Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Topyekün Savaş

21.08.2018

Evvelki gece Gaziantep’imizde yaşanan menfur bir bombalı saldırı daha yaşandı. Yazının yazılması itibariyle 50 kişinin üzerinde vefat, 90 civarında da yaralılar vardı. Ne yazık ki bu yaralıların büyük bir kısmı da ağır yaralılar olup yoğun bakımlık idiler. Yani nereden bakarsak 150 Ocağa ateş düşürdüler hainler. Dost, akrabalarla berber hesap edildiğinde yüzlerce aile, bu ateşin yangınını şu an yüreklerinde yaşıyorlar.

            Bu kahpe saldırının iki kardeşin çocukları için bir yuva kurmak üzere adım attıkları, en mutlu günlerinde, bir düğün anında yaşanmış olması da başka bir dram… Gerçi tüm terör saldırıları nice böyle dramlar barındırıyor. 40 yıldır milletçe yaşadığımız her bir terör saldırısı nice yaralar açtı yüreklerde… Kaldı ki İslam âleminin büyük bir kısmında günü birlik böylesi kalleş ve kahpe saldırılar yaşanmaktadır.

Düşman, eskisi gibi mertçe ve kendi ordularıyla gelmiyor, bizim içimizden devşirdikleri, cahil, ahmak, rezil bir takım devşirmelerden oluşturduğu çetelerle saldırıyor. Hem iki tarafa silah satıp kazancına kazanç katıyor. Hem sıfır riskle İslam ümmetine ciddi darbeler vuruyor. Bizi birbirimize düşürüyor, öldürtüyor, gücümüzü dağıtıyor, bizi zaafa uğratıyor ve sonuçta sömürgeleştiriyor.

Freelyshout

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Halklar da büyük oranda uyanmaya başladı. İslam ülkelerinde İdarecilerin büyük çoğunluğu batılı efendilerinin emrinde olsa da halklar çok farklı düşünüyor. Bunu Arap baharında net olarak gördüler. İşte halkları ve ülkeleri tam terbiye etmek, onların direniş damarlarını tamamen yok etmek düşüncesindeler.

Üstüne üstlük bir de 15 Temmuz yenilgisi tattılar. 15 Temmuz destanı düşmana ağır geldi. Yıllardır neredeyse böylesine bir yenilgi yaşamamışlardı. Hep onların dediği oluyordu. İstediklerini getiriyor, istediklerini götürüyorlardı… İstediklerini indiriyor, istediklerini kaldırıyorlardı… İstediklerini yaşatıyor, istediklerini öldürüyorlardı…

            Sadece son bir yüz yılda 150 civarında darbe yaptılar. Bazılarında kısmi sorunlar yaşasalar da hepsinde de başarılı oldular. Ama Allah (cc) a hamdolsun ki Mevla’m ilk defa yine bu yiğitler otağı vatanda onlara acı veren bir yenilgi yaşattı. Onların alışmadıkları ve hiç beklemedikleri bir yenilgi…

            İşte kudurmaları bundandır. Kendilerinin müstemlekesi, bir asırdır, tüm İslam âlemini tamamen teslim almak için üzerinden hesap yaptıkları… Dinlerini dahi dönüştürmeye çalıştıkları, bu konuda epeyi de mesafe aldıkları… Bunun için ülkenin kılcal damarlarına kadar sirayet ettikleri halde, nasıl olur da böylesi bir hezimet yaşanırdı…

Bunu mideleri kaldırmıyor. Bu sebeple de var olan tüm güçleriyle saldırmaya devam ediyorlar. Görünen o ki devam da edecekler. Çünkü dünya yeni tarihi bir dönemeçten geçiyor. Batılılar için sömürge ve talanlarını devam ettirerek ve saltanatlarını koruma savaşı… İslam ümmeti içinse ayağa kalkıp özgürlüğe kavuşma veya sömürülme ve sürünmeye devam etme…

Dolayısıyla 15 Temmuz depreminin artçı sarsıntıları devam edecektir. Düşman boş durmayacaktır. Bizim düşünmemize dahi fırsat vermemeye çalışacaklar. Kendi yaptıkları darbeye darbe demelerini beklemek saflık olur. Ama suçlarını kapatmak, perdelemek ve bizim konuyu enine boyuna sorgulamamıza da fırsat vermemeleri gerekiyor. Bu sebeple daha acı darbelere şimdiden hazır olalım. Evet, maalesef düşman çok daha beteri için hummalı çalışmalar içindedir. Ya son kaleyi teslim alacak, ya da topyekûn kaybetme moduna mecbur kalacak.

Sadece Gaziantep de değil, Diyarbakır, Mardin, Elazığ, Van vs. memleketlerimizde yaşanan bu menfur saldırılar, aslında üst aklın yıllardır sinsice, kalleşçe ve kahpece yapmakta olduğu savaşın dışa vurumudur. Yani haçlı Siyonist ittifakı bizimle olan savaşa hep devam ediyordu. Ancak uzun yıllar bu gizli kapaklı ve farklı isimler altında devam etti. Ama artı yama deliği kapatmıyor.

Şimdi tüm bu olanları çok yönlü değerlendirmek, yeni ve keskin kararlar almak vaktidir. Stratejik ortaklık değil, stratejik düşmanlık var… Yüzümüzü batıdan kendimize, ümmeti İslam’a dönmek vaktidir. Ümmet birliğine odaklanmak vaktidir. Sadece biz değil kan ağlayan tüm ümmet bu beklenti içindedir. Ve onların topyekûn savaşlarına karşı, topyekûn birlik ve beraberlikle cevap vermek vaktidir. Birlik beraberliğin önünde durabilecek bir güç yoktur. Birliğimiz, Allah (cc) ın özel nusretini de celbedeceğinden, düşmanın kazanma şansı yoktur. Kardeşlik ölmez, ümmet yıkılmaz… Ümitsizlik yok… Karamsarlık yok… Allah (cc) var gam yok… Allahu Ekber ve lilleehil hamd. Hasbunellahu ve ni’mel vekiiil… Gaziantep vd. yerlerde yaşanan terör olaylarında vefat edenlere Allah (cc) rahmet, yaralılara acil ve hayırlı şifalar, yakınlarına ve tüm halklarımıza sabır ve metanet diliyorum.

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç