Muhammed Özkılınç – Eğitimci ve Yazar

Vurun Baharcılara 3

19.09.2014

Bu seri yazımızın ilkinde ümmet kıyamının aleyhinde propaganda yapanları, üç kısma ayırmıştık. Bunlara bir dördüncüsünü de ekleyebiliriz. O da bizim mahalleden olup, Şia’dan etkilenenler, Şia dolmuşuna binenler veya Şia’nın karalama kampanyasından etkilenenler. Şia’nın arkasında üç buçuk devlet (İran Irak, Suriye, Lübnan) ve epeyce de petrodolar zenginleri var. Bu güçle şuan onlarca TV kanalından birçok dilde sahabe, ehlisünnet ve ümmet kıyamı aleyhinde propaganda yapıyor. Gariptir ki, onlar 365 gün 24 saat kesintisiz bu iftira kampanyalarına devam ediyorlar, kimseden pek ses yok. Bizse sadece bu kampanyalara dikkat çekerek, ümmetin evlatlarını uyarmaya çalışıyoruz. Ancak Şia değil de, biz fitne çıkarmakla itham ediliyoruz.

“Şia’dan etkilenenler” huysuz tavuk misalini hatırlatıyorlar. Huysuz tavuklar, yemi sahibinin evinden yer, yumurtayı ise başka birilerinin evlerine yumurtlarlar. Bu çevreler İslam’a dair, davet ve tebliğe dair ne biliyorlarsa, bunun en az yüzde doksanını ihvan kitaplarından almışlardır. Çünkü piyasadan ihvan kitaplarını kaldırırsanız geriye davet fıkhına dair çok az şey kalır. Türkiye’de de dünyada da durum aynıdır. Yıllardır, “ah bir kıyam olsa da, ümmet kölelikten kurtulsa” diye söylenip duran niceleri neden şimdi ümmetin kıyamına şaşı bakmaktadırlar?

Daha önce bahsettiğimiz üç gurubun, ümmetin kıyamına karşı çırpınışları net anlaşılmaktadır. Çünkü bu onlar için bir nevi ölüm kalım savaşı gibi bir şey… Bunlar; doğulusu batılısıyla tek millet olan küfür cephesi… Batının valileri gibi çalışan diktatör düzenler… Başta İran, Irak, Suriye ve Lübnan Hizbullah’ı olmak üzere, tüm Şii fırkalardır. Ancak bizim mahalleden olup, yıllardır; “İslami bir kıyam” özleminden bahsedenlerin, “ümmet kıyamına” böyle pervasızca saldırmaları anlaşılır değil…

Freelyshout

Takriben yirmi beş yıl önceydi. 18-20 yaşlarında bir delikanlı endişeli bir halde gelerek: “hocam bir şey soracağım ama nasıl sorsam” gibi mukaddimelerle girişten sonra: “hocam sizin Amerikancı, rabıtacı olduğunuzu söylüyorlar. Bu doğru mu?” diye sormuştu… Ben onun sorusuna şu sorularla cevap vermiştim… “Sen ABD yi nasıl bilirsin?” “emperyalist, İslam’a, mazlumlara ama özellikle İslam ümmetine düşman, insanları birbirine düşürerek her iki tarafa da silah satan, gasıp, işgalci, katliamcı vs… “sair batılı ülkeleri nasıl bilirsin?” bu soruma da benzeri bir cevap verdi. “İsrail’i nasıl bilirsin?” buna daha ağır ifadelerle cevap verdikten sonra, son soruyu söyle sormuştum. Tüm bunları nereden ve kimden öğrendin? “hocam senden, senin ders ve sohbetlerinden öğrendim.” Diye cevap verince şöyle noktalamıştım. “yahu benim gibi Amerikancıya, rabıtacıya can kurban…” ben nasıl bir Amerikancıymışım ki sana, ABD vs. İslam düşmanlarını böylesine açık ve detaylıca öğretmişim?

Şia’dan ve ümmet kıyamından ödü kopan İslam düşmanlarının propagandalarından etkilenen çevrelerin durumu aynen bahsettiğimiz gencin durumunu andırıyor. Zira şia ve işbirlikçileri ellerindeki tüm imkânlarla sağlam ehlisünnet düşüncesindeki her kesi ve her kesimi aynı yaftalarla karalamaktadırlar. “at çamuru tutmasa da izi kalır” mantığı… El insaf… Suriye’de olan biten gerçeklere böylesine takla attırarak anlamak ve anlatmak üç maymunun da ötesinde bir şey…

Bunlar öyle komik gerekçeler ileri sürüyorlar ki Şia misali suçüstü oluyorlar. Gerekçelerinden biri de; şöyle; bundan tam oyuz yıl önce bir İngiliz gazetesi: “Bir zaman gelecek İhvanı Müslimin, orta doğuda küçük İslam devletçikleri kuracak.” Demiş. Demek ki bu küçük kıyamların planı yıllar öncesinden batıda yapılmış… pöh… Nede olsa onlarca yıl öncesinden plan yapmayı ancak batılılar başarabilir. Biz de sade onların planlarının figüranlığını yapabiliriz…

Şimdi elimizi vicdanımıza koyalım ve insafla düşünelim. Başta şehit İmam Hasan el Benna’nın risaleleri olmak üzere ihvan âlimlerinin eserlerine ilk bakışta en az 80 yıl önce tespit ediliş olan yedi aşamalı bir hedef görürsünüz:

  1. Müslüman fert.
  2. Müslüman aile.
  3. Müslüman toplum.
  4. Müslüman hükümet.
  5. Müslüman hükümetler.
  6. İslam hilafeti.
  7. Müslüman dünya.

Şimdi görüyoruz ki: Şehit İmam Hasan el Benna, 30 değil en az 80 yıl önce bu hedefleri belirlemiş ve beraberindeki fedakâr, cefakâr, yiğit insanlarla ve sabırla bu yol haritasının kilometre taşlarını döşemeye devam etmiş. Batılılar ta o günden bunun farkına vararak o mübarek insanı şehit etmişler. Arkasından nice şehadetler, sürgünler, işkenceler ve zindanlara rağmen, aynı istikamette devam edilmiş. Derken bu güne gelinmiş ve bir ilam baharıyla ümmetin kıyamı gerçekleşmiş. Buradan anlaşılıyor ki, bizim mahalleli hasetçiler, ihvan kitaplarını İngiliz gazetecileri kadar bile okumuyorlar. Okusalar da üzüm yemek için değil, bekçi dövmek için okuyorlar. Sübhaneke… Bihamdike… Vesteğfiruke…

Muhammed Özkılınç

YouTube
BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

© Muhammed Özkılınç