Freelyshout

           Yok, bunların birbirinden farkları… Çünkü bunlar kâfir ve fikir babaları da genelde siyon-haçlı ittifakıdır. İnsanlıktan anlamaz bunlar… Sadece güçten anlarlar… Hak falan bilmez bunlar… Sadece kendi çıkar ve menfaatlerini bilirler… Bunlar öyle stratejik ortak! Falanda olmazlar olsa olsa stratejik ve sinsi düşman olurlar… Avrupa birliğine girmek falan da bu bağlamda değerlendirilmelidir…

           Evet, nice zamandır, “içerdeki münafık denizinden dışarıdaki yılana sarılmak” kabilinden AB nin kapısında nöbet tutuyoruz. Ama artık yetmedi mi? bunların hiçbir zaman stratejik ortak falan olamayacaklarını, olsa olsa sinsi düşman olacaklarını anlamak için daha kaç kez ters köşeye yatırılacağız. Artık AB ABD NATO BM IMF vb. prangalardan kurtulmak vaktidir. Çok önceden rahmetli Erbakan’ın bahsettiği; “İslam birliği” “İslam ordusu” “İslam dinarı” “İslam ortak pazarı” vb. kendimize ait yerli ve özgün yapılanmalara neden gitmiyoruz.

          Yoksa siz; “Çinliler komünist, batılılar Mümin, en azından Allah (cc) a inanıyorlar” falan mı diyorsunuz? O zaman en basit tabirle siz safsınız. Sonu “izim” le biten; sosyalizm, kominizim, faşizm, kapitalizm, liberalizm vb. fikir akımlarını ve sistemleri dünyanın başına saranlar yine aynı kâfirler değil mi? şu an kendi içimizden devşirdikleri evlatlarımızdan, devlet gücüne sahip örgütleri üretenler kimler? Gereğinde bu örgütleri hem birbirleriyle, hem de bizimle savaştıranlar kimler?

          Zalimler asla iflah olmazlar ve kaybetmeye mahkûmdurlar. Bunu bilmek için kâhin olmak gerekmez. Zira tarih çöplüğü zalimlerle doludur. Ama onların helakini Mevla ne zaman ve kimin eliyle takdir etmiş, vakti geldiğinde yaşayanlar görecektir.

  • Nemrut İbrahim (as) e karşı kaybetti.
  • Firavun Musa (as) ya karşı kaybetti.
  • Ebrehe ebabillere karşı kaybetti.
  • Müşrikler Resulullah (sav) a karşı kaybettiler.
  • Nuh, Lut, Hud, Salih (as) vb. nice peygamberlerin kavimleri kaybettiler.


         Firavun, Nemrut, şeddat vb. zalimler, bu günkü zalimlerden kat kat daha güçlü ve daha gaddar idiler. Ama hepsi de ilahi kudret karşısında bir hiç oldular. Onların torunları olan zalimcikler ne ki?
Biraz daha yakına gelelim;
• Rusya Afganistan’a karşı kaybetmedi mi?
• Sırplar Bosna’da, Kosova’da, Arnavutluk’ta kaybetmediler mi?
• İsrail Hamasa karşı hem de defalarca kaybetmedi mi?
• Aslında İngiltere, AB ve ABD de Irakta kaybetti. İnşallah Afganistan’da, Suriye’de ve kurduğu tüm terör örgütleriyle bizim ülkemizde ve daha birçok yerde kaybedecektir.         Kur’an’ı kerim sadece örnek olarak helak edilen nice kavimleri anlatır… Neden? Bunların bazen deniz, bazen tufan, bazen ateş, bazen fırtına, bazen taş yağmuru, bazen ebabil kuşları, bazen sivrisinekler, bazen gözle görülemeyecek kadar küçük mikroplar, bazen sadece bir sesle helak ediklerini anlatır. Neden?
Yani;
• Allah (cc) görünmez, bilinmez nice orduları vardır.
• Bu ordular her an tetikte, hazır kıta beklemektedirler.
• Hiçbir güç Allah (cc) ın ordularına karşı duramaz.
• Bu orduların harekete geçmemeleri birçok hikmete binaen Allah (cc) ın emriyledir. Allah (cc) imhal eder/mühlet verir ama ihmal etmez.
• Mazlumların Allah (cc) ın yardımını hak etmeleri için onunla bağlarını sağlamlaştırmaları gerekir. “Ey iman edenler! Eğer siz Allah’ın dinine yardım ederseniz, Allah (cc) da size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar.” (Muhammed 7/47) “Eğer size Allah (cc) yardım ederse, size galip gelecek (bir güç) yoktur. Ya o sizi yalnız bırakırsa ondan sonra size kim yardım edecek?” (Ali İmran 3/160) Allah (cc) ın yardımını hak ettiğimiz an iş bitmiştir. Selam… Dua…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç